We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

1.Bölüm

14 1 0
                                        

Gözlerimi yine ve hep aynı gördüğüm kabusun sonunda açabildim. Yanımdaki telefonumu alıp saate baktığımda 7:25 idi. Kalkmazsam geç kalacaktım. Bu aralar annem bana bilmedigim bir nedenden dolayı biraz soğuk davransada ben aramızı düzeltmeye çalışıyordum. Çünkü ondan başka tutunacak dalım yoktu. Ben de bunu biliyordum. Annem benim için her şeyden daha fazlasıydı.

Düşüncelerimden çıkıp hemen yataktan kalktım ve üzerime okul için bir şeyler geçirdim. (medyada var.)
Aşağıya indiğimde annem kahvaltı hazırlamış ve her zamanki işine giderkinki kıyafetlerinden uzak süslü giyinmişti.

Hemn yanına koştum yanağından öptüm.

"Günaydın kraliçem"

Bana baktı ilk, sonra gülümsemesini soldurdu sanki aklına bir şey gelmiş gibi.

"Günaydın. Seninle bir şey konuşmam lazım. Otur."

Ben anneme baktım ve her zamanki oturduğum tahta sandalyemi çektim. Sonra oturdum. Annemi bekliyordum. Ne diyecekti acaba?

"Kızım benim sana söyleyeceğim şey senin hayatını çok etkileyecek. Ama sen eğer ki kabul etmezsen ben anlarım seni sonuçta yaşadıklarını biliyorum."

Annem yaşadıklarını biliyorum demesiyle hangi konuyu açacağını anladım. Ancak annem neyi ona bağlayarak bir şey diyecek orası merak konusuydu işte.

" Anne biliyorsun o konunun açılmasını sevmiyorum ama sen söyle ne anlatacaksan."

Annem korkak bakışlarıyla baktı bir anda bende korkmuştum.

" Kızım ben biriyle görüşüyorum. Onunla ciddi bir karar aldık. Evlenmek istiyoruz. Sen onaylarsan evleneceğiz."

Kaşlarım çatıldı ancak annem adam ile evli olma hayalini anlatırken mutlu görünüyordu. Benim için ne kadar zor olsada izin vermek zorundaydım iyide bunun o olayla ne alakası vardı?

" Anne senin gözündeki mutluluğu gördüğüm için onaylıyorum. Ancak bunun o konuyla ne alakası var?"

Annem tam konuşacaktı ki kapı çaldı. Dilan gelmişti herhalde. Kahvaltıda yapamamıştım.

" Bunu sonra konuşuruz kraliçem görüşürüz. Okula geç kalacağım."

Kapıyı açtım ve Dilan'ın kızgın yüzüyle karşılaştım.

" Hadi kızım ya! Bir saat hazırlanamıyorsun!"

Alışık olduğum için hep bu sözlerine koluna girdim ve yokuştan aşağı indik.

Tam inerken yokuşta gördüğüm bedenle biraz yavaşladım.

" Kızım ne yavaşlıyorsun geç kalacağız."

Sonra gözlerimi diktiğim noktaya baktığında anlamıştı. Sonra yanımıza diğer kankim olan Ebru geldi. Diğer koluma girdi ve bizi hızlandırdı. Ebru olayı bilmiyordu. O Yüzden bizi onun yanına kadar götürdü.

" Günaydın Barlas."

Diye bağırdı. Barlas durdu arkasına döndü. İlk gözleri beni buldu. O kadar soğuk bakıyordu ki içim acımıştı kendime. Sonra Ebruya dönüp sırıttı. Benim onda olan en sevdiğim şey gülümsemesi idi. Sonra o özlediğim sesini uzun zamandır ilk defa duymuştum.

" Günaydın Ebru. Yine enerjindesin bakıyorum."

Ebru da gülümsedi. Barlas ile şu an karşı karşıya olduğumuzdan ben Ebru'yu kolumdan çıkardım ve konuşmaya başladım.

" Ebru senin geç kalmaya niyetin varsa biz seni burda bırakalım."

Sonra ardımdan Dilan devam etti.

