Etrafa yayılan kapı gıcırtısı ve bana yaklaşan hafif topuklu seslerini duymamla başımı kaldırıp gelen kişiye baktım.
Teyzemin endişe dolu bakışlarını görür görürmez göz yaşlarımı saklamak istercesine arkamı döndüm.
"Duydumki burada üzgün bir kız varmış"
Arkamı dönmeden sesimi düz tutmaya çalışarak konuştum.
"Üzgün değilim.Daha önce de söylediğim gibi hala, kimseyle konuşmak istemiyorum"
"Konuşmak isteyen kim? Ben sana küçük bir sihir getirdim..."
Duyduklarım merakımı kabartırken yavaşca teyzeme döndüm.Teyzem yüzüme yaklaşarak yanaklarımda ki göz yaşlarımı silip yerine birer öpücük kondurduktan sonra konuşmaya başladı.
"Elimdeki defteri görüyormusun?"
Bakışlarımı teyzemin elindeki garip deftere çevirerek başımı aşağı yukarı salladım.Hafifce yanıma yaklaşıp sır veriyormuş gibi kısık sesle fısıldadı.
"Bu defter sihirli..."
Duyduklarımla şaşırarak bağırdım
"SİHİRLİMİ?" Teyzemin bakışlarıyla sesimi kısarak tekrar sordum.
"Sihirlimi?"
"Evet sihirli.Bu deftere yazdığın her bir kötü anın kaybolarak yerini harika çiçeklere bırakıyor. Böylece kötü anıların ,seni üzen şeyler yok olarak daha güzel gelecek yaratıyor.Varmısın denemeye?"
Duyduklarımla minik kalbimin heyecanla çarpmaya başladı.
"Gerçekten kötü şeyler kaybolurmu"
"Neden olmasın? Dünyadaki hiç bir kötülük sonsuza dek sürmez ve Sen inanırsan...Sen istersen... her şey olur"
O günden sonra ne zaman kötü olsam defterime sarılmıştım.Elimden geldiği kadar yazı ve resimlerle içimi dökmüş, küçük bir kızın kalbindeki acıyı ve ilgisizliyi anlata bilecek kadar anlatmıştım defterime.Eğer küçücük bir çocuğu sihire inandırırsanız, inanması onun küçük olmasından dolayı değil gerçektende bi sihire ihtiyacı olmasındandır. Ve defter kendimi iyi hiss etmemi sağlamıştı.
Aylar sonra defterim bitdiğinde teyzem elimden tutarak beni bahçeye çıkardı.Kazdığım çukurun içine defterimi bırakıp üzerine ise verdiği bir çiçek fidanını dikmemi istedi.İşimiz bitdikten sonra yaptıklarımızdan ötürü şaşkınlıkla teyzeme döndüm.
"Teyze bu yaptıklarımızda neydi?"
Teyzem gülerek çamurlu elini burnuma vurdu.
"Bak meleğim,defterini gömüp üzeribe fidan diktik.Böylece defterinin içindeki kötü anıların kaybolup toprağa karışacak ve yerini kötü anılarının üzerinde büyüyen fidan gibi harika çiçekler açacan yeni anılarına bırakacak"
Duyduklarımla gözlerim parlayarak teyzeme sarıldım
"Sihir demek böyle bişey"
Teyzem kokumu içine çekerek elini kalbimin üzerine koydu
"Unutma ...Gerçek sihir her zaman burası..."
Acılarımın üzerine diktiğim fidan gözlerimin önünde büyüyerek bembeyaz papatyalar açmıştı.
Ve benim küçük kalbim sevinçle acılarımın yok olarak çiçeğe dönüştüğüne inanmıştı...
Tamamen kül olan defterimden gözlerimi ayırdım. Kafamı sallayarak gözümün önüne gelen geçmişin silik anılarından sıyrıldım.
O küçük kız büyümüştü...
O hayatın acımasızlığının her harfini tenine işlercesine yaşamış...
Artık kötü anılarının üzerine fidan dikerek gelecek güzel anılar beklemek yerine, yazdığı defterleri yakarak geçmişinden ve geleceğinden vazgeçmişti...
*******
YOU ARE READING
GAZEL
Teen Fiction"Bundan asırlar önce Güneş de diğer yıldızlarla birlikte parlatırmış karanlığı.Bir gün Güneş yapmaması gerekeni yapmış ve kendisi gibi farklı olan Ay'a aşık olmuş.Güzelliğine her kesin aşık olduğu güneşin aşkına seve seve karşılık vermiş Ay.Öyle büy...
