Hızlı hızlı ilerlerken arkamda duyduğum sesle irkildim. Yaklaşık yarım saattir yürüyorum ve adım sesleri 27 saniye önce başlamıştı.
Bu tarz şeylerden korkardım. Annem küçükken geceleri dışarı çıkmamamı söylerdi. Tabii ki dinlemezdim ama dinlemem gerektiğini şu anda anladım.
Adım sesleri çok yaklaştı, soluğum hızlandı. Kalbim resmen beynimde atıyordu. Cesaretimi toplayıp arkama döndüm ve ...
Sanırım öldüm, ama nefes alıyorum o zaman rüyadayım,kendimi çimdikledim ama rüya da değildi ölmediğime göre...
Gerçek olması imkansız ama sanırım gerçekti. Şoktan donmuştum kolumun çekiştirilmesiyle kendime geldim. Tam çığlığı basacakken kırmızı gözler koca elleriyle ağzımı kapattı , gözlerim ağırlaşmaya başladı ve kapandı ...
...uyandığımda her yer karanlıktı. Herşeyi teker teker hatırlamaya başladım. Şuan bir vampirin evinde kapkaranlık bir odada sandalyeye bağlanmış bir şekilde duran Ekin.
Gözyaşlarım benden izinsiz akmaya başladı. Kapı pat diye açıldığında yerimden sıçradım. Işık yandı ve kırmızı gözler. Ağzım bağlıydı ki konuşacak gücü kendimde bulamamıştım. Bana doğru yaklaşıyordu, geri gitmek isterken duvara çarptım. Sonra kapının oradaki masaya yöneldi tepsi ve içinde yemeek.
Ama benim yemek yiyecek halim yoktu. Bileklerim acımaya başladı. Gözyaşlarım hızlandı. Gözlerine bir daha baktım , hissiz bir çift kırmızı göz. Tepsiyi önüme itip ürkütücü bir sesle konuştu
" ellerini ve ağzını çözücem , sakın birşey yapma " .
Neden bu kadar korkak davranıyordum. Arkama geçip sandalyeyi itip ellerimi çözdü. Bileklerim mosmordu. Ovmaya başladım. Sonra ağzımdaki bantı çekti . ufak bir çığlık attım. Hiçbirşey yapmadı. Kapının önüne geçipbeklemeye başladı sanırım yemeği yememi bekliyordu. Bileklerimi bile zor avarken hatta kaldıramazken nasıl yemek yiyecektim ki ? Durumumu anlamış olacak ki önüme geldi ve kaşığı pilava daldırıp ağzıma tıktı. Yarısını üstüme döktü. Aldırmadan yedirmeye devam etti. Tepsideki pilavın yarısı üstüme dökülmüştü. Ben bile kendime şaşırırken o malum soruyu sordum
" neden buradayım ? "
Kendime birkez daha şaşırdım benim sesim nasıl bu kadar yüksek ve güçlü çıktı...
Sanırım bana kızdı ki haklıydı. Gözlerinde sadece kızrmızı yoktu aynı zamanda alev de vardı. Tepsiyi alıp burnundan soluyarak ışığı bir hışımla kapatıp gitti...
Çok basit bir soruydu aslında.
Bir dakika. Elllerim bağlı değil.
