1. Esra çok hoş ,kızıl saçlı ,bal rengi gözleri olan Genç bir kadındı.. 8 yaşından beri her Perşembe aynı rüyayı görüyordu. Rüyasında kocaman bir ağaç vardı .eski bir köy evi ,evin yanında bir kuyu, yaşlı bir karı koca . onu çağırıyordu ..
-kızım nerdesin gel . Diyen bir ağıt. Ağlayarak uyanıyordu her seferinde. Bu rüyayı ilk annesine anlattığında annesi bunun bir rüya olduğunu ,korkmaması gerektiğini söylüyordu. Bir süre sonra hep aynı rüyayı görünce ,anne de endişe etmeye başladı .. Bu uzun süre bu şekilde devam etti ..
yıllar geçti küçük esra ,artık genç bir kadın olmuştu ..
Genç bir adam olan mehmet ,düzgün, hoş ,yakışıklı bir adamdı. Esrayı çok seviyordu.evlenmek istediğini dile getirdi ve esra kabul etti . Aileler çok mutlu olmuştu ,herşey yolunda gidiyordu ..
Günler su gibi geçip , düğün arefesi gelmiş çatmıştı ,rüyaları her Perşembe aynı şekilde devam ediyordu . Bundan nişanlısına hiç bahşetmemişti .Onun ürkmesinden çok korkuyordu ..
Düğününe iki haftalık bir zaman kalmıştı,hazırlıklar onu yormuştu yine bir Perşembe sabahı aynı rüyayla mutsuz bir şekilde uyandı . Yatağından kalktı odaya girdi . Kalbi çarpıyordu salona girdiğinde çok sevdiği lisedeki matematik öğretmeni sevda hanım salondaydı ..
Çok sevdiği öğrencisini düğünden önce görmek istemişti .Esra rüyanın etkisiyle öğretmenine gerekli ilgiyi bile gösteremiyordu ..Sevda hanım .
-esra iyimisin sen ??diye sordu .
Esra gördüğü rüyayı, en ince ayrıntısına kadar anlattı ve bunu sekiz yaşından beri hergün gördüğünü . Sevda Hanım bir süre dinledi ve esra ya ben o söylediğin köyü biliyorum ,o köy antalyada çok güzel bir tatil köyüdür dedi . Esra ve annesi şok geçirdiler ..nasıl olur hayatında hiç antalyaya gitmemişti . Kafası allak bullaktı, bunu Mehmet’e anlatmaya karar verdi . Artık kocası olacaktı bunu bilmeli diye düşündü ...
Mehmetle buluştuklarında biraz gergindi nasıl tepki verecek ya korkarsa bu durumdan diye aklı dönüp duruyordu ..
Bi yere oturup kahve söylediler. Mehmet’e ona bişey anlatmak istediğini söyleyip sekiz yaşından itibaren gördüğü rüyayı ve öğretmeninin anlattığı köyü hiç bişeyi atlamadan anlattı ...
Mehmet yumuşak bir ses tonuyla elleri avuçlarında ..
– sen ne yaşayıyorsan ben yanındayımm Balayına gidecek yerimiz belli oldu , rüyandaki yerleri görmek istermisin ?? Dedi ..
Esra biraz korktu ama merak ta ediyordu evet çok isterim dedi ..
Hazırlıklar, düğün ,koşuşturma derken balayı vakti geldi .Yanında sevdiği adam Antalya daki o köye gittiler . Çok güzel bi yerdi gerçekten .Garip bi şekilde heryer tanıdık geliyordu ..
Biraz yürüdüler içerilere doğru geçtiler ..bir ara Mehmet’in elini sıktı var gücüylee ..
-işte dedi o ağaç ..
önlerinde kocaman bi çınar ağacı vardı ağacın hemen önünde ev hatırladığından eski harabe.. Yanında kuyu belliki suyu kurumuş ..evin önüne geçti koşar adımlarla . ev boştu içeri girmeye korkuyordu..o sırada mehmet elini tuttu ilerdeki evi gösterdi ..
-Belki orda yaşayanlar biliyordur dedi ..
İtaatkar bir tavırla mehmetin elini hiç bırakmadan komşu eve doğru yürüdüler ..
Daha kapıya varmadan kapı açıldı . Belliki onları gözetliyordu meraklı bir çift göz ..
Orta yaşın üstünde vasat bi kadındı zeynep .Esra konuşamıyordu ..
Mehmet – biz bu evde yaşayanları soracaktık ..dedi
Zeynep ben bilmiyorum uzun zamandır boş orası ama beyim bilir o buralarda büyümüş durun onu çağırayım siz dinlenin biraz deyip onlara bi ağaç altında masa gösterdi ..oturup beklemeye başladılar ..zeynep bi süre sonra elinde gözlemeler ve iki koca bardak ayran ve yanında kendisinden biraz olgun bir adamla geldi ..adı Ali ydi
Buyurun gençler dedi meraklı gözlerle ali . Esra nasıl olduğunu anlamadı bir anda biz yan evde oturan refik ve Karısı Ayşeyi soracaktık .Mavi gözlü akça pakça bir kadındı tanırmıydınız dedi ..isimlerini bildiğini yeni farketmişti ..Ali üzgün bir bakış attı ..refik amca öldü çok iyi adamdı şu ağacın altında ölüsünü bulduk bir sabah . O ağacın altından hiç ayrılmazdı zaten dedi .Karısı Ayşe de bir oğlu vardı o yanına aldı kadıncağız da çok sürmedi orda kısa süre sonra ölmüş haberini aldık ,zaten kızlarından sonra hiç iflah olmadılar dedi ..
Esra dehşet içinde ne olduki ona dedi . Ali gözlerini kaldırdı, hatırlamaya çalışıyordu belliki . Yıllar önceydi dedi ben daha çocuktum Refik amca şu ağaca salıncak yapmıştı kızı kıymetlisiydi oynasın, sallansın diye .Bir sabah kız uyanıp salıncağa gitmiş artık ne olmuşsa,salıncağın ipi boynuna dolanmış oracıkta boğulmuş . sabah cesedini bulmuşlar . esra fütursuzca ağlıyordu, elleri titriyordu . (bana,anlatan arkadaşım o ana kadar hiç ağlamadığı kadar ağladım demişti ..) Ali siz kimsiniz, akraba falanmı diye sordu . Esra gözleri yaşlı bi şekilde sesi titreyerek ..ben o ağaçtaki salıncak ta boğulan kızlarıyım dedi ....
Arzu Güven
