***
İlk hikaye denemem olacak, umarım beğenir ve severek okursunuz.
Lutfen birinci bölümü sonuna kadar okuyun.
Bu hikayedeki kişilerve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Benimle ya da bir başkasıyla alakası ve hayatların benzerliği sadece tesadüfidir.
Ayrıca yorumlarınız hikayenin gidişatında bir yol gösterici olacak ve beğeni sayısı hikayeye devam edip etmeyeceğimde rehber olacak. O yüzden lütfen beğenin ve yorum ile eleştirilerinizi eksik etmeyin.
***
Benim adım Bahar. 17 yaşında, zayıf, sarı saçlı, mavi gözlü, gerçekten güzel ve alımlı bir kızım. İşte benim hikayem:
***
Sokağın ortasında onun gelmesini bekliyordum. Her gün bu yolu kullanarak sahile iner, deniz kenarında biraz vakit geçirip evine dönerdi. Bugün böyle olmayacaktı onun için. Saatime baktım. 4 ü çeyrek geçiyordu. Birazdan burada olurdu.
***
Sokağın uzak köşesinden onun siyah kıvırcık saçlarını seçtim. Her zamanki gibi sakin sakin yürüyordu. Yaklaştıkça içimde bir heyecan oluşmaya başlamıştı. Nasıl söyleyecektim, nasıl karşılayacaktı bilemiyordum. Yakınıma gelince hamlemi yaptım:
-Selam.
-Merhaba?
-Şey, seninle biraz konuşabilir miyiz? Yani demek istediğim müsait bir yerde, kafe gibi bir yerde. Tabi müsaitsen.
-Olur tabi, yakınlarda bir kafe biliyorum oraya gidebiliriz.
-Tamam.
O heyecanla dilim dolanmıştı, sadece seninle konuşabilir miyiz demiştim. İçimden asla kabul etmez diye geçirip pes etmişken o hiç soru sormadan olur demişti. Acaba heyecanlandığımı anlamış da böyle mi davranmıştı? Bilemedim.
Yol boyunca hiç konuşmadan aramızda 1 adım mesafe olarak yürüdük. Sahil kenarındaki sakin ama hoş bir kafenin kapısından içeri girdik. İçeri girdiğimizde dışarının iç bunaltıcı sıcağından kurtulup klimanın serinliğine geldiğimiz için çok rahatlamıştım. Sahile bakan cam kenarı bir masaya oturduk. Garson kız geldi:
-Ne alırsınız?
Çocuk cevap vermedi, önce benim söylememi bekledi.
-Ben bir şey almayayım, teşekkürler.
-Siz beyefendi?
-Ben 1 küçük şişe su alabilir miyim?
-Peki, hemen geliyor.
Ben hiçbir şey istememiştim çünkü heyecandan ne söyleyeceğimi bilememiştim. Sonra çocuk:
-Kabalığımı affet, ismini sormadım, ben Ömer, senin adın nedir?
Demek adı Ömer'di. Güzel bir isim diye düşündüm.
-Ee, ıı benim adım Gizem.
-Memnun oldum, Gizem,dedi.
-Ben de memnun oldum Ömer, dedim.
O sırada garson kız suyu getirdi. Ömer suyu açtı, bardağa biraz koydu ve şişenin ağzını kapattı.
-İster misin? diye sordu, nazikçe reddettim.
Ardından
-Senden hoşlanıyorum, diye ekledim. Şaşırmıştı. Ben de nasıl bu kadar çabuk ve kolayca söylediğime hayret ettim. Gerçekten bu kadar kolayca söyleyivermişitm.
