media:Su...
🍁🍁
"Suu! Kalk annem hadi, bak müdüre hanım seni çağırıyor!" Diye ciyakladı resmen Firuzan anne, beni sabahları uyandırmak işkence olurdu ona, o kadınada yazık.
Firuzan anne yetimhanenin ablasıydı, herkes onu ablası gibi görürdü, ama bize ayrı bir teferruatlıydı herkes ona abla derdi ama bizden ona anne dememizi isterdi. Onunda 2 çocuğu ve kocası trafik kazasında ölmüş.
Bizim gibi oda ailesi yok, ondan biz onun çocuklarıyız. Bence beni terkeden bi anneden daha iyi bi anne, ama kızgında olsam beni bırakıp giden kadını seviyordum. Annemi, gerçek annemi...
"Tamam firuzan annee" dedim ama demedim gibiydi. Ne dediğim anlaşılmadı ki, gerçi pazar günü 9'da kaldırılınca ne diyebilirdim ki? "Ne dedin kızım anlamadım?"
"Geliyorum dedim, geliyorum" o anki moodum sanki takımı şampiyonlar ligine kalmış ama son bileti önündeki adam almış taraftar gibi hissediyorum.
Ayaklarımı hafif aşağı sarkıttım, normal insanlar uyanmak için yüzünü falan yıkar. Ben ise çıplak ayaklarımın beton yetimhane zemini ile buluşunca bi anda gelen ürperti ile uyanıyorum. Yetimhane çok çetin, ama yanımda 3 can dostum var. Benim yerime ölsene lan deseler gözümü bile kırpmam, kırpmazlar.
Müdüre hanımın, benim deyimim ile 'nasihat hava sahasının' beni çağırdığını öğrendiğim için üstümü giyerken inatla dolabımda sakladığım beni yetimhane kapısına bırakıp giden annemin beni sardığı kumaş gözüme çarptı...
Ama kendime bir söz verdim, bulucam onları. Beni bırakıp girmiş olsa bile bulurum. Hesap için ve duygusal olmasam bile sarılıp ağlamak için. Çok vicdanlıyım, çok...
Ben size ne yaptım?. Küçücük bir bebek size onu terketmenizi gerektirecek şey neydi? Lan o kadar annemi babamı veya varsa kardeşimi istiyorum ki, gelip affet kızım cahillik yaptık, seni terketmememiz gerekirdi dese bile ben havada karada inanırdım...
O kadar bi anne istiyorum. Kokusunu bile duymadığım insani özlüyorum, bi o kadarda kızıyorum. N'aptım ki size? Neden terkettiniz beni?
Yine hiçbirinin cevapı yok. Ama onları bulursam, cevabını mutlaka alırım. Üstüme bi kapsonlu tişört altımada bi eşofman geçirince *nasihat hava sahası*'nın derdini dinlemeye hazırdım. O yetimhane soğuğu yüzüme vurdukça kendimle yüzleşiyordum. Yaşıma göre beni büyüten biri olmadığı için, kendime göre büyüdüğüm için, olgun değildim ama her konuda değil.
Hayat mottom,"yemek buldun ye kavga buldun içine dal kızım!"
Kavgayı çok severim, güzel döverim. Erkekler bile korkar benden. 'Canım kendim'. Bem saçma salak şeyler düşünürken müdürün odasına geldim bile. Yine evet kafamızdaki yetimhane müdürü tiplemesi olarak siyah saçlı ve hep sıkı topuz, ve hep ciddi bi kadına özel takım elbise.
Sıkıcı. Farkımız tarzımız...
"Meraba hocam" dedim usulca, zaten yeni kalmıştım. Uslu olduğuma bakmayın iç sesim
*lan beni bu saatte uyandıracak ne kadar önemli şey olabilir * diye çemkiriyordu.
"Günaydın uyuyan bela"
"O sizin belalılığınız hocam ne demek"
"Yine yüzsüzlükte markasın bakıyorum"
"Ben prensip olarak kimseyi siklemiyorum hocam"
"Geri al küfürünü çabuk!" Dedi sesini yükselterek ama bana işler mi? Ne sandın, asla.
Elimi birinin omzuna atar gibi yapıp elimin altınaki kişi ile konuşur gibi eğilip
"Hadi küfürüm geri gidelim"
"Cıvıtma hemen! Hızlıca giriyorum konuya. Dün bi kızı dövmüşsün yurttan"
"Hangi kız hocam?"
"Ukalaya bak bide bilmezden geliyor "
"Yok hocam bilsem biliyorsunuz beni söylerim ama, ben dün 6 kız dövdüm. Ha pardon 7 hocam, evet 7!" Dedim cümlemin sonlarına doğru çenemi kaşıyarak söyledim bu onu sinirlendirmek için bire birdir.
"Ayy bide uyuz! Git odamdan! Ha bide o kızdan özür dile!"
"Peki hocam" dedim ama asla dilemeyeceğim, hatta beni şikayet etti diye yine dövebilirim. Ama bugün aşırı uyumak istiyorum.
Ki kimse benim kavgama engel olamaz... Su ile kavga teorileri madde 13'ün 4. fıkrasına göre
'biri seni ispiyonluyorsa, söylediği ağzı yamultmalı ve seni şikayet ederken o odaya giden ayakları müsait bi yerine, hatta musait değilse bile sokulmalıdır.'
Bu madde efsanelerdendi ve dinlenlemiydi...
Kızın olduğu bölüm 2. kattaydı, Firuzan abla bizim katı uyandırdı o yüzden onların katınıda uyandırmışdır diye düşünerek onların katında gidip kızın yanına hışımla bakmaya başladım. Bu kadar sinirli değildim müdürü kim takar ama bugünün stresini atmaya mazleme buldum, asla kaçırmam.
