sen kimsin?

8 2 1
                                        

karanlık... alıştığım fakat haddinden fazla iyileştiren renk... yine karanlık sabahların birindeydim anlaşılan. yorganı kaldırdığımda perdenin arkasından sinir edici güneşin yavaş yavaş yükseldiğini gördüm. hemen yorganı başıma geri çektim .uyumaya çalıştım fakat olmuyodu. başımın felaket ağrısı beni sinir ediyodu. hemen yataktan sinirle kalktım ve mutfaktan geçmişimi hatırlatan bi bardak aldım .ağrı kesici haplar odamdaydı .gidip haplardan 6 tane alıp suyla beraber yuttum. yatağa oturup cenim pozisyonu alarak oturdum.kafamda birsürü negatif sorular... napıcaktım ben?! geçen gün kardeşim saydığım 7 yaşından beri tanıdığım canımın içi öldü... aynı evde yaşıyoduk. acaba benim yiğit'im şimdi rahatmıdır? beni izliyomudur? eğer izliyosa benim bu halime o kadar kızarki . ayağa kalkıp sanki yiğit beni izliyomuşçasına evin içinde dolaşmaya başladım.yiğit'in odasına geldiğimde yatağına oturdum.konuşmaya başladım"yiğit hatırlıyomusun ,7 yaşındaydık. hep hayal kurardık yetimhaneden ayrılıp bir eve çıkcaktık.sonra bize kötü davranan herkezi öldürcektik.ilk öncede o anne ve baba denilen bize hep işkence eden yaratıkları... tabi senin annen onlardan sayılmazdı.şimdi onun yanındasın dimi? ona beni anlat olurmu? 17 yaşına geldik kaçtık o cehennemden... yeni hayallerle bi ev tuttuk. bu mutluluğumuz çok sürmedi zaten.etrafımız cehennemdi bizim. biz hayatımızda sadece 4 yıl mutlu olduk. tabi ona mutluluk denebilirse. zaten o 4 yıl içinde rahat bırakılmadık... katiller,psikopatlar, deliler... 4 yılın sonundada bi s*kik gelip seni öldürdü.neden beni değilde seni öldürdü? şimdi tanrıya yalvarıyorum nolur onu öldüren gelip benide öldürsün nolur..."                                                                                                                                                              


