İlk Karşılaşma

66 9 3
                                        

"Topraaakkkk uyansana dersin yok muydu senin hayır insanların biyolojik saatleri var bozuk mu seninki bozuk saat bile günde 2 kere doğruyu gösterir "

"Ya kızım bir git sovdurtme kendine tamam uyandım bağırma "

Yataktan bir kuvvetle doğrulup ruhumun bedenime sinmesini bekledim.Buse'yi daha fazla söyletmeden lavaboya gittim.İslerimi halledip döndüğümde kahvaltı hazırlamıştı canım ev arkadaşım.Buse ve ben ayni üniversitedeyiz.Ben veterinerlik okurken Buse acil tıp teknisyenliği okuyor.Bu kısa bilgiden sonra devam edelim Buse'nin ananı bacını adlı müzikaline daha fazla dayanamayıp ayağa kalktım.Salataliklari bir kuvvetle ağzıma tikiştirip okulun yolunu tutmak için evden çıktım.Hava bulutluydu bu nedenle şemsiye alamamıştım ama evren beni şaşırtmayıp yine tüyünu dikmişti.

"Hayır arkadaş ismim kesinlikle Murphy olmalı hayatım kadar ters gidemez "cümlemi tamamlarken yoldan geçen amcanın bana baktığını farkettim.

"Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa,hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir" dedim amcaya bakarak ve devam ettim "Murphy amca paralel evrendeki ben "

"Kime ne diyon gızım.Bunu ezberleyecegine dua ezberleyiversene" dedi öyle ölünmez füze at amca demek geçsede içimden düşüncelerimle boğuşup

"Amin amca ben kosayim zaten islanicam görüşürüz " deyip cevap vermesine fırsat vermeden koşmaya başlamıştım evet ıslandım ama bu bardağın boş tarafı.Dolu tarafını soruyorsanız BARDAK BOMBOŞ diyebilirim.Okula vardığımda yağmur dinmisti okulun bahçesinde biraz soluklanmak için durdum.

"Allah'ım Yüce Rabbim sen büyüksün şu kulunun şansı dönsün nolur yardım et amin" ellerimi suratıma surup duamı tamamlarken kafama gökten defter düşmeseyle ritüelimi tamamlayamadan çığlık attım. Evet yanlış okumadınız DEFTER LA DEFTER

"Ahhh ulan bunu atanın ebesini makarna süzgecinden geçirmezsem bana da Toprak demesinler.Lan Death Note'da mıyız lağnn acitti şerefsiz" Kafamı ovalayip su birikintisinin içinde duran deftere baktım.Siyah kaplı üstünde beyaz yazılarla bilmediğim bir dilde yazılan kelimeler vardı.Elime aldığımda garip şekilde ıslanmadigini gördüm bu olay tuhafima gitsene umursamadim.Kol saatime baktığımda saatin 9.37 olduğunu gördüm ders bitmişti defteri incelemekten geç kalmıştım.Defteri hızlıca çantama attım o sırada omzuma dokunan elle irkildim.Arkami döndüğümde okulun badboyu Kaan la karşılaştım.Ulan tüpe bak.

"Sinsi sinsi ne yapıyorsun lan arkamda"dedim bir elim havada sen ne ayaksın hareketini yaparken gözlerimlerimi kısıp bu hareketimi pekistirmeye çalışıyordum.

"Toprakcım bak biliyorum beni seviyorsun bari okulda yapma millet benimde sana karşılık verdiğimi zannedecek "dedi cümlesini nokta yerine kahkahayla bitiren biriydi iticiydi,coolukla kıllık arasındaki sarı çizgiyi geçmişti benim için o bir kıldı ve Toprak Fakır asla kıllardan hoşlanmaz.

""Dünyadaki nüfus sürekli artar ama toplam zeka sabit kalır.Senlik bir şey değil yani sıkma canını " dedim

"Ha yine möronlardan bahsediyorsun kızım bıkmıyor musun aptalca konuşmaktan "

"Murphy "

"Ney ipi"

"M-U-R-P-H-Y" dedim heceliyerek.Hala suratıma bakıyordu hayır anlamıyorum kızlar bunda ne buluyor.Bir sonraki derse girmek için çok geçti.Bu andaval için dersi kaçırmıştım.Omzuna vurarak yolumu actim ve yürümeye başladım.Kaanin arkamdan seslendiğini duyabiliyordum ama umrumda değildi.Bos bir banka oturdum ve çantamdan defteri çıkarttım.İlk sayfayı açtığımda siyah sayfada beyaz yazılar yazıyordu yüksek sesle okumaya başladım

Uyari 1 : Hankai sadece kullanıcısına (onu bulan kişiye)aittir.

