1

322 102 364
                                        

      Hayatım bı trafik kazası sonucu mahvolmuştu. Annem ve babam ile birlikte Antalya tatili dönüşünde çok şiddetli bı kaza yapmıştık. Kazadan annem ve ben ağır yaralı olarak çıktığımızda babam çoktan orada can vermişti. Hayatım o kaza ile berbat bir hale dönüşmüştü.

       Annemle tek başımıza kalmıştık. Aslında çok zengin olmamıza rağmen babamın bize söylemediği kredi kartı borçları yüzünden villamızı ve arabamızı satmak zorunda kaldık. İstanbul'da evler çok pahalı olduğu için annemin büyüdüğü ve çocukluğunu geçirdiği Manisa'ya taşımaya karar verdik. Annemle ikimize uygun bir ev bulabilmiştik. Eski o koskocaman villamızın yarısı kadar bile değildi burası. Ama annemi üzmemek için bir şey söyleyemedim.
Geçimimizi sağlamak için annem bir işe girmişti. Henüz 17 yaşında olduğum için bitirmem gereken bir lise vardı. Annemle mahallemize en yakın olan liseye gidip kayıt yaptırdık. Eskiden okuduğum kolej ile burası arasında çok fark vardı. Orada yapacağım birçok aktiviteler vardı fakat burası gördüğüm kadarıyla sadece bir spor salonundan ibaretti.

      Çaresizce yeni hayatıma alışmak zorunda olduğum geldi aklıma ve anneme bir şey hissettirmeden okulumu da beğendiğimi söyledim. Pek inandığını sanmam ama bana hafif gülümseyip

"Bunların hepsi geçecek, işlerimizi yoluna koyduğumda tekrar eski hayatımıza dönebiliriz tatlım"
dedi.

    Annem zaten hep her şeye olumlu bakan kadındı. Babamın yokluğunu bana hissettirmemeye çalışsa da kendisi bu yokluğu iliklerine kadar hissediyordu.

     Anlattıklarına göre babamla aynı üniversitede hukuk fakültesi okumuş ve birbiriyle büyük bir aşk yaşamışlar. Bu aşk sonucu evlenip güzel bir hayat kurmuşlar. Ta ki babam bize veda edene kadar.
Bu yokluğa ikimizde nasıl alışacağız bilmiyordum. Babam bize veda ettikten sonra her gece onunla birlikte geçirdiğimiz güzel günler aklıma geliyordu. Babamla o kadar çok anımız vardı ki gerçekten mükemmel bir babaydı. Onu şimdiden çok özlemiştim. İstanbul'da olmadığımız için onun toprağından bir kavanozun içine koyup yatağımın yanına koymuştum. Kavanozu açıp toprağı kokladım ardından gözyaşlarım akmaya başladı. Bununla nasıl başa çıkacağımı bilmiyordum. Anneme yansıtmamam gerekiyordu çünkü benim üzgün olmam annemi daha çok üzüyordu.

Ertesi sabah annemle beraber ev için yiyecek almaya markete gitmiştik. Annem yeni başladığı şirketten avans almıştı. İşleri yoluna koyunca tekrardan kendine büro açmayı planlıyordu. Umarım planları düzgün giderdi.

Manisa İstanbul'a göre daha sakin ve şirin bir yerdi. Yaşadığımız mahalle güzeldi fakat arkadaşlık kurabileceğim hiç kimse yoktu. Manisa'ya yerleşeli bir hafta olmuştu ve ben mahallemizde hiç kız göremiyordum. Bu benim için kötü bir durumdu. Şimdiden İstanbul'daki hayatımı ve arkadaşlarımı özlemiştim. En çok da babamı.
Yarın okulum başlıyordu ve ben henüz okul kıyafetlerini almamıştım. Annem okul müdürüne durumumuzu anlatınca anlayış göstermişti ve bir süre okula serbest kıyafetle gelmeme izin vermişti. Bugün annemle evdeki tüm eksikleri tamamlamıştık. Yorulduğumu fark ettim ve odama çıkıp yatağıma uzandım. Müzik açıp boş boş tavanı izliyordum. Bir anda hayatımız nasıl böyle olabildi diye düşünmeden edemedim. Sürekli aklımda bu soru vardı. Babam bize hiçbir şey belli etmeden borca batmıştı. Daha sonra tatil dönüşü yaptığımız kaza sonucu bu borçları öğrenmemiz gerçekten aklım almıyordu. Bunları hak edecek ne yaptım diye düşünüp durdum.

Annemin:

   "Hadi kızım yemek hazır"
demesiyle gözlerimi hafif araladım. Sanırım düşünürken uykuya dalmıştım. Anneme

"Tamam annecim hemen geliyorum" dedikten sonra kendime gelmek için elimi yüzümü yıkamaya banyoya gittim.

   
    Annem daha öncede yemek yapardı ama genelde evimizin aşçısı Ayşe teyze yapardı yemekleri ve gerçekten çok lezzetli olurdu. Yine eski hayatım gelmişti aklıma ama artık bunları aklıma getirmenin ne kadar saçma olduğunu düşündüm ve annemin yanına geçtim. Annem düşünceli görünüyordu

"Anne iyi misin düşünceli görünüyorsun"
dedim.

Annem:

"Yok bir şey tatlım eksik bir şeyler kaldı mı diye düşünüyordum"
dedi tatlı bir gülümsemeyle.

   Annemin gülüşü gerçekten içimi ısıtıyordu. Bana güven veren tek kişi annem kalmıştı insanlara karşı olan güven kırıklığım beni bu hale getirmişti.

    Masayı toparladıktan sonra annemle biraz televizyon izlemeye karar verdik. Bir süre televizyon izledikten sonra annem artık yatmam gerektiğini ve yarın okulumun olduğunu söyledi. Onu hiç ikiletmeden odama geçtim.

     Tabiki her zaman olduğu gibi yastığa kafamı koyar koymaz uyuyamıyordum. İç sesimle biraz sohbet ettikten sonra uykuya daldım.

Yıldızlar ŞahidimStories to obsess over. Discover now