bunları söylerken gözümden bi damla yaş düştü. dayanamıyodum... kendimi bıraktım yatağa. kokladım kokladım içime çektim yiğit'imin kokusunu. gerçekten dayanamıyodum. yiğit bana herzaman şunu derdi" bak kumsal , eğer ikimizden birine herhangi bişey olursa hayatımıza hiçbişey olmamış gibi devam edicez. çünkü ne olursa olsun ruhlarımız hep birlikte olucak. tamam mı sonsuzluğum?" bunu her duyduğumda içimde kötü bi his olurdu.içten içe kabullenemesem de onun için "tamam mutluluğum" derdim. bu yüzden ağlamamaya gayret etsemde şişmiş kırmızı gözlerim beni ele veriyodu. toparlanmak istedim. yataktan yavaşla doğruldum. yiğitle ortak giysi dolabımızın önüne geldim. ben herzaman yiğit' in giysilerini giyerdim . dolaptan yiğit'in en sevdiği kazağını alıp giydim. mis gibi o kokuyodu işte. aynadan baktım. elbise gibi olmuştu o yüzden altıma bişey giymedim. odaya son bi kez bakıp mutfağa yöneldim. mutfak kapısının önüne geldiğimde yiğitle geçirdiğim son sabah gözümde canlandı. ben kahvaltıyı hazırlamıştım , yiğit "ooo kumsal hanım ,siz ve pankek yapmak , acaba ne oldu bugün dökülün bakalım" o gün içimde değişik bi his vardı. bişey olduğundan değil sırf yiğit seviyo diye yapmıştım. "ooo yiğit bey,siz erken kalkarmıydınız? demekki keskin koku duyunuzu kullandınız bugün . Ayrıca bişey olduğu için mi pankek yapmak zorundayım ?  siz seviyosunuz diye yapamazmıyım?" bana cevap vermek yerine pankeklere gömülmüştü.  gözümün önündeki görüntü birden sinir bozucu alarm sesiyle bozuldu. Gidip alarmı yere atıp kırdım. O an anladımki gözlerim yine çeşmelere dönüşmüştü. ayakta duramıyodum. bağırarak "s*ktiğimin alarmı niye yiğit'imi görürken çaldın ki?!!!!!!!!" dedim . bağırarak ağlamaya başladım. Heralde çok bağırdımki üst komşumuz yiğit'in sevdiği kız geldi. kapıyı tekmeleyerek "Kumsal aç kapıyı,açmazsan kırıcam bak "diyodu. ayağa kalkamadım. bikaç saniye sonra kapı kırılma sesi geldi. tabi o kıramamıştı abisi kırdı. Birden kapıda rüya ve abisi selim belirdi. rüya hemen yanıma koşup "meleğim , ne oldu sana böyle,harap etmişsin kendini !"  daha fazla ağlamaya başladım.beni kollarıyla sardı  .   Üzerinden bikaç saat geçtiğinde kendime geldim . rüya bana"balım kaç gündür açsın bunu ikimizde biliyoruz. baak yiğit seni bu halde görseydi ne kadar üzülürdü kim  bilir , hadi nolur gel bikaç lokma bişeyler ye.bak yoksa seni hastanelerden toplarız." abisi selim tepsiyle içeri girdi. yemiycektim ama hem yiğit beni hastanede görmeyi sevmezdi hemde birbirimize verdiğimiz söz aklıma geldi. bu arada ev toplanmış bende koltuktaydım. selimin elindeki tepside pankek ,bal ve süt vardı. selim "kumsal bak beni abin gibi gördüğünü biliyorum. insan abisine bunu yaparmı? hadi benim için ye" dedi . tam koltuğa oturdu ki yiğit kapıda belirdi. "kumsal'ım neden yemiyosun" dedi . ayağa kalktım yiğite doğru ilerledim . tam yiğitin elini tutucaktım kapıdan bi el uzanıp yiğiti önce kalbinden olmak üzere 17 yerinden bıçakladı.ben o sırada yiğit diyerek avazım çıktığı kadar bağırdım . yiğit önümde kanlar içinde yatıyodu. tam yiğite sarılcaktım kayboldu. gücüm kalmamıştı . yere yığıldım. gözüm kararıyodu. 




gözümü açtığımda yatağımda uzanıyodum.kolumda serum vardı. belliki doktor gelmişti. o sırada oturma odasından doktorla selimin sesleri geldi. bunu fırsat bilip kolumdaki serumu çıkardım. valizi alıp içine yiğitin kıyafetlerini doldurdum.bide yiğitin resmini öpüp valizin içine koydum. telfonu alıp kırdım. evimiz ilk kattaydı. çıkmadan önce yiğitin silahını koluma sakladım. balkondan atladım çıplak ayaklarımla. koşmaya başladım neye ,nereye gittiğimi bilmeden... tam "ölümüne koşuyorum, ölümüne" diycektim ama yiğitimin öldüğü gün ölmüştüm zaten... bende bağırarak "yaşamına koşuyorum,yaşamına" diye bağırdım . insanlar ilk defa ağlayarak koşan bi insan görmüş gibi bana baktılar. koştum,koştum,koştum...


saatlerce koştum . o yiğit'imin çok sevdiği ay benim çok sevdiğim karanlıkla buluştu yine. ben o kadar yoruldumki bi kaldırıma oturdum.  aya baktım.cenim pozisyonu aldım . o sırada yanımda bi kol beni tuttu. ona "sen kimsin"dedim....

yaşamına ölmekHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora