Bölüm 2

652 42 16

Erva’ nın ağzından

Şu an evde zıplamaktan yorulmuş bir ben var. Aman Allah’ım hala inanamıyorum. Çocuk popüler, yakışıklı, zengin, zeki ve sadece beni takip ediyor. Ama önemli bir sorun var bu çocuk beni nerden buldu? Aman banane ne de olsa platonik olduğum çocuk binlerce kişi içinden sadece beni takip ediyor bu bana yeter.

“Sen ne aptal bi kızsın kuzen!” evet ben de Akıncık ne zaman bana kızmaya başlayacak diye bekliyodum.

“Çok ayıp Akın kuzene aptal denilmez! Taş olursun sonra.”

“Ben zaten taşım gülüw”

“Iyyk yine başladın sen!”

“Sus be burada yakışıklı bir kuzen varken sen bizim aptal hülo yu mu seviyosun?”

Bir dakika bu şimdi Egemen’i mi tanıyor?

“Akıncım aşkım, bitanem sen Egemen’i mi tanıyosun?”

“Ahh sebastiyan çevremdeki kızlar neden bu kadar seviyorlar ki beni? Ben şimdi nasıl seçim yapacağım? Ve evet Evoş tanıyorum.” Hemen yüzümü buruşturdum. En sevmediğim lakap bu. İnadıma söylüyor bu pislik.

“Canım malağım nerden tanıyosun sen Egemen’i?”

“Ahh sebo ah bu kız neden bu kadar aptal!?! “ dramatik bir biçimde söylemesi beni iyice delirtiyor.

“Malaksın Akın malak!”

“Malak ne be aptal?”

“önce sen bana nerden tanıdığını söyle ben de açıklamasını söyleyeyim.” Zafer benimdir!

“Bizim lisede. Sıra sende malak ne?” Neeee! Egemen bu salağın olduğu lisede mi! Bir kez daha eşekler sıçsın!

“Eşekler sıçsın sana Akın! Niye bana söylemezsin ki? Sen harbi malaksın. Ha malak= mal+salak oluyo canım”

Ve şimdi adım gibi emin olduğum bir şey var o da Akın’ın kırolaşacağı.

“Yavruğğm beniğğm akıllıları çok severim ben gülüww”

İğrençsin Akın iğrenç. İnadıma yapıyor bu malak. Biliyor tabi Recep İvedik’i sevdiğimi. İnadıma onun taklidini yapıyor!

“Başarısız Akın üzgünüm.”

“Eşekler sıçsın yine mi olmadı lan! Harbi ben o adamı… Nasıl beceriyor bunu yapmayı ağzın…”

“Tamam lan gerizekalı! İdolum o benim. Küfür edemezsin ona! Buradan sana bir tekme geçiririm feleğini şaşırırsın beyin özürlü! Lan varya bir daha o adama bir şey söyle anandan doğduğuna pişman ederim seni!”

“Eşekler sıçsın böyle işe. Sana yemin ediyorum uzaylı kuzenim benim bir daha Recep İvedik’e küfür etmeyeceğim. Yeter ki sen o eşeklerin sıçacağı dilini ağzına sok ve bir daha çıkarma!”

“Tamam kuzen bu kadar ciddilik fazla bize. Üstelik ayda bir geliyon senle kavga edemem.”

“Bence de aptal uzaylım benim. Çünkü ben yarın gideceğim.”

“Neeeee! Olamaz, hayır, kabul etmiyorum!” diye cırladım. Aslında böyle olanlardan nefret ederdim ama Akın’a gelince ben de öyle bir kız oluyordum. Ve Akın bu hallerime kahkahayla gülüyordu.

“Tamam canım cazibeme katlanamadığını biliyordum ama benim için tek günlüksün.” Diye egosuyla konuştu. İşte bizim de böyle mal gibi bir ilişkimiz var.

“Egonu da al git seni pislik!” cidden süper bir ilişki.