" Bazılarının babası okulun sahibi olabilir ama bizim öyle değil."

Dedi ben de onla birlikte hızlı hızlı yürümeye başladık. Ardimizdan koşarak Ebru geldi.

" Hey! Sizin probleminiz ne? Sadece bir 'Günaydın' dedim. Baştan beri Barlasa soğuk davranıyorsunuz. "

Ben hiç bir şey demeden hızla ilerledim ve bir kaç adım uzağımda Barlas yürüyordu.

Okula vardığımda çoktan ders başladığı için geç kağıdı almak için müdürün odasının kapısına gelmiştim. Nutuk çekecekti. Bu nedenle bir nefes aldım. Tam kapıya vuruyordum ki içerideki bagrismayla elim havada kaldı.

" HAYATLARINI, HAYALLERİNİ HERŞEYİ ZEHİR EDİCEM ONLARA ANLİYORMUSUN???? SİZİN BEDELİNİZİ ONLAR ÖDEYECEK!!"

Yanımdaki Barlasta benim gibi şaşkındı. Galiba babasını böyle görmeyi düşünmüyordu hiç.

Sonra kapı birden açıldı. O bağıran adam çıktı ve bir bana bir Barlasa baktı. Sonra hızlı ve sinirli yürüyerek gitti.

Ben ve Barlas içeri girdik sonra müdür çok korkmuş gözüküyordu.

" E-efendim ben geç kağıdı almaya gelmiştim."

Müdür bana baktı sonra Barlas a baktı. Eline kağıt aldı yazdı ve bana verdi.

Ben hemen odadan çıktım. Tam merdivenleri çıkıyordum ki köşede oturmuş bağıran o adamı gördüm. Sonra adımlarımı hızlandırdım ve sınıfa girdim.

Hoca ne kadar kızsa da başta sonra derse devam etti. Ancak benim aklıma takılan şey Barlas gelmemişti. Yanımda Dilan oturuyordu. Dilan koluma dokundu. Gözleriyle neden bu kadar geç kaldığımi soruyordu ve Barlasin nerde olduğunu soruyordu.
Ona bu saçma olayı anlatmak istemedim. Ona sadece biraz lavoboda oyalandigimi söyledim.

Zil çalmıştı. Ama hâlâ Barlas yoktu. Birden müdürün anons yapmasıyla dikkatimi oraya verdim.

" Yarın okul tatil. Kimse okula gelmesin!"

Herkes saskindi çünki müdür hiç bir zaman okulu tatil yapmazdı. Acaba odadan çıkan adamla mı alakalıydı?

Ben tam sınıftan çıkıyordum ki Barlas sınıfa girdi. Yüzünde tepki yoktu. Sonra birden bana döndü. Gözlerimi hemen ondan çektim. Dilan kapının önünde durmuş bana bağırıyordu.

" Hadisene kızım ya! Zil çalacak! Kantin zaten dolu!"

Anlamadığım şey Barlas'in tek olması. O ve çetesi ayrilmazdilar. Peki şimdi nerdeler?

Kantine indiğimde bir masaya oturdum ve Dilanin yiyecek almasını bekliyordum. Sonra etrafa göz gezdiriyordum ki Barlasın cetesini gördüm. Hararetli hararetli konuşuyorlardı. Acaba bu kadar heyecanlı ne konuşuyorlardı? Dilanin yanıma gelmesiyle bakışlarımi onlardan çektim. Sonra hem sohbet ederek hem de yemek yiyerek teneffüsü geçirdim.

Ders zili çaldığında sınıfa ilk girenlerden biriydim. Sınıfta Barlas vardı. Kafasını sıraya koymuştu. Bende sıraya oturdum. Şimdi Dilan gelirdi zaten.

Sonra birden sınıf kapısı hızla kapandı ve çok amaçlı kilit kapandı.
Çok amaçlı kilit acil zamanlarda sadece dışarıdan açılan kapanan kilitti. Barlas ve ben direk kapıya yöneldik. Ama ne duyalım???

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jan 05, 2019 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

🌙AY VE YILDIZ🌟Stories to obsess over. Discover now