Kız ona baktığımı görünce hızlı reflekslerle etrafına bakındı, kaçmak için. Korkularını seviyorum. Ama benden kaçamazdı, hızla kızın omzuna tek elimi koyup kendime yaklaştırdım etraftaki erkekler ve kızlar bana bakarken kızın kulağına "beni ispiyonlayan ağzını düğümlerim!" derken elimi hafifçe omzundan dirseğine doğru indirip eline ulaştım, sakin hareketlerim onu gevşetiyordu ama ben Su Demir! Ve bana güvenme kaltak!
Elimle elini tuttuğumda bana lez mişim gibi baktı ama, elini tuttuğum gibi ani bi refleksle elini ters döndürdüm, arkadan 'ovv' sesleri gelip kız çığlık atarken kızın saç diplerini tutup o demir giysi dolabında kafasını çarptım o sırada kızın üst sınıflardan bizden bi yaş büyük olan sevgilisi geldi tam kızı salmaya hazırlanıyordum ki, çocuk bana "sevgilimi bırak!" diye bağırdı ve aşırı gaza geldim kızın kafasını dolaba tekrar çarptım kız hala ciyaklıyordu. Korku, güzel.
Size az psikopat ve egoist gibi gelebilirim uzaktan ama, tanıyınca daha psikopat ve egoistim. Çünkü burası yetimhane, güçlü olan kazanır. Kimsesiz büyümek böyleydi, ama kahpe değildim. Erkeksi olmak güzel. Cıvık kızları hiç sevmem. Alayı oksijen israfı.
Ben kızı bırakacaktım ki erkek gelip benim omzuma dokundu ona döndüm ve alnıma hızlıca bi yumruk attı, ezik bir kız olmadığım için canım fazla yanmadı, alışmıştım zaten buna. Çocuk yumruk attıktan sonra erkekler arkadan beni korumak istedi çünkü ben yetimhanede psikopatlığı ile tanınan 'Su Reis' dim. Iyi lakap bro! Erkeklere işaret parmağımı yukarı kaldırarak durmalarını söyledim. Zaten maçı alacağımı biliyorlardı ama ne kadar az hasar alırsam o kadar iyi diye düşünüyordu hepsi, ben kızın yatağında hızla çıkıp çocuğa bi kafa attım çocuk yere serildi, ama o kalıplü çocuk bu kadar kolay vazgeçmezdi. Öyle de oldu.
Benim kafam ile yere serilen çocuk hızla ayağa kalkıp beni omzumdan yakaladı iki güçlü kolu benim omuzumdan tutuyordu yüzlerimiz aynı yöne bakacak şekildeydi yani beni kolları ile öne almıştı önündeydim ve rahatsız ediciydi. Ahh çok boktan bro! Kendime hakim olamıyordum,çocuğa bir vursam amele sümüğü olacak haberi yok. Mal. Baktım omuzlarımı iyice sıkıyor, bende tek ayağımı arkaya doğru atarak onun açmamış goncalarına bi armağan bıraktım. Ellerini malum yerine doğru tutup inleyince karnına tersten bi kol geçirip yere serdim. O yere yatınca üstüne ayağımı basıp
"ne oldu lan yavsak? Gücün kıza mı yetiyor diyeceğim ama onada yetmiyor. Oksijen israfı..."
Ben böyle derken o hâlâ inliyordu acısı az geçmiş gibiydi ama hala acıdığına emindim.
Ayağımı üstünden almadan herkese doğru bağırdım
"Erkek kankakarım öpüldünüz! Ha kızlar, eğer biri bu insan müsfetlisine yardım ederse, ağır sikerim!"
Erkek kankalarım derken onlara doğru elimi yumruk yapıp göğsümün soluna iki kez vurup ellerimi onlara öpücük yollar gibi yaptım ama tabiki öpücük yoktu sadece elimi eğdim. Nasılda beni tanıyorlar hepsi 'Su tipi' selamlaşmama karşılık verdi. Iyisiniz, baya...
Her kız korku ile başını sallıyordu, kattaki erkek kankalarım ise bana 'adamsın su reis' der gibi gözleri parlatarak bakıyordu. Tam ayağımı çekmiş gidecektim odadan çıkıyordum havalı bir çıkış yapayım derken biri omzumdaki yakamdan tuttu "sıçtın işte şimdi" diye ciyaklıyordu iç sesim o piç ani bir hareket ile beni yukarı kaldırdı duvara dayadı. Sıçtın reis tebrikler. "Reisine sokayım iç sesim sus!"
Resmen iç sesim ile kavga ediyorum, kafam iyi galiba... Evet evet iyi, Su olmak bunu gerektirirdi zaten
Piç, tam beni duvara dayadı yumruk atacakken erkek kankalarım ona doğru ilerlediler hepsi gardını almıştı, yumruklar havaya kalkmış, onlar bize doğru yaklaşırken bi anda yatakhanede bi sessizlik oldu, tüm kızlar hayranlık ile gelene bakıyordu erkeklerde ise piçimsi bir gülümseme takınmıştı yüzüne. Hoş, o geldi...
"Kızı bırak yoksa ebenle dans ederim!"
(1179)
♡ASLINDA DUYGUSAL BI KITAO DEĞIL, ILERDE ISLER KARIŞACAK. BEKLEMEDE KALIN...
YOU ARE READING
Lise Kafası
Teen FictionYetimhanede büyümüş bir kızı, milyoner ailesi bulursa hayatı nasıl değişir? Yetimhane arkadaşlarını bırakıp girebilir mi? Ya onlarda gelirse?
