Yasemin Hanım şirkette çalışıyordu. Patronu olan Halit Bey, Yasemin Hanım'ı işine düşkünlüğünden dolayı dinine olan bağlılığından ötürü onu hep tebrik eder. Yasemin Hanım Allaha olan aşkı hergün çok daha fazla artardı. Şirkete çalışan tek kapalı kadın, Yasemin Hanım'dı. Halit Bey'in Yasemin Hanım'ı almasının sebebi onun dinine bağlı olduğunu dış görünüşünden anlamasıydı. Yasemin Hanım işini severek yapan kadındı. Hergün şükür eder allaha. Halit Bey, Yasemin Hanım'a karşı bir şeyler hisseder. Ama Yasemin Hanım'ın bunu reddetmesinden çok korkar. Yasemin Hanım ise bunu anlar. İşten çıkmak istediğini söyler. Halit Bey nedenini sorar lakin Yasemin hanım nedenini söylemek istemez. Halit Bey anlayışla karşılar. Halit Bey, Yasemin Hanım'ın işten çıkmasına çok üzülür. İşe geri dönmesi için Allah'a dua eder.Bunu her gece yapar. Bunu her gece yaparken oda allaha aşık olur. 5 vakit namazını kılar, Zekatını, sadakasını verir. Hac ibadetini yapmaya karar verir. Şirketi ise en çok güvendiği bir arkadaşına emanet eder. Günde En fazla 3 saat uyur.Namazını kılar, çok kuran okur. Sadakalarını ve zekatlarını ise arkadaşından az bir para alarak verir. Muharrem, Şaban ve Ramazan aylarında orucunu hep tutar. Ramazan ayında iftardan sonra bir sohbete katılır. Orada Allah'a aşık olmasına vesile olan Yasemin Hanım'da orada olur ve Yasemin Hanım'a teşekkür eder. Yasemin Hanım teşekküre anlam verememiştir ve nedenini sorar. Halit Bey şöyle anlatır" Yasemin hanım siz şirketten çıktıktan sonra ben Allah aşkını buldum ve bu aşk içimde çok daha fazla büyüyor. Buna vesile olduğunuz için teşekkür ettim. Ben, şimdi söyleyeceğim şeyden ötürü özür dilerim. Ama inanın ki ben bugünü çok bekledim. İblis bazen benim sabah ezanına uyanmamı engelliyor. Beni sabah namazına siz kaldırabilir misiniz? " der. Yasemin Hanım çok şaşırır ve anlam veremez. Halit Bey'den zaman vermesini rica eder. Yasemin günlerce, haftalarca düşünür. "Eğer hayırlısı buysa" diye düşünür. Rabbine dua eder. Hayırlısıysa bu olsun diye. İki hafta sonra Halit Bey'e sabah namazına birbirlerinin uyandırmayı kabul ettiğini bildirir. Halit Bey bundan çok hoşnut olur. Haber verdikten iki gün sonra Halit, annesi ve babasıyla Yasemini istemeye giderler. Yaseminin babası "Oğlunuz namazı kaç dakikada kılar, size karşı davranışları nasıl?" diye iki soru sorar. Halit in babası" Oğlum 'un bize davranışı gayet iyi ve biz ondan çok razıyız rabbim de ondan razı olsun. Namaz kılma süresini birgün merak edip tutum ve en az 15 dakika" diye yanıt verdi. Annesi Yasemin' e sorar. Kabullenecek mi, isteyecek mi diye. Yasemin diğer görücülerine hep hayır yanıtını vermişti. Lakin bunda başını öne eğdi. Annesi istediğini anladı. Yasemin'i, Halit'e verdiler. İkisi de birbirlerini sadece namazlarını unutmamak için mesaj atar yada ararlardı. Dini nikah kıyıldı, söz yapıldı, nişan oldu, kına gecesi zurnalı, defli olmadı dinimize uygun bulmuyorlardı. Düğünü ise kadın, erkek ayrı olmalarını istiyorlardı. Yasemin'in ailesi bundan çok hoşnut oldular. Lakin Halit' in ailesi ve akrabaları buna çok karşı geldiler. Halit "Eğer ben öldüğümde, benimle mezara girip benim yerime hesap verecekseniz ben onaylarım" der ve herkes susar. Düğün kadın ve erkekler ayrı olarak vaazı, sohpetli bir düğün olur. Yasemin eşi Halit Bey den çok memnundur. Eşini sıkboğaz etmez, onu yormaz. Eşi Halit Bey bu durumdan çok memnundu. Halit Bey eve giderken eli boş gitmez, eşini mutlu etmek için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırdı. Her akşam Kuran-i Kerim'in mealini okurlar. Halit Bey anlamadığı bazı yerleri eşi Yasemin'e