Ya 7. Sınıfa başlıyorum hâla bu kadar büyümüş hissetmiyorum nedeenn?
Bi kaç gün kalmıştı okulların açılmasına. Ben babamlara gittim. Ah pardon ya size babam ile annemin ayrı olduğumu söylemeyi unuttum. Annem ve babam ben 4 yaşındayken ayrılmışlar. Babam başka bi kadınla evlendi. Ben annemle kalıyorum aslında tek annemle değil. Anneannem,ben,dayım,dedem,annem. Hepsini ayrı ayrı seviyodum. Dedem apayrıydı. Okulların açılmasına 2 gün kalmıştı. Dedem benim astım hastası. Yani ağır hastaydı. Anneannem ve dedem köyde yaşıyolardı. Sonra geldiler İzmir'e dedemin rahatsızlığı yüzünden. Ayağında bi sorun oluştu ve yürüyemedi. Bi akşam fenalaştı. Hastaneye kaldırdılar. Tabi ben yine yorganımın altına çekilmiş ağlıyodum. Uyuduk sabah anneannem aradı konuşmaları duydum. Anneannem "Gülsüm (annemin adı Gülsüm) hemen hastaneye gelmeniz lazım" diyodu. Annem tabi galiba öldü sandı. Bi anda ağlamaya başladı. Sonra meğersem yoğun bakıma kaldırmışlar dedemi. Ben o gün babamın yanına gitmek istedim. Babam beni aldı. Babamın karısına bi rumuz buldum. Vişne olsun adı. Vişneye gittik. Biz vişneyle dolaştık falan gece oldu. Bana "Bebeğim ben biraz yatıcam sen beni 21.00 gibi uyandırırsın" dedi. Ben başımla onayladım. Sonra işte dedemin face'si benim telefonumda var. Bana "Evren sizi bi gönderiye etiketledi" tarzı bi bildirim geldi. Evren kim derseniz benim annemin kuzeni yani ben dayı diyorum. Dedimki herhalde 'dayım dedemin eski fotoğrafını falan koydu' resime tıkladım. Altta ilk yorumları okudum 'başınız sağolsun' yazıları yazıyolardı. Kafamdan dedim ki herhalde yanlış anladılar. Ama üstteki açıklama şöyleydi:
"Eniştemiz Metin Kırmızı hakka yürümüştür. Cenazesi yarın" tarzı şeyler yazıyodu. Bi anda elim ayağıma dolaştı. Ağlamaya başladım. Vişneyi kaldırdım. Ağzımdan dökülen sözcükler şunlardı "Abla dedem dedem ölmüş" bi anda bana sarıldı. Onun 2 tane oğlu var . Çınar ve Mustafa. Çınar 7 yaşında. Mustafa ise 10 yaşında. Ben ağlarken ve titrerken Çınar bağırıyodu "Ablama su verin hemen abi koş ablama su getir" o suyu getirdi. Ben aldım ama içtim mi içmedim mi bilemiyorum. Vişne hemen babamı aradı. Ben o sıradan aşağıya indim. Hava almak istedim. Yer var ama ben basmıyodum sanki. Babam geldi motorundan indi bana "sakin ol" dedi. Ahh gerçekten inandı mı benim sakin kalabileceğime. Asla kalamıyodum. Bağıra bağıra ağlamaya başladım bu sefer. Annemi aradı babam bana "sakın ağlama" dedi. Kendimi çok zorladım sırf annem benim o mahvolmuş sesimi duyup daha çok üzülmesin diye. Bana "Yapıcak bişey yok üzme tamam mı kendini çok fazla" dedi. Bende sessizce 'tamam' diyebildim. Sonra sahile doğru yürümeye başladık. Ben ölüydüm ya ölüydüm o gün. Sadece kafamdan şu sözcükler vardı "Dede sende bi kere görünsen bana. Bak herkes görünürmuş" bunu söyleye söyleye ağladım. Herneyse çok uzatmıycam eve geldik. Ben direk yattım. Çünkü sabah anneme gidicektim. Cenazeye gittin mi? Diye sorarsanız hayır gitmedim. Sabah oldu. Biz İzmire doğru gittik. Mahallenin başına girerken babam bana "Bak kızım 2 level var karşında. 