TANITIM..

649 29 34
                                        







Merhaba Arkadaşlar :)

Öncelikle başta "Deniz Kabuğum" ve "Tehlikeli Kadın" hikayelerimde bana göstermiş olduğunuz destekten dolayı gerçekten çok teşekkür ederim. Şimdi ise yepyeni bir hikaye ile buradayım.

Lütfen desteklerinizi bu hikayemde de benden esirgemeyin. Sizleri okurken bekletmemek için tüm bölümler bittiğinde yayınlamaya başlayacağım. Ama emin olun bölümlerin bitmesine çok az kaldı.

Bu hikayem bence biraz daha duygu yüklü oldu. Kendimi daha iyi ifade ettiğimi düşünüyorum. Benim çok içime sinen bir hikaye oldu umarım sizin için de aynı düşünce olur. Yosun karakterini yazarken ben çok keyif aldım. umarım sizde severek okursunuz... 

Şimdi gelelim hikayemin tanıtımı ve ilk bölümünden uzunca bir kesit sizlerle.

Bu arada herkes bu satıra hikayeye başladığı tarihi yazabilir mi?

Sizleri seviyorum iyi okumalar :)

Desteklerinizi bekliyorum :)

TANITIM

"Tüm ümitlerinizi kaybettiğiniz bir anda hayallerinize bir telefon kadar uzak olduğunuzu bilseydiniz?"

"Hiç bilmediğiniz, hiç kimseyi tanımadığınız bir yerde yaşamak fikrine hayalleriniz uğruna sıcak bakar mıydınız?"

"Peki, hayallerinize bu kadar yakınken büyük bir aşkın pençesine düşerseniz ne yapardınız?"

"Benim yıllarca beklediğim aşk meğer senmişsin...."

"2 yakın arkadaşın hayata tutunma, hayallerini gerçekleştirme uğruna çıktıkları bu yolda maceralarını okumaya hazır mısınız?" 

                                                                                                                                                                       Agena

Evime kapanıp kendimle baş başa kalmak zorunda olduğum 2 ay geçirmiştim. Okul hayatımın son dönemi olan üniversiteyi yeni bitirmiş işsiz mezunlara adımımı atmıştım. Oysaki hayatımın bu dönemini 4 senedir bekliyordum. Daha doğrusu –iple çekiyordum.- Her vize veya final haftası geldiğinde "artık mezun olmak istiyorum" cümlesini defalarca mırıldanıp isyan ediyordum. Ama şimdi o günlere dönmek için neler vermezdim. Bundan öğrendiğim bir şey vardı. "Yaşadığın anın tadını çıkar!"

Bu 2 ayda sayısız iş görüşmesine gitmiştim. Dönüş yapan mı? Ah hayır hiç biri dönmemişti. Kimi tecrübe istiyordu, kimi ise sadece ilanları yedekte tutmak için veriyordu. Bir süre sonra ümidimi kaybetmiştim. Son 2 haftadır hiçbir işe başvurmamıştım. Ama bu durum haliyle canımı çok sıkıyordu.

Babam halimi görüp sürekli benimle aynı konuşmayı yapıyordu. "Kendini hiçbir şeye mecbur hissetme, çalışmak zorunda değilsin. Dinlen, tatil yap, keyfine bak. Elbette bir yerde iş bulacaksın. Her şeyde bir hayır vardır kızım"

Bunları beni rahatlatmak için söylüyordu. Rahatlıyor muydum ? Hayır!

Yine sabahlara kadar oturduğum bir gecenin ardından doğal olarak öğlen 2'de uyanmıştım. Elimi yüzümü yıkamadan mutfağa yöneldim. Ketılın düğmesine bastım. Lavaboya yöneldim. Elimi, yüzümü yıkadım. Dişlerimi fırçaladım ve tekrar mutfağa dönüp kahvemi yaptım. Sigaramı da alıp balkona çıktım. Hava kapalıydı ve yağmurluydu. Yaz bitmiş ve soğuklar kendini yavaştan hissettirmeye başlamıştı.

VİSALWhere stories live. Discover now