sorar. Yasemin anlaşılır bir şekilde cevap verir. İki eşte birbirlerinden çok razılardır. Yaseminde son bir iki haftada bir gariplik olduğunu sezer. Halit ne olduğunu eşine sorar. Eşi bilmediğini söyler. Eşiyle beraber hastaneye giderler. Doktor Yasemin Hanım'ın Sara hastalığına yakalandığını söyler. Halit Bey eşini kaybetmemek için elinden gelen herşeyi yapar. Yasemin aynı zamanda hamile olduğunu öğrenir. Halit bebeği aldırmanın doğru bir şey olduğunu düşünür ve eşine söyler. Yasemin aldırmak istemediğini söyler. Halit, Yasemin'i kırmaz. Yasemin, bebeği her karnına vuruşta ağlar. Ama bebeği çok ister. Yasemin artık ayağa kalkamaz hale gelir. Doğum sancıları başlar. Yasemin daha kötü olur. Halit eşini böyle görünce hep yıkılır. Yasemin 'in gördüğü tedavi yetersiz kalır. Bebek doğar. Lakin bebeğin doğmasıyla Yasemin vefat eder. Halit hıçkıra hıçkıra ağlar. Lakin ağlamakla bir şey elde edilemeyeceğini anlar. Halit çocuğun ismini Emir verir. Çünkü eşi hep Emir koymak istediğini söylerdi. Emir'i hep bisküvili sütle besler. Halit akrabalarından, annesinden, uzak bir şehirde yaşadıkları için kimseye bırakamıyor. Emir annesinin kokusunu merak ederek büyür.Emir geceleri kalkmayan bir çocuktu ve babası bundan çok mutlu olurdu . Emir yavaş yavaş büyüyor. Annesini daha çok merak eder, babasına her defasında sorardı. Babası ne diyeceğini bilemez halde göz yaşlarında boğulur. Emir babasının ağlamasına bir türlü anlam veremez. Emir büyür okul çağına gelir. Emir çok çekingen, esmer, zeki ve mavi gözlü bir çocuktu. Emir okulun ilk günü babasının elini bırakamaz. Elini sımsıkı tutar. Okula girme zili çaldığında Emir içeri girmesinin gerektiğini anladı. Ama babasının elini bir türlü bırakamıyordu. Babası Emir'i öperek onu gelip alacağına dair söz verdi. Emir de babasını öperek içeri girdi. Öğretmeni kadındı. Öğretmeninin adı Ebru idi. Ebru öğretmen uzun boylu, zarif ve güzel bir öğretmendi, öğrencileri çok severdi. Ebru öğretmen sırayla öğrencileriyle tanışıyordu. Sıra Emir'e geldi" Adım Emir yedi yaşındayım." der. Emir öğretmenini çok sever. Kanı öğretmenine çok kaynar. Öğretmeni Emir'i çok sever. Ama bunu öğrencilerine belli etmek istemez çünkü öğrencilerinin ayrımcılık yaptığını düşünmesini istemez. Emir bir hafta boyunca okula sürekli düzenli olarak gider. Arkadaşlarını hep anneleriyle geldiğini görün e her teneffüs ağlar. Ebru öğretmen bunu fark eder. Emir'e nede ağladığını sorar. Emir şöyle açıklar."Ben annemi çok merak ediyorum. Onun kokusunu duymadım ve yüzünü hiç görmedim. "der. Ebru öğretmen duygulanır ve ona sarılıp içeri girmesi gerektiğini söyler. Ebru öğretmen Emir'le daha yakından ilgilenir, her teneffüste onunla dışarı çıkar, hatta beraber kantine inip yemek yerler. Emir, Ebru öğretmene çok daha fazla yakınlaşır. Emir, Ebru öğretmenle birlikte geçirdiği birinci dönemin sonuna gelir. Karneler dağıtılır. Ebru öğretmen okullarının sömestr tatili olmasına rağmen onu asla yalnız bırakmaz. Emir, babasına annesinin kokusunun neye benzediğini sorar.Babası ise annesinin kokusu üzerinde olduğunu söyler. Emir babasının bu cümlesine bir türlü anlam veremez. Onbeş günün sonunda Emir hep annesinin kokusunun peşinden koşar ama bulamaz. Annesini bir kez olsun rüyasında görmek için her gece ağlayarak dua eder ve uyur. İlk okul çağını bitirip orta okul çağına geldiğinde yavaş yavaş büluğ çağına girer ve anne özlemi hep daha artar annesinin olmaması hayatında hep bir eksiklik yaratır. Daha çok ağlar hayatının büyük bir kısmını hep ağlayarak geçirir, anne özlemiyle bir kez ona sarılma hasretiyle, onun yüzünü rüyasında görmeyi .
