Kaç kere daha?!

6 1 0
                                        

Kaç kere daha her gün uyandığımda bir önceki gün düştüğüm yalnızlığın en dibinde uyanabilirim. Her sabah kalkıp kahvaltı yapmadan en az 3 tane sigara içiyorum. Günü bitmiş sayıyorum, sanıyorum. Ben kendimden gitmişim. Kaç kere daha her akşam yatarken bütün gün çıktığım kadar düşebilirim.

Kaç kere daha yaralı ruhumdan ne kadar çok kaçmaya çalışsam da aslında hiç kaçamadığımı fark edip tüm yaraları yeniden ve yeni bir şekilde yaşayabilirim. İnsanı en çok kendi yaraları yoruyor sanmayın, Kendi yaralarınız haricinde sevdiklerinin yaralarını da üstleniyor insan... Kendisine yapılmışçasına kopyalıyor insan o yaraları, kendi içinde çözebilirse yardımcı olabilir ancak karşısındakine düşüncesiyle. Yapmayın kopyalamayın yaraları bırakın herkes kendi yarasından sorumlu olsun. Zaten yaralı bir insansanız o yaralar bir gün sizi ele geçirir. Ama gönül söz dinlemez... Bir babanın kızının üzüntüsüne bir çare bulmaya çalışırken ki şevkatiyle yapar insan bunu, bir abinin kardeşinin çok üzüldüğü bir durumu çözmeye çalışırken ki gibi... Çözemediğinde o yaralar sana kalıyor. O yaralar senin oluyor ve sen yaşamışçasına yakıyor içini kavuruyor.

Kaç kere daha kırdığım insanları anlamaya çalışırken onların kırgınlıklarını da üstlenip kendi kırgınlıklarıma katıp yaralarımı büyütebilirim. Aslında insan en çok kendisine kırılmıyor mu şu hayatta... Aslında önce kendini affedebilmeli insan karşısındakini değil. Kendini affetmeyince olmuyor. Aslında hepimiz kendimizi affetmeye çalışıyoruz önce ama o an sadece hissettiğimiz yalnızlık hissine fazla kapılıyoruz. Affedilmek ikinci evre... Çok sevdiğin bir insan senden beni affet diye hatasını kabul edip özür dilediğinde ne kadar dayanabilirsin ki affetmeden. Ama sen önce kendini affetmelisin insan...

Kaç kere daha sevebilirim bu dünyayı, dünya bizi ne kadar seviyor ki... Herkesin bir hayatı var deriz ya aslında o öyle değil. Herkesin bir dünyası var. Herkesin dünyasında değişmeyen şeyler vardır. Sevdikleri insan, müzikler, filmler, anılar, üzüntüler, acılar, hatalar, aşkı, tutkusu, zevkleri, heyecanları, korkuları, şüpheleri, umutları, takıntıları, yalanları yani kısacası insanı insan yapan bu dünyaları değil midir? Birisinden birisi eksik olduğunda hiç bir şey eskisi gibi olmaz. Tüm her şey yıkılır. İnsanlar uzaklaşır, müzikler, filmler, anıları hepsinden uzak olur. Düzen yıkılmıştır artık. O dünya o dünya değildir artık... Bir insan varsa hayatınızda ve size sen dünyanın en yakışıklı erkeğisin veya sen dünyanın en güzel kadınısın diyorsa size, dünya da sizden başka yakışıklı veya güzel olmadığı için değil. Onun dünyasında yoktur. Dünya dediğimiz şeyi fizikçiler gibi incelemeyelim lütfen. Kimilerinin dünyası çok büyüktür. Kimilerinin dünyası çok büyük değildir. Bunu ölçemezsiniz. Acı hissedilmek ister. Dünyanızdaki acıları hissedin. Tıpkı bir müziği dinlerken hissettiğiniz gibi ona da kulak verin. Onu dışlamayın veya hiç olmamış gibi yaşamayın. Unutmayın ki acılarınızda sizi siz yapan faktörlerden en az okuduğunuz bir kitap kadar size faydası olacaktır. Acılarınızla dövünmeyin. Acıları herkes yaşamak istemez acılarla yepyeni bir dünya kurup o dünyayı ayrı yerlere saklamayın. Hepimiz aynı hayatı daha doğrusu dünyayı yaşamıyoruz. Hepimizin dünyası çok fazla karışık. Benim dünyamda acıların tarifi köze benzer, ara sıra rüzgar çarpar köz büyür belki ateş olur beni yakar. Ama küllenmiş acılarımda var. Rüzgar çarptığında uçuşan küller. Artık yakamaz. Ama yaktığı yerde hep izi kalır. Ne kadar yakmışsa oraları. Benzer acılar çektiğinizde çok fazla acıtmaz. Seviyesi vardır. Bu da bizim tahammül seviyemiz değil mi zaten... Daha önce yaşadığın bir acı seni ne kadar acıtabilir ?

Kaç kere daha umutlarımın hepsini kaybedebilirim?

Kaç kere daha tarif etmeye çalışırım insanlara yaşadığım acılarımı hissettiremediğim için?

Kaç kere daha yazabilirim kendim hakkında bu denli saçma sapan şeyleri?

Kaç kere daha düşünebilirim?

Kaç kere daha hissedebilirim? Git gide hissizleşiyorum, uyuşuyorum.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Dec 11, 2018 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Kaç kere daha?!Stories to obsess over. Discover now