1.si annenleri görünce biliyorum ağlıycaksın ama sık güzelim kendini lütfen. 2.si ise mezarda mezarda elbet ağlıycaksın ama çok hırpalama kendini" dedi. Annem karşımdan bana bakıyodu. Ağlamamak için kendimi çok zor tuttum. Babamla vedalaştık. Dayım bana "Dayıcım ne zaman mezara gitmek istersin ha söyle" dedi. Bende "bugün" dedim. Bizim aşağı katımızda. Teyzem yani annemin kuzeni teyzemin oğlu çook sevdiğim abim 19 yaşında. Ve halam oturuyodu dedemin kardeşi. Dayım,ben,annem,teyzem,abim arabaya bindik mezarlığa doğru gittik. Ben bi ön konuşma yaptım "Bakın lütfen ben mezarlıktayken benden uzak bi yerde olun ben siz yanımdayken ağlayamıyorum rahat" herkes 'tamam dermişçesine kafalarını salladılar'. Mezarlığa vardık. Gittik dedemin mezarının oraya. Ben anneme baktım "Anne gidin" dedim. Kelimeler ağzımdan o kadar titrek çıktı ki anlaşılmıycak derecedelerdi. Annemler uzaklaştılar. Ben birden çöktüm ve ağlamaya başladim. Toprakları avuçladım ellerimle. 'Niye gittin ki sen' diyip duruyodum. Bi 10 dakika sonra falan dayım geldi yanıma "Dayıcım bak o senin ağlamanı istemezdi" dedi. Ağlamayı kestim. Yani en azından ben öyle sanıyodum. Annem geldi ağlayarak. Sarıldım. Çok ağladı. Bende ağlamamak için ellerimi bâya bi sıktım. Eğer biraz daha sıksaydım kırılabilirlerdi. Eve geldik. İşte bu işin 7'siydi 40'ıydı. Derken zaman çok çabuk geçti.
Okula başladım. Karma olmuştuk. Ya niye ya niye karma yapıyosunuz ki?? Herneyse biz yine Gökçeyle aynı sınıftaydık Allahtan. Kendisi benim en ama en yakın arkadaşım olur. Ben dostluğu onda öğrendim. Herneyse işte sınıfıma alıştım. Bi gün bir salak onun rumuzunu bulalım onundaa elma olsun. Bu salak elma beni iktirdi. Talha diye bi çocuğun üstüne. Biz bunla sarıldık yanlışlıkla. Kalbim bi ağrıdı. Bi atmaya başladı. Lan niye atıyon böyle sen? Diye kendime sordum. En son ben böyle affallamıştım. Gökçe "Gülse hayırdır" falan dedi. Yok bişey demekle geçindim sadece. Bu Gökçe benim Talha'yı sevdiğimi bi şekilde öğrendi. Bu Talha sürekli önündeki KIZLARLA konuşuyodu ben tabi her seferinde deliriyodum. Gokçede bana "salak" diyodu. Kız haklıydı. İşte bi cuma akşamı bu Talha bana mesaj yazdı. "Gülse bana demek istediğin bişey var mı dürüst ol" dedi. Bende 'hayır' falan dedim. Ama sonradan söyledim. Banaa "seninle ciddi düşünemiyorum kb" yazdı. Ben anıra anıra ağladım. Sonra annem girdi odama. Beni öyle pancar gibi görünce anladı tabi kadın. Sonra işte mâlum anlatmak zorunda kaldım.
Gelelim bugünee. Sinirlerim bozuk. Neden derseniz. Tabiki Talha yüzünden. Düşünmemeye çalışıyorum ama düşünüyorum.
Nolucak acaba bu iş böyle?
🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤
Merhabaaa. Kendi hikayemle karşınızdayım. İçimde kalcağına dışımda kalsın jsksks. Herneyse çok güzel keyifli okumalar diliyorum size. Yorumlarınızıda bekliyorum. SİZLERİ ÇOOOK SEVIYORUM❤
YOU ARE READING
Can Kırıkları
Teen FictionBu kitabım biraz günlüğüm gibi olucak. Hayatımı sizinle neden paylaşmayayım ki?🖤
