8.BÖLÜM

58 6 0
  • Dedicated to Ayşegül Dinya
                                        

“Buyrun Tülin Hanım Azra Hanım içerde sizi bekliyor.”

“Ayy çekil be!”diyerek hizmetli kadını iten Tülin boya küpüne düşmüş izlenimi veren suratına yılışıkça bir gülümseme yerleştirerek güya en yakın arkadaşına doğru yürüdü. Öpücükleri havada uçuştuktan sonra yanına oturdu ve “Eee şekerim nasıl gidiyor?”diye sordu. Azra ultra mini elbisesini çekiştirerek bacak bacak üstüne attıktan sonra “Her şey plana uygun bir şekilde tıkır tıkır işliyor. Neyse ki şu Yağmur denen kızdan kolay kurtuldum. Yoksa fazlasıyla ayak bağı olacaktı…” Yardımcının kahveleri getirmesiyle konuşması bölünen Azra kadına öfkeyle bakıp “Kapıyı arkandan kapat Nesrin!”diye çıkıştı.

“Yusuf’la aranız nasıl hayatım?”

“Çok iyi. Bir de şu bebek işi hallolsa da sonuca daha bir yaklaşsam artık dayanamıyorum Tülin. Yusuf salağı her şeyden habersiz ama aylardır denememize rağmen hamile kalamıyorum. Ondan habersiz doktora gittim bende bir problem yok.” 

“O zaman sorun onda!”

“E yani…”

“Peki ne olacak?”

“Ben ona da bir çözüm buldum şekerim. Serdar’ı hatırlıyor musun? Hani lisedeyken bana aşıktı…”

“E-evet. Azra yoksa sen?”

“Evet canım Serdar’a yakınlaşmaya çalışıyorum o da dünden razı zaten, salak liseden beri kimseyle çıkmamış, evli de değil. Yani bu iş çocuk oyuncağı!”

“Ciddi olamazsın! Gerçekten Serdar’la birlikte olmayı mı planlıyorsun. Halime kalmak için?”

“İntikamın da bedeli vardır Tülincim. Bu bedel intikamımı aldığımda yaşayacağım hazzın yanında bir hiç.”

“Sen delisin!

“Belki…”

*-*-*-*-*-*-*-*

“Gel buyur Ali Bey.”dedi Adnan Bey masasında doğrularak. “Şey Adnan Bey biliyorsunuz Yağmur Londra’dan dönüyor. Onu karşılamaya gitmek için izin isteyecektim.”

“Aaa bak bu hiç olmadı ama. İzin istemek ne demek Ali Bey? Sen bu şirketin ortaklarından birisin.”

“Haklısınız. Ama kızım için yaptıklarınızdan sonra ben şirketin tamamına da sahip olsam yine sizden rica ederdim. Size minnet borcumuzu ödeyemeyiz.”

“Aşk olsun. Yağmur şirketimize çok şey kattı. İyi ki onu işe almışım diyorum her gün. Ecrin’le de süper bir ikili oldular. Neyse hadi geç kalmadan git sen. Hatta dur ben şoförle göndereyim seni. Ecrin’i de alır buraya gelirsiniz. Londra’da işler ne âlemdeymiş bir öğreniriz ne dersin?”

“Teşekkür ederim. Görüşmek üzere.”dedi Ali Bey gülümseyerek ve odadan çıktı.

*-*-*-*-*-*-*-*

“Efendim, kızmazsanız bir şey söyleyebilir miyim?”

“Söyle Nesrin.”dedi Azra Tülin gideli hayli olmuştu.

“Şey… Bu insanlar, yani Yağmur Hanım ve babası… Gayet masum insanlar. Onları… Bu işe karıştırmasanız?”

“Sen Yağmur ve babasını nereden tanıyorsun?”

“Bir arkadaşımın babasının şirketine ortak Ali Bey. Yani Yağmur Hanım’ın babası. Arkadaşımı ziyarete gittiğimde tanışmıştım.”

“Yaaa, demek öyle. Kimmiş bu arkadaşın? Adı ne?”

“Ecrin efendim.”

“Babası?”

“Şey…”

AŞK OYUNU*Where stories live. Discover now