Sevmiyoken özledim seni, seviyoken ne yapmam ki...
Yine sonbaharın klasik sabahları dışarıda bir sonbahar kokusu sarayan yaprakların ışıltısı ve de üzerine basınca çıkarılan fışıltısı insanların üzerindeki hoş yağmurlukları ve çeşit çeşit şemsiyeleri vardı. Ama kuşların çaresizliği dışarıdaki kalan insanların yüzündeki o miskin bakışlarda kaçmıyor du gözümden. Dışarıya çıkasım gelmedi o an sonbaharı ne kadar sevsemde o çaresizlikleri kaldırmıyordu işte yüreğim. Yine okul vaktiydi okulu çok seviyorum içinde sevgi barındırıyor çünkü inek olduğumu falan sanmayın sevdiğim çocuğa özlemim var sadece.Uzaktan dokunuyorum ben ona tutmadan sarılıyorum mesala özlediğim zaman hiç birşey yapamıyorum çünkü çaresizim sokaktaki çocuklar kadar çaresiz. Bilmiyorum severmi acaba beni, aslında olay bilip bilmemekte değil, sevmek ki asıl olay, kaybetmekten korkmak kadar çok sevmek bir insan bir insanı ömrünün sonuna kadar sevebilmeyi göze alabilirmi? Sorusunun en açık örneği. Liseli bir kız sanıyor ki Dünya'nın sorumlulukları benim üzerimde en çok benim derdim var diye ama söylermisiniz özleyipte arayamamak kadar varmı çaresiz bir dert çaresiz bir çile. Okulun kapısında yine o yine özlem yine hasret.Baktıkça içim kıpraşıyor. O bay acı bizim sınıfta üstelik. Ve yine müdürün uzun uzun konuşmaları sırada bekletiyor bizi ama sıkılmıyorum hiç zaten sebebi belli o sırada o benim iki adım uzağımda pardon aslında yakınımda. En yakın anlarım çünkü benim ona...
ESTÁS LEYENDO
Yağmur'a Özlemm
Novela JuvenilAnnem hep derdi sıkı giyin yağmur hasta eder diye, sıkı giyinmedim ama hasta etti yağmur beni kendine... Nasıl bu kadar güzel gülüyorsun dedi: -Gülmek bir dakstil benim için acılarım o kadar çok ve tükenmezki o acıları bir tek o dakstil siliyor de...
