- 1 - Blue Moon

9 1 0
                                        

Bölüm 2.294 kelimeden oluşuyor.

Annemin bana resmen bağırmasıyla özlediğim ve uzun zamandır görüşemediğim canım parkelere bakış attım.

-Seninle olan ilişkimi düşünmeye başlıyorum bugünden sonra Çiko. Eğer her sabah böyle olacaksak aileme açıklamam lazım seni.

Parkelerin soğuğuna yanağımı dayadım ve derin bir iç çekip güzelim uykuma devam etmeye odaklandım. Yastık olmasa da olur. Uyku şart!

-AY ALİSA! Her gün ayrı bir çıldırtmanın eşiğine getiriyorsun.

Annem odama yaklaşırken sesinin yüksekliğini yaklaşmasına bağlı olarak düşürerek odama tam bir Valide Sultan asaletiyle giriş yaptı.Benim Validem diye demiyorum annem yürürken bile ses çıkarmadan asaletle yürür.

-Kalk kız! Yine geç kalacaksın sonra da dönem sonu geçen yılki gibi sürüne sürüne okula gidersin.Bak bu yıl müdürüne karşı mahcubiyet duymak istemiyorum.Kalk Alisa artık ya!

Kafama geçirirken içimden tabi bu asalet de bir yere kadardı dedim.Annemin tehdidini ciddi ciddi göz önüne alarak özür dileyerek Çiko' dan ayrıldım. Affet beni Çiko annem bizi onaylamadı. Annemin benim tamamen uyandığıma kanaat getirdiğini düşünerek odamdan ayrılmış olmalıydı yoksa odamdan ben uyanmadan çıkması söz konusu bile olamazdı.üstümü okula gidecek duruma getirip yani doğru düzgün bir soluk siyah bisiklet yaka bir tışort ve siyah pantolonumu giyip güneş kremimi sürdüm. Şeffaf dudak nemlendiricimi de hazırladığım çantama attıktan sonra çantamın fermuarını çekip kapattım. Koridordan mutfağa geçiş yapıp annemin bize hazırladığı kahvaltıya gömüldüm. Telefonumun saatini kontrol ederek evden converselerimi giyip çıktım. Annemin saat 8 den başlayan mesaisini bildiğim için hiç rahatsız etme gereksinimini duymadım.Servisi çok beklememenin verdiği mutlulukla öndeki boş koltuğa yerleştim.

- Günaydın Yasin abi.

- Günaydın Alisa. Bu erken kalkıp da bizi bekletmemeni neye borçluyuz?

- Valideye

- Zaten senden beklenmezdi böyle hareketler.

- Pardon Yasin abi ama benden hangi hareketler beklenmezdi ?

- Aklın bana yetişemezken okuduğun okulu yesinler yavrum.

Sinirden köpürmüştüm.Son sözü ben diyeceğim bir kere Yasin abi. Yasin abi anlayacağınız şekilde benim üşengeçliğim tuttuğunda kullandığım bir okula ulaşım yolumdu. Evet , okulum ile evim yakın ama ne yaparsınız üşengeçlik.Yasin abi 30-35 yaş aralığında olduğunu tahmin ediyordum ve az da olsa karizması olan biriydi. Çok güzel laf sokardık birbirimize, o kamyon arkasından ben modern kapaktan birbirimize giydirirdik ama biz birbirimizle uğraşmayı sevdiğimiz için kırıcı olmazdık. Ufak bir atışmaydı aramızda o kadardı.Okulun girişinde servisi durdurup bana döndü Yasin abi.

- İyi dersler Alisa.

- Eğer benim anlamayla ilgili problemim varsa, bu senin problemli olmandandır Yasin AMCA! Haydi sana kolay gelsin AMCACIM! Dikkat et de yakın gözlüğünü kaybetme.

Yüzümdeki oluşan ifadeyi tahmin edebiliyordum. Yasin abi : 1 – Alisa : 1

Okulun bahçesine resmen giriş yapıp çevreye göz gezdirdim. Yeni çömezler , sınıf atladıkları için salak salak sevinen onuncu - on birinci sınıflar ve biz on ikiler. Okulu ne kadar bize sınava hazırlık olsun diye erken açsalar da resmi olarak bugün bize de yeni açılmış olmuş oldu.

Direkt olarak bizim yerimize geçiş yaptım.Kamelya.Bizimkiler neredeyse tam kadro gelmişlerdi. Şu an bilgi depoladıklarını tahmin ediyordum.Onlar gelene kadar kafamı şişme çantama gömdüm. Özellikle bu çantamı seviyordum çünkü yumuşaktı.Filiz bilgi kaynağımızdı ve şu an işlevini görüyordu, Yağmursa yüzümüze denilmeyenler kısmındaydı. Karanlık nerede Yağmur oradaydı. Kiraz en kırılgan en naif olandı, Mal Çisil'e yardım etmeye kalkacak kadar saftı.Ah Canım Nazlı ise en cana yakınımız olup gruptaki neşe kaynağımızdı.Aram hepsiyle sıkı fıkı ama en yakın olduğum kişi Yağmur'du. Nedenini bilemem ama galiba çocukluktan itibaren beraberdik. Ne bileyim işte Rafet Amca'nın bakkalına girip canımız ne istiyorsa aldıktan sonra da tüm hesabı babalarımıza kitlerken, abim Mehmed Cihangir'in saçını babamın tıraş makinesiyle ortadan bir baraj açacak kadar kestiğimizde, Yağmur'un babası Ekrem Amca'nın kravatlarını alıp birbirine bağlar ardından o uzun oluşan halatla birbirimize bağlanırdık, Annemin eskiden yaptığı altın günlerindeki tatlıları kaçırıp çatıda hepsini yememiz,Yağmur'un annesi Şule teyzenin bigudilerini kaçırıp kendi saçımıza takmaya çalışırken saçlarımızdan olmamıza varana dek hep birlikte olmamızdan kaynaklanıyordu galiba.En son baktığımda okulun bahçesinde görebildiğim kadar Yağmur yoktu,Kiraz ile Nazlı beraberdi, Filiz ayakçı takımıylaydı.

4.Devre!Where stories live. Discover now