Hissedin,hissedebiliyor musunuz?
Rüzgar ağaçların arasında sallanırken insanların saçları sağa-sola atılmış,ellerindeki poşetler hava da,karşıya geçmek için yolda geçen arabaların korna sesleri,gök
gürültüsünden hızlı ayak seslerin adımları.
Kalabalıkta ki konuşmaların dudaktan okunması,dükkan sahiplerinin yaptıkları işlerinin sesleri,bir apartmandan çırpınan halı ve içindeki tozlar,konteyner'e girmeye çalışan yoksul kedi,bir tek bacağının altında oturan ve iki avucu açık bir anne.
Halka açık giysiler satarak polise yakalanıp bir köşe de ağlayan adam, enstrümanla etrafında insanları toplayan ilk okul çağlarında bir çoçuk,mutluluk gülümsemesi veren çiftler, yerler de tane tane yemlerin gagalanması ve üzerine dökülen bir damla içeçeğinin sonu üzüntü olması.
Gökyüzünden düşen damlalar ve pencereye yapışan minik eller, şemsiyeyi açmaktansa altında durulması, su birinkitisinde zıplayan küçük kız,martılara atılan parça parça simitler,ısınmak için köşede ateş yakanlar ve de iki yaşlı çiftin sahil kenarında,yan yana, huzur içinde oturması.
Yüzümde bir tebessüm ekleyerek kapattım gözlerimi. Sesleri sadece hissederek ritim uyguluyorum. Adım,gök gürültüsü, konuşma, ağlama, kıvılcım,müzik,çekim...bütün herşeyi ritme algılıyorum. Ben buna müzik diyorum.
Açtım gözlerimi. Boynuma ipini astığım gitarın tellerini son kez parmaklarımı gezdirdim, arkamda ki ağacın altında durduğum için daldan bir yaprak düştü yarısı su birinkitisine girdi.
Boyum uzunluğundaki mikrofona çenemi yakınlaştırdım. Bir nota dahilin de ince tellere ritim uyguladım. Açıktaki omzuma bir öpücük konduruldu,yan'a geçti ve gitar'a bir ritim uyguladı. Vural'a dönüp yanağımı mikrofona dayadım. Hafif bir bas sesi çıktı.
O,renk'ti,mavisi,kırmızısı,yeşili,turuncusu, sarısı. Gülümsemesinde bile bir gizlilik vardı. Mutluluk ona karışmış darmadağın olunmuştu. Çözemediğim bir aşk yaşatıyordu ve de uyumadan önce tutulan son elim'di.
"Selam gençler,"dedi gözleriyle etrafa bakarken."...ve hâlâ kendini genç hissedenler."elinde içeceği olan benim yaşlarda bir kız kıkırdadı."Bugün burda,sizinle birlikte..."
"Ve bu yağmurlu hava da..."dedim yanağımı mikrofondan çekerken."...siz ve sesimizle birlikte yeniden olacağız."
Birkaç el birbirine çarptıktan sonra montun ceplerine girdi. Gitarın tellerine parmaklarımı yerleştirdim,mikrofona yakınlaştım.
"Bul beni kaybolmuşum..."dedim çenemi hafiften hareket ederek. Telleri çalmaya başladım."...izim silinmiş dilim suskun susmuşum."
"Bak bana mahvolmuşum..."dedi Vural,bana ayak uydururken.Bana doğru döndü."...senden kendimi almayı unutmuşum."
"Sanma ki sarhoşum,"dedim ve annesinin yanındaki küçük kız bu tarafa doğru geldi."...ne var ne yoksa yıkıldı içimde,bomboşum."
Vural'a döndüğüm de minik kız,elleri montun cebinde,dans etti. İkimiz aynı anda,"Sensiz ben bomboşum."dedik gözlerimize bakarken.
...........................
Minik kızı tutarak bir kereliğini havaya attı ve ellerinin arasında tuttu. Annesi kollarındaki poşetlerle ellerini önünde birleştirmiş ve Vuralın çocuk sevgisine içtenlikle gülümsüyordu.
Birkez daha minik kızı havaya attı. Küçük ellerini sarstı bir anlığına ama Vural'ın kucağın gelince gülümsedi. Karnından gıdıklanınca daha çok kahkaha attı. Kucağından indiren Vural minik kızın ellerinden tutup etrafında döndürdü.
YOU ARE READING
Ruhunu Adamış Adam
Teen FictionBir adam siyahı severdi, korurdu, kollardı, kıskanırdı,bırakmazdı,sahiplenirdi,vermezdi, saklardı,usanırdı,pes etmezdi....ama mazide bir siyah yoktu. Kapak : Mrst tasarıma aittir ❤
