0.1 -"Aynı Bana Benziyorsun"

15 4 0
                                        

Şalının iğnesini vurduktan sonra, aynada kendine bir göz attı. Daha sonra salona bıraktığı valizi zar zor bir biçimde sürükleyerek komodinin üzerindeki anahtarı aldı. Minik sırt çantasını taktıktan sonra kapıyı kilitledi ve yurttan çıktı. Merdivenlerden zorlukla aşağı indiğinde, son bir kez yurda baktı, yurdun hemen dibinde olan okuluna baktı ve ana yola doğru yürüdü.

Bir taksi çevirdi. Valizini şoföre verdikten sonra taksiye bindi.

"Where are we going?"

"Airport"

Daha sonra telefonunu eline aldı ve rehberinde "Canımın İçi" yazan tuşu tıkladı. Biraz bekledi ve o tanıdık sesi duyunca yüzünde bir tebessüm belirdi.

"Alo kızım?"

"Annem"

"Nasılsın kızım, ne yapıyorsun?"

"İyiyim anne Allah'a şükür. Ders çalışıyorum, sen napıyorsun?"

"Bende iyiyim kızım, evi temizliyorum"

"Kolay gelsin canım, Betül napıyor?"

"Betül de iyi işte ablası, dershaneye gitti"

"Hm iyi"

"Kızım artık bir gelsen mi, bizde seni çok özledik"

Defne'nin dudaklarında hafif bir tebessüm belirdi ve konuştu.

"Bu aralar derslerim çok yoğun annem, boş zamanımda mutlaka geleceğim"

"Aah ah, ben sana burda oku dedim, ille de Londra'ya gideceğim. Ne var şurada İstanbul'da okusan? Üniversite mi bitti kızım?!"

"Annecim biliyorsun üniversiteyi ne kadar iyi okursam o kadar daha iyi bir doktor olurum"

"Neyse kızım, en azından 2 senen kaldı"

"Hayırlısı"

"Hayırlı demişken, kızım hani benim bir arkadaşım vardı Hanife, hatırladın mı?"

"Çıkaramadım"

"Hani sen küçükken hergün bize gelirdi, sana çikolata şeker alırdı. Hatta bir gün sarı saçlı bir bez bebek getirmişti"

"Haa hatırladım"

"Hah kızım. Geçen gün onlara  çaya gittim.   Onun oğlu, Ferit, avukat olmuş. Çokta terbiyeli bir çocuk"

"Sümüklü Ferit mi, hani minnoş olan"

"Kızım o minnoş büyümüş, boy atmış. 1.87 olmuş. Valla geçen gün Hanife teyzengile gittim, aman bir yakışıklı bir terbiyeli"

"He anne he. Geldiğim zaman konuşuruz. Neyse benim dersim var, öpüyorum seni"

"Tamam kendine iyi bak kızım, seni seviyorum"

"Bende seni"

Telefonu kapattı ve yolu izlemeye başladı. Annesini düşündü, yıllarca  dükkanında çalışmış, ekmeğini kazanmıştı. Kendi işinin patronu olmasına rağmen, kızıyla çok ilgilenmişti. Defne'nin çocukluğu da orada geçmişti zaten. Ah birde her konuyu evliliğe getirmeseydi..

Sonra aklına kardeşi Betül geldi. O babasını hayal meyal hatırlıyordu ama Betül hiç görmemişti. Belki de bu yüzden içine kapanık bir çocuk olarak yetişmişti.

Bu düşünceler içinde havaalanına vardılar. Parayı ödeyip çantasını ve valizini alarak içeri girdi. Sıraya geçti ve beklemeye başladı. Nihayet sıra ona geldiğinde görevli ile uçağa bineceği alana geldi. Valizini verdi ve uçağa bindi.

AYNAWhere stories live. Discover now