"Hankai vay şekilli bir isimmiş vesselam "deyip gülümsedim.Omzuma dokunan elle ikinci defa irkilirken Kaan'a içimden sovmeye başladım.Defteri hızlıca kapatıp arkamı döndüğümde bir çift kizillikla karşılaştım.Ayaga kalkıp iki adım geriledim ve konuşmaya başladım.

"Birine benzettiniz eğer cevabınız hayırsa güzel benzetileceksiniz"Konuşurken gözlerine bakmaya devam ettim.O göz rengi ,beyaz ve gri arasında kalmış saçlar ,sivri burun cosplay miydi acaba? Yoksa Türk müydü ? Kesin badboydur diye düşünmeden kendimi alamadım boğazını temizlemesiyle düşüncelerimden sıyrılıp bakmaya devam ettim ve o çocuk konuşmaya başladı

"Af buyur gülüm " demesiyle kahkahayı patlatıp sen ciddi misin bakışımı attım anlamamıs olacak ki suratima bakmaya devam etti gulmemi kestim

"Sen ciddi misin ? Gerçekten su tipinle kurduğum cümleye tepkin gercekten bu mu ?"

"He beğenmediysen naha kapı şurada ama önce konuşmamı bitireyim ben Aren Whn.Biraz önce çantana tutuşturdun defterin kölesiyim sana defterin verdiği armağanın tamamlanması için yardım edeceğim anladın mı hatta sizin dilinizde ayüktün mü gülüm?"

Önce kahkaha atıp suratına gerçekten mi bakışımı attım.Hayır arkadaş bu çocuğun mizah anlayışını geliştirmek lazım hiç şakadan anlamıyor yahu."Gerçekten sana inanacagımı düşünmedin herhalde.Akıl hastanesi de uzak buraya cidden sen nasıl geldin üzerinde de hastane kıyafeti yok ki "Üzerini incelediğimde siyah bol bir tişört aynı zamanda siyah kot pantolon vardı.Normal görünüyordu saçları da boya olmalı gözleri yok canım kesin lenstir kırmızı göz mü var be

"Bana diyorsun da iki saattir sana sesleniyorum.Nerden geldiğimi soracak olursan inan hatırlamıyorum tek bildiğim bir günahın kefaretini ödediğim.Günahı sorma ne cevabım ne de hatırlayacak anılarım mevcut.Zihnimde Nerdesin bacısını ssss sevdiğim eşliğinde Mahmut Tuncer halay cekiyor.Yardımımı kabul etmek zorundasın deftere dokundun artık geri dönüşü yok "

"Öyle bakma ciddi olduğunu düşünmeye başlayacağım.Allah'ım lütfen yarabbim bir gün sadece normal olan bir gün istiyorum " duamı tamamlarken aniden bileğim kaşınmaya başladı kaşıdıkça kızarıklığı artmaya başlarken Aren'in beni izlediğini farkettim."Sana alerjim tuttu iyi mi " dedim.Aniden bileğimi hızla tutup kendine çekti şaşkınlığım suratıma yansırken tuttuğu elime baktım.Bilegini ters cevirdiginde ikimizin de bileğinde bileklik tarzı bir şey olduğunu gordum."Allahın aşkına şunu takacaksan adam gibi isteseydin de bileğimi verseydim bu kadar cabalamana gerek yoktu"dedim

"Bacım şu tipine rağmen oluşmuş olan özgüvenin gerçekten takdire şayan senin gibi bir kızın bırak insanlarla konuşması kendini insanlık namına karantina altına alması lazım.Görüyorum ki egon boyundan daha büyük bunu sonraki zamana bırakıyorum şimdi sus ve Hankai'yi okumaya devam et"


A

ren'in söylediklerine içimden küfürler etsemde haklı olduğu kanısına varıp okumaya devam ettim

Uyarı 2 : Hankai 'yi kullanan kullanıcı ve Hankai kölesi arasında bir bağ kurulur.Bu bağ kullanıcı ve köle haricinde görülmeyecek bir sensa tarafından bağlanır ve görev tamamlanana kadar çıkarılmaz,yok edilemez, aktarılamaz

Okuduğumda bileğimdeki şeyin sensa olduğunu anladım ve Aren'e bakmaya başladım kader beni neyle sınıyordu kim bilir ?


ARKADASLAR İLK KİTABIM TEKNİK HATALAR OLABİLİR AF GÖRÜN UMARİM BEGENİRSİNİZ ÖPÜLDÜNÜZ 😻😻😻😻

MURPHİSM Stories to obsess over. Discover now