O gün

32 5 1
                                        

Sabah uyandım güneş doğmuştu odam ışık alıyordu ama bir türlü bana aydınlık gelmiyordu içi. Belkide içindeki karanlık olaylardı bunun sebebi. İyi olaylarda vardı elbet ama genelde kötüydü bu odada,evde yaşadıklarım. Bunları düşünürken birden kendime geldim ve banyoya gittim duşumu alıp dişlerimi fırçaladım ve servisi kaçırmamak için aşağı indim. Pek ses çıkartmadım tabii yoksa babam ve üvey annem biraz kızabilir tamam kendimi kandırmayacağım biraz değil baya kızarlar ama bunu üvey kardeşim için yaptıklarını sanıyorum o uyanınca ağlıyor ve huysuzlaşıyor ee tabi üvey annemede ona bakmak zor geliyor bu yüzden kızıyorlar bir nevi haklılar aslında... aşağı indim ve bir kaç dakika bekledikten sonra servis geldi yine o okula gidiyordum berbat okula,iğrenç okula,kimsenin beni sevmediği okula,herkesin beni dışladığı okula... okulu sevmezdim evet ama o şımarık çocuklar gibi ders falan olduğu için değil beni kimsenin sevmediği için. Servise biner binmez kulaklığımı taktım ve şarkı dinlemeye başladım... Yarım saat sonra okuldaydım kapıdan girer girmez yine herkes itici bir şekilde bana bakıyorlardı ama artık benim pek umrumda değillerdi daha doğrusu alışmıştım diyebiliriz çünkü ne yapsam onlar bana öyle bakacaklardı, nasıl giyinirsem giyiniyim, nasıl görünürsem görüneyim onlar için hiçbir şey değişmeyecek ve bana aynı şekilde bakacaklardı. Hemen sırama geçtim tabiiki sıram duvar köşesi ve en arka sıraydı ve tabiiki tektim kimse benle oturmuyordu hatta birisi benle oturmamak için yedek sıra bile getirtmişti. Hayır bana neden bu kadar kötü davranıyorlardı anlamıyordum, onlara ne yapmıştım, hiç birine bir zarar vermemiştim anlamıyorum. Dersin başlamasına son 10 dakika kalmıştı ve biraz kestirmeyi düşünüp kafamı sıraya gömmüştüm ki o sese kadar biyoloji hocamız gelmişti ve başımın dibinde bağırıyordu "Pırıl, Pırılll!!!" birden kafamı kaldırdım ve hocayla göz göze geldik "Sonunda uyanabildiniz Pırıl Hanım" biraz mahcup olmuştum ders başlayalı 10 dakika olmuştu "Özür dilerim hocam" dedikten sonra hoca yerime oturmamı söyledi ve gitti en öne. Yanında bir çocuk vardı daha önce hiç görmemiştim neden gelmişti acaba?? Çocuk çok yakışıklı değildi ama insanın ilgisini çeken bir şeyleri vardı sanırım gözleriydi... gözleri maviydi ama koyu bir mavi aynı gökyüzü gibi çok hoştu insanı içine çekiyordu. Saçları hafif kumral, 1.75-1.80 m arası boyu vardı. Yanında sanırım kısa kalacaktım benim boyum 1.60 ahh bundan her zaman şikayetçiyimdir zaten. Bunları düşünürken birden hoca konuşmaya başladı " Bu Deniz sınıfımıza yeni geldi onunla iyi anlaşacağınızı düşünüyorum. Evet Deniz kendini tanıtmak ister misin?" İşte şimdi konuşacaktı sesini çok merak ediyordum acaba nasıl gözleri gibi insanı içine çekebiliyor muydu derken birden konuşmaya başladı "Merhaba ben Deniz tanıştığıma memnun oldum çok söylenecek bir şey yok aslında birbirimizi git gide tanıyacağız" dedi sesi çok tatlıydı hiç gözleri kadar çekici değildi ama çok hoştu insanın içi kıpır kıpır oluyordu duyduğunda yada bana öyle geliyordu emin değilim. "Senin için yeni sıra getirelim mi Deniz?" Dedi birden biyolojici. "Gerek yok hocam ben şu en arkaya geçerim" dedi ve yanıma doğru gelmeye başladı çok heyecanlamıştım birden kalbim çok hızlı atmaya başladı sanırım hayatımda ilk defa bir şeyler yolunda gidiyordu ve ilk defa bu kadar mutlu olmuştum. Yanıma geldi ve oturdu bana döndü ve
Devamı daha sonra.....

Uzaktaki YıldızlarStories to obsess over. Discover now