Medya; Çisil.
Hölaa. Bu ilk deneyimlerinden bir tanesi. Hatta ilki bile diyebiliriz. Hatam olursa bana bildirmeyi unutmayın. Şimdilik iyi okumalar. Umarım beğenirsiniz. 💚
Hızımı biraz daha artırarak yürüme evresinden, koşma evresine geçtim. Çünkü; işe geç kalıyordum. Ne vardı sanki biraz geç kalabilseydim.Cebimden telefonumu çıkartıp,İlaydayı aradım.
İkinci çalışta açılmıştı.
"Erken geleceğim bugün yemeği dışarıda yeriz."
"Sana da Merhaba.Valla bende iyiyim,sorduğun için sağol." dediği şeye gözlerimi devirdim.
"Göz devirme bana kız.Çarpılacaksın."
Gülerek,"Beni mi takip ediyorsun sen ya? Beni benden iyi tanımadan nefret ediyorum.Hadi,hadi kapat işe geç kaldım zaten."dedim.
"Aman iyi be kapatıyorum.Gelmeden önce ara beni hazırlanırım.Oradan direkt geçeriz. Öptüüüm."
Telefonu suratıma kapatmıştı resmen.Gülerek kafamı salladım ve telefonu sağ avucuma koydum.
Sokağı döneceğim sırada tiz bir çığlık sesi duydum. Duymamla yerime resmen mıhlandım.
Sesin geldiği yöne hızlıca koştum ve duvarın arkasına, beni göremeyecekleri bir şekilde yaslandım. Sessizce onları dinlemeye başladım.
"Bak bırak beni. Abim yaşatmaz seni. Biliyorsun, neden yapıyorsun bunu bana? Sevmiyorum. İstemiyorum seni anlamıyor musun? "
Kız artık ağlayacak duruma gelmişti. Bu sesine de yansıyordu. Kafamı hafifçe çıkartıp izlemeye çalıştım. Kızı resmen taciz ediyordu ve kız istemiyordu. Sinirlerim iyice gerilmeye başlamıştı. Duvarın arkasından bir hışımla çıktım ve adama bön, bön bakmaya başladım.
Beni görünce duraksayıp yüzüme bakarak, "Sende kimsin?" diye saçma bir soru yöneltti. Onu takmayarak omuz silktim.
Sırt çantamı yavaşça köşeye koydum. Güneş gözlüğümü ve telefonumu da çantanın üzerine bıraktım. Adam şuan ne yaptığımı anlamaya çalışır gibiydi. Gömleğimin kollarını biraz daha yukarı çektim ve kollarımı göğsümde kavuşturdum.
Adam bu hareketime kendince çekici olduğunu sandığı ama aslında pis bir görüntü sergileyen bir gülüş attı. Gözüm bir kızda,bir adamdaydı.
"Ne yapmaya çalışıyorsun? " dedi. "Seni ilgilendiren bir durum yok. Kafana göre takıl ama ben kızı alıp gideceğim. " dedim.
Kızı alacağımı söylediğimde yüzü sinirle kasılmıştı.
"Sen kim oluyorsun be. Kimi kimin yanından alıyorsun kızım. Git kendi boyuna göre birilerini bul. "dedi.
Kızı bırakıp üzerime yürümeye başlamıştı. Ki bu da istediğim bir şeydi. Yüzüne alayla güldüm. Bu onu daha da sinirlendirmişti.
Kıza baktığımda yavaş, yavaş sokağın çıkışına gittiğini gördüm. Adam kızın gittiğini hissedermiş gibi kafasını kızın olduğu yöne doğru çevirdi. Dikkatinin dağılmasını fırsat bilerek, yüzüne bir yumruk indirdim. Bu onu 1,2 adım geriletti. Toparlanmasına fırsat vermeden, dizimle bacak arasına tekme attım.
İki büklüm olup kendine gelmeye çalıştı.
Kızın gittiği yöne dönüp, gitti mi diye kontrol edecektim ki bir kol boynuma dolandı ve beni boğmaya çalıştı. Bana kalan alanda bir adım öne gidip, kafamı ileri aldım ve adamın yüzüne arkadan kafa attım. Boynumu tuttuğu elini arkada birleştirip, ayağımla sırtına vurdum.
Bu hareketim onun duvara çarpmasını sağladı. Afallamış bir şekilde olduğu yerden kalkmaya çalıştı. Bir yandan da kanayan burnunu tutuyordu.
YOU ARE READING
Gün Batımı..
Teen FictionHer insan yanında bir dostu, sırdaşı olmasını ister. Yanında ona destek olacak biri. Çisil bu konuda şanslıydı ama her kadar yanında bir dostu olsa da o kâbus onun peşini bırakmayacaktı. Herkesin bir derdi vardı bu hayatta. Kimse mutlu değildi ama...
