17 yaşında olan Usagi o gün başına geleceklerden habersiz bir şekilde eve geliyordu belki o günden sonra hayatı hiçbir zaman aynı olmayacaktı.
(Eski zamanın animesi olan sailor moon dan esinlenilmiştir.)
"Usagi!" Biri benim adımı tekrarlıyordu ama kim olduğunu ve neden çağırdığını çözemeyecek kadar uykuyu seviyordum. Sonra tekrar aynı ses bu sefer geç kaldığımı söylüyordu. Bi dakka. Kahretsin! Bu annemdi ve bana okula geç kaldığımı söylüyordu. Hemen yataktan fırladım ve her zamanki sakarlığım tutarak yere yapıştım. Tanrım! Bu kadar sakar olmak zorunda mıyım?? Neyse hemen hazırlanıp aşağıya indim. Annem bana kızgın bir şekilde bakarak "Usa her zamanki gibi geç kaldın yine. Ne yapıcaz seninle?" diyip elime beslenme çantamı elime tutuşturdu ve azıma bi kaç şey tıkıştırarak evden fırladım. Okula bi kaç metre kala bi grup küçük çocuk gördüm. Bir şeylerle uğraşıyorlardı. Baktığımda bi kediyle uğraşıyorlardı. Hemen yanlarına gidip "Ne yapıyorsunuz! Hemen bırakın kediyi." Diye gürleyince çocuklar korkup kaçtılar. Zavallı kedicik baya yıpranmıştı. Onun yanına gidince kafasında bi yara bandı vardı. Çok garip bir şekilde yapıştırılmıştı ve kedicik sanki ondan rahatsızmişcasına çıkarmaya çalışıyordu. Sanırım yaramazlar yapıştırmıştı. Bandı çıkardım ama çok ilginç. Kedinin alnında ters hilal şekli vardı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Ben bunun ne olduğunu düşünürken okulun zili çaldı ve okula doğru koşmaya başladım. Sınıfa girdiğimde öğretmenin geldiğini görünce eyvah dedim ama eyvah demem bi ise yaramazdı çünkü hoca beni görünce dışarı atti geç kaldım diye. Uff! Ben neden hep geç kalıp duruyorum anlamıyorum. Benim aptallığım işte. Neyse biraz yemeğimden atıştırıyım en iyisi. Sabah kahvaltıyı doğru düzgün yapamamıştım ama hoca dışarı çıkıp beni o halde görünce "Hem geç kalıyorsun hem de yemek mi yiyorsun!" Diye gürledi. Ben o bağırınca sıçramıştım ama ne yapayım açtım ne diye kızdı ki hoca? Sonra "Bak notuna hep geç kalıp durmasan bu kötü notu almayacaksın." Diye elime sınav kağıdını sıkıştırdı. Kahretsin ya 35 ne. Annem kesin gebertcek beni kesin.
Okul sonunda bitmişti ama ben de bitmiştim. Bu bu sınav kağıdını nasıl eve götürcem? Aman neyse diyip kağıdı buruşturdum ve arkama doğru fırlattım. Arkamdan bi homurdanma sesi duyunca kendi kafama vurmamak için kendimi zor tuttum. Hayır yani ne diye arkana doğru atıyorsun ki ? Salak usagi kim bilir kimin kafasına geldi o kağıt. Arkama dönünce en az 190 boylarında siyah saçlı mavi gözlü bi adam gördüm. Bana kızgın kızgın bakıyordu. "Birincisi, ne diye kağıdı arkana ve yere atıyorsun kimse sana çöplerin yere atılmayacağını öğretmedi mi? Ikincisi ise insan kendi dilinin sınavından nasıl 35 alabilir?" Dedi ben çok utanmış ve kızarmıştım. "Sana ne ya sana mı sorcam ne yapacağımı." Diye çıkıştım. Ona neymiş ki canım. Elinden kağıdı alırken göz göze gelince duraksadım daha doğrusu duraksadık. Sanki onu tanıyordum sanki onu biliyordum ama bir yerden çıkartamadım. Sanki daha önce tanışmış gibiydik. Ben hızlıca uzaklaştım oradan. Bu neydi şimdi ne olmuştu daha demin. Neyse bunu takmamaya çalışarak eve vardım. Tabi annem kağıdı görünce çingan çıkardı. Bağırıp çağırdı ve beni kapı dışarı etti. "Anne nolur kapıyı aç." Diye kapıya vuruyordum ama annemi yanıyorsam çok inatçı bi insandı en az bi iki saat eve almayacaktı. 3 saat sonunda eve girince kendimi yatağa attı. Ayy! Ne kadar da yorulmuşum. Bi anda biri bana seslendi ama umursamadım dedim ya çok seviyordum uykuyu. "Usagi uyumadığını biliyorum. "Dedi yine aynı ses. Homurdanıp beni rahat bırakmasını söyledim. Tekrar seslenince bağırmak için kafami kaldırdım ama o da ne. Bu okula giderken gördüğüm kedi ve konuşuyordu. -Aaaa! Sen de nesin böyle... Bölüm sonu. Evet arkadaşlar merhaba ben Ayşenur Sert. Ilk defa kitapyazıyorum ve ne tepki verilmek bilmiyorum. Bu kitabı eski bir anime olan Sailor Moon'dan (Ay Savaşçısı) esinlenerek yazıyorum. Tabi çok benzer yanları olacak ama olayıngidişatı ce bazı isimler benim hayal gücümden olacak. Ben bu animeyi izlerken hep keşkeböyle olsa keşkeşöyle olsa demiştim. Sonra dedim ki neden bu dediklerimi kitaba dökmüyorum. O yüzdenböyle bi fikir ortaya çıktıumarımbegenirsiniz. Elimden geldiğincesıkbölüm yazmaya çalışacam. Inşallah olur. Diğerbölümdegörüşmek üzere 😊😊❤🌹