VEZERDEM.
09.01.2019
Mark Eliyahu - Do You Remember.
Okumaya başladığınız tarihi ve saati yazmadan geçmeyin lütfen.
🌪
"Gelecekte kopacak fırtınanın habercisi, geçmişin gölgesinde saklanıyordu.
Geçmiş öğrenildi.
Sevaplar günahın bataklığında boğuldu..
Artık hiç bir şey eskisi gibi değildi."
Uzun ve kemikli parmaklarıyla, yazdığı cümlenin altını defalarca çiziyordu genç kız. Zihnin de bir yılan gibi kıvrılan bu cümle kafasını allak bullak ediyordu. Donuk bakışlarını yazdığı cümlede defalarca dolaştırdı.
Cümleyi anlıyor ama algılayamıyordu. Zihni bulanıyor, onda kusma etkisi yaratıyordu. Nefesini sıkıntıyla bırakarak sırtını ahşap sandalyenin sırtına yasladı, küçük ellerini birleştirerek camdan dışarıya bakmaya başladı. Ruhu azap çekiyordu, nefesi kesiliyor cehennem ateşinde yanıyordu adeta. Kapıda bekleyen felaketin farkındaydı, kopacak fırtınanın da. Genç adamı nasıl koruyacağı hakkında hiç bir fikri yoktu.
Genç kız aklına üşüşen adamla birlikte, boğazında ki o yumruyu hissetmeye başlamıştı yine ve yeniden.
Bu hep böyleydi, adam aklına gelir nefesi kesilirdi. Yine de bundan zerre şikayetçi değildi. Varlığında nefesini kesen adamı her saniye özlüyordu. Çok değil sadece bir kaç dakika önce yan yanaydılar, ama bu özlemesine kati'yen engel değildi. Yüzünde kendisinin dahi farkında olmadığı, istemsizce beliren tebessüm, koridorda duyduğu adım sesleriyle hızla kayboldu. Soluk alış verişleri hızlanmaya başlamıştı.
Biliyordu gelen oydu.
Fırtına.
Onun fırtınası, onun adamı, onun küçük erkek çocuğu.
Her bir adımı yüreğinde derin sarsıntılar bırakıyordu. O adım attıkça güneş açıyor, o baktıkça Cennet kuşları her bir tarafta uçuşuyordu. O varsa vardı, yoksa zaten var olmasına gerek yoktu. Ona aşık değildi, onu sevmiyordu da.
Yetim yanını saran bu adamın varlığına alışkındı. Hepsi bu kadardı, tıpkı fırtınanın istediği gibi.
Kapının önünde biten adım sesleriyle, terleyen avuç içlerini birbirine sürterek usulca gözlerini kapattı. Çok değil bir kaç saniye sonra kapı cızırtılı bir şekilde açılmışı. Önce burun deliklerinden içeri kokusu girdi, sonra kendisi. Genç kız burnundan içeri süzülen kokuyla birlikte derin derin nefes almaya çalıştı, ama sonuç yine hüsranla bitti. Bu adamın yanında nefesinin kesildiğini bildiği halde yine de nefes almaya çalışması büyük bir aptallıktı.
Fırtınanın kalbinde iz bırakan küçük aptal.
Genç adam, sandalyesinde arkası dönük bir şekilde duran kadının tam arkasında dimdik durmaya başladı. Küçük ve hafif çekik duran gözleri, varlığını sevdiği kadının üzerinde fazla tutmadan yazdığı cümlenin üzerinde sabitledi.
"Sevaplar günahın bataklığında boğuldu," etli dudakları arasında çıkan fısıltı odanın sessizliğinde çınlamıştı. "Artık hiç bir şey eskisi gibi değildi." Diyerek cümlesini bitirdiğinde, küçük gözlerini genç kızın yüzünde dolaştırmaya başladı. Gözleri kapalı bir halde duruşunu bozmadan onu dinliyordu.
Küçük bir adım daha atarak, genç kızın iyice dibine yaklaştı. Hızlı solukları yüzüne çarpıyordu. Bu genç adamı tebessüm ettirecekti neredeyse. Ama sadece dudakları hafif bir şekilde aralandı.
Tebessümleri dahi geçmişine kurban edilmişti.
"Ait olduğun zamanın içinde değilsin." Sert fısıltısı genç kızın kalbini kıracak nitelikteydi. Lakin genç kız, kırılacağı bir kalbe sahip değildi.
Gözlerini açmadan "Ait olduğum yerdeyim," oda da onlardan başka birisi varmışta, kimsenin duymasını istemiyor gibi sessiz bir fısıltıyla konuşuyorlardı. "Nereye ait isem oradayım, varsan varım." Diyerek cümlesini tamamladı.
Hiç kimse ait olduğu zamanın içinde değildir.
Sert bakışlarını bu inatçı kızın yüzünden tek bir saniye dahi ayırmadan usulca yerinde doğruldu. Gözlerini pencereden dışarıya çevirdi, "Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak," sesi gecenin karanlığına meydan okurcasına esrarengiz çıkıyordu. "Oyun bitti. Fırtına kapıda." Diyerek cümlesini bitirdi.
Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı.
Oyun bitti.
Bak!
Fırtına yaklaşıyor.
Tufan kopuyor.
Öksüz kalan her yanı sarsılıyor.
Bekle!
Senin için geliyor.
Yetim kalan her yanını sarmak için, geliyor.
Dinle!
Kopacak fırtınayı dinle.
Fırtınanın sessizliğinde ki fısıltıyı dinle:
Geçmiş geleceğin üzerine devrildi.
Küçük bir erkek çocuğu, cehenneme mahkum edildi.
Büyüdü, küçüldü.
Büyüdükçe öldü, öldükçe dirildi.
Dirildiği yerler, küçük bir kız çocuğunda kayboldu.
"Cesedinin Azrail'i, yaşamının celladıyım sevgilim. Olman gerektiği yerde, olmaman gerektiği zamanın içindesin."
🌪
'VEZERDEM' Adında yazılan ilk ve tek kitaptır.
Her hangi bir çalıntı, kopyalama ve benzeri durumlar söz konusu olduğunda, gereken hukuki işlemler başlatılacaktır.
İLK YAYINLANMA TARİHİ: 09.01.2019 21:59
İLK YAZILMA TARİHİ: 09.01.2019 19:49
YOU ARE READING
VEZERDEM
Teen FictionBak! Fırtına yaklaşıyor. Tufan kopuyor. Öksüz kalan her yanı sarsılıyor. Bekle! Senin için geliyor. Yetim kalan her yanını sarmak için, geliyor. Dinle! Kopacak fırtınayı dinle. Fırtınanın sessizliğinde ki...
