. . . Hey neredeyim ben, Tanrım gene aynı şey oldu!
"Oğlum iyimisin, bi doktora gidelim."
-hayır anne, aşırı kahve içtiğim içindir, yan etki yapmış olmalı.
"Ben işe gidiyorum oğlum birşey olursa ararsın, mutfakta hazır tavuk var seni seviyorum"
- bende seni anne görüşürüz teşekkür ederim tavuk için . . .
Adım Lee, henüz 19 yaşındayım.
Şu sıralar açıklayamadığım bit şey var, aslında yani ne bileyim, sanki ruhen her an başka bir boyuta başka bir alana gidiyor, birisi yanıma gelene kadar orada kalıyor sonra da sıradan hayatıma devam ediyor gibi. Ama hepsini anneme anlatmadım çünkü, bu olay gerçekten ilginç bir durum taşıyor benim için, Mesela daha demin, sanki yüzyıllar öncesine gitmiş gibiyim, sanki gökyüzüne beni asmışlar yerdeki ilkel olayları izliyor gibiyim. Annemin gelmesiyle uyandım, bu lanet şey neden beni buldu? Aslında iyi birşey gibi. Ruhumun gezmesi dersek tam yeridir. Ama korkuyorum, yaşadığım kötü şeyleri tekrar görmekten, duyduğum acıları tekrar yaşamaktan, Çan'ımı yakan herşeyden, korkuyorum. Sanki git boşlukta gibiyim sadece günün belirli saatlerinde kendi bedenimde ama geriye kalan uyku zamanında, boşluklar geçmiş şimdiki zamanın farklı boyutları vb. Bu şey arttıkça, korkularım da şiddetlendi. En güvendiğim hocama gittim ve anlattım. Bana sadece rastlantısal bir durum olduğunu iletse geçeceğini söyledi, çünkü BM'yle bir durum hiç sürekli hale gelmemiş bu durumdan şikayetçi olan varmış ama hepsi bir zaman sonra kaybolmuş. Bu cevap içimi rahatlattı ama neyse. Bu arada annem geceleri de mesaiye kaldığı için gelemiyor gecelere kadar, babam da aynı. Ev de bana kalıyor :D
Bilgisayar'ın başına oturup blog yazmağa başladım dalan derken, kendimi sanki eski medeniyetlerin yaşadığı ormanlarda buldum. Etrafta loş bir ışık ve yerde derin bir karanlık. "Allah belamı şimdi verdi işte" dedim kendi kedime ne yapsam bilemedim. Ortam gergin başta, sonra birden çalıların arası açılarak bana doğru gelen birşey olduğunu anımsattı adeta.
Aslında korkmamıştım çünkü oradaki ruhumdu. Birden çalıların arasından minik bir köpek çıktı.
-Ulan Burda bir bit yeniği var, çalıların arasından zombi falan çıksa sorgulamam ortam zaten kötü, ama şirin bir köpek be alaka, lan ne ayaksın köpek iyi? Ne iş? .
"4 ayağım birader sen kaç ayaklısın"
-ananı skm, lan sen konuştun
"Hahhahha espri yapmayı da öğretmişler, sevdim seni"
Birden kaçtım koşarak, ne oluyor yani insanın çıldırması an meselesi, birden mekan değişiyor hayvanlar konuşuyor falan normal değil hani. Bir anda masanın üzerinde uyandım ulan ne değişik bir gün bu böyle.
Kendime birkaç aburcubur almak için dışarı çıktım. Kola çekirdek derken eve geldim, saat akşam 18:25 biraz yedim içtim gilim izledim derken, ailem geldi saat 22:30, beraber konuştuk sohbet ettik yattık.
Bir sorun vardı sabah olduğunda; bilincim açık ama uyanamıyorum
. . .