Emir babasına annesinin en çok sevdiği şeyin ne olduğunu sorar. Babası Yasemin'in kuran okuması daha sonra okuduğu cüzün mealine bakmayı çok sevdiğini söyler. Emir babasından onu Kurani kerim kursuna yazdırmasını ister. Babası yarın gidip kaybedeceğini söyler. Emir sabırsızlık içinde sabah olması için dua eder. Uyur ve sabah erken kalkar. Babasıyla beraber kahvaltı yaptıktan sonra Kuran'ı kerim kursuna yazılmak için yola çıkarlar. Emir'in kalbi hızlı bir şekilde atar ve sonunda kursa gelerek Emir'i kursa kaydeder. Emir hemen bugün başlamak istediğini söyledi. Hocası ve babası buna izin verdi. Emir kurana geçmek için çok hevesliydi. Dualarını hızlı ezberlerdi. Cüzün 15 günde bitirip kurana geçti. Hocasına namaz kılmayı öğrenmek istediğini söyledi. Hocası bir hafta boyunca yalnız Emir'e namaz kılmak için hiç dışarı çıkmıyordu. Emir namazı da öğrendikten sonra hergün 5 vakti asla kaçırmaz, ve her beş vakitten sonra bir cüz kuran okurdu. Babası Yasemin'le evlendiği ilk gün kendisi ve Yasemin için Hac'a yazılmıştı. Hac ibadeti Yasemin'i nasip olmayıp. Emir'e nasip olmuştu. Babası çok sevindi. Eşiyle gitmeyi çok daha fazla isterdi gitmeyi lakin oğluna nasip oldu. Bu müjdeli haberi Emir'e verir. Emir çok heyecanlanır. O gün hiç uyuyamaz. Babası bi sonraki gün hemen pasaport işlemlerini tamamlar. Bavullarını hazırlar. Bi sonraki gün gitmek için hazırladılar. Emir'in kalbi hızlı atar. Mübarek topraklara vardılar. Emir'i ve babası heyecandan ağladılar Emir heralde masrafını, şeytan taşlamayı severek yapar. Emir namaz saatlerini sabırsızlıkla bekliyordu. Çünkü orda namaz kılmayı çok severdi. Emir bir gün sabah namazına kalkar. Abdestini alır ve sabah namazını bekler. Beklerken kuran okumayı istiyordu ve bir cüzden sonra sabah ezanı okur. Emir sabah namazını kılarken son rekatta secdeye gider. Artık hiç kıpırdamaz. Babası da abdest alır. Emir in kalmasını bekler. Ama Emir in namazda hareketsiz olduğunu görür ve içine kuşku düşer Emire dokunurken Emir'in orda vefat ettiğini görür.Halit üzüntüsünden ne yapacağını bilemez. Bir hafta sonra üzüntüsünden dolayı oda hacta kalp krizi geçirerek ölür.
YOU ARE READING
Allah Aşkını Bulma
Short StoryAnnesinin kokusunu arayan küçük bir çocuk ve onu rüyasında görmek için dua eden bir yürek