“Ah Erva bugün bir yerlere gitmeseydik seni daha fazla sinir edebilirdim ama şimdi hazırlanmalısın.” Ay ben onu unuttum bu mal beni takip edecekti. Laptopu önüne verdim ve “Twitter’ı aç hemen!” diye ciddi bir şekilde söyledim. Benden beklenmeyen bir ciddilik olduğu için şaşırdığını anladım. Ama sonra işi dalgaya vuracak. Eşekler sıçsın şansıma!

“Sana Egemen’in yetmiyor mu? Sen onun yanında beni unutursun diye düşünmüştüm.” Harbiden eşekler sıçsın şansıma. Ben şimdi bunu nasıl ikna edeceğim?

“Akın canım sefgilim. Bak ben senle geleyim sende beni takip et. Nolurrrr…” Allah’ım nolur işe yarasın. Amin.

“Tamam ama bir şartım var.” Çok ciddi lan. Kesin benden çok önemli bir şey isteyecek.

“Kabul ediyorum.” Aha böyle direk atlayan bir sazanınız var. Harbiden çok zekiyim yani.

“Sazanım benim. Aferin her boka böyle atlarsan seni daha kolay kullanırım.” Vay pislik beni sazan yerine koydu. Ama zaten öyleyim.

“Tamam Akın dalga geçmeden söyle yoksa sokak dövüşü derslerimin faydalarını göstereceğim sana!”

“Ohaaa sen sokak dövüşü dersi mi alıyorsun? Ablacım acı bana vallaha bi daha dalga geçmeyeceğim.” Aptal Akın aslında iyi dövüşür ama bana vurmaya kıyamaz o yüzden böyle davranıyor.

“Tamam köle affedildin. Ben şimdi üstümü değiştiriyorum sen de değiştir. Kavgadan çıkmış olduğun belli.”

“Emredersiniz efendim.”

Ne giysem ki diye bir derdim olmadı. Çünkü her zaman yaptığım kombinler ayrı ayrı durur bir yerde. Bugün de su yeşili şortumla bol beyaz bir tişört giydim. Arada pembelerin va mavilerin olduğu gece siyahı uzun saçlarımı düzleştirdim. Ayağım da beyaz sade bir spor ayakkabı giydim. Tamam hazırım. Aslında normalde bu kadar özenli olmam ama Akınlaysan her zaman güzel olmalısın. Çünkü hiçbir zaman nerden çıktıklarını anlayamayacağım magazinciler bizi buluyor. Makyaj da mı yapsam acaba? Şimdi makyaj güzeli değilim ama çok saçma kaçıyor makyajsız gezmem. Boşvereyim gitsin en iyisi. Kim şimdi o boyaları yüzüne sürecek ki!

“Akıııııın ben haz…” Eşekler sıçsın şansıma Akın altında sadece pantolonuyla karşımda duruyor. Aslında denizde falan görüyorum ama şimdi utandım. Hemen ellerimle gözlerimi kapatıp

“Hemen bir şeyler giyiniyorsun üstüne” dedim. Kaslı falan kuzenim ama ben bu konularda çok utangacım.

“Ahahaha Erva. Şu utangaçlığın bitsin artık. Kardeşim gibisin ama benden utanıyorsun. Ahahahhaha.”

“Gülme Akın gülme! Üstüne bir şeyler giyin gösterecem ben sana utangaç kızı.”

“Tamam kızma yaa.”

“Hadi olum ya giyin!” ve işte erkeksi ben!

“Erva cidden şu erkek gibi olan konuşmanı bırakmalısın. Çok güldürüyorsun beni.”

“Aptalsın Akın aptal!”

“Biliyorum ve sende bu aptalı çok seviyorsun.”

“Sen benden ne isteyeceksin?”

“Ben sende…

Selam yine ben. Aslında bölümü uzatacaktım ama arkadaşımın yanına gitmeliyim. Bu yüzden affınıza sığınarak burda kesip gidiyorum.

                   

TakipçimBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!