Kış güneşi(m)

26 7 4
                                        

Park Jimin.
Hayatımdaki boşlukları dolduran, güneşimdi benim.
İlk kez bi bankta otururken görmüştüm onu, üstünde siyah bi kazak, altında ise dar kot pantolonu vardı. Boynundaki açık renkli atkısıyla tapılası duruyordu.
Bankta oturuyordu, geriye doğru yaslanmış ayaklarını dümdüz uzatmıştı.
Yüzüne hafifçe vuran kış güneşine bakıyordu sakince. Yüzü huzurluydu, sıkıntıları varmış gibiydi ama o an sadece keyfini çıkartıyordu.
Oturduğu bankın karşısında sahil vardı.
O kadar güzeldi ki, farkında olmadan 1 saat boyunca onu izlemiştim. Gülümsediğimi sonradan farketmiştim, neyse.
Tapılası varlığıma geri dönelim.
İlk ve son kez orada göreceğimi sanmıştım, okula gitmiyordum ve bu parka pek gelmezdim, o gün sadece içimden gelmişti.
Park Jimin'e geri dönersek eğer, 1 saat boyunca onu izlememden dolayı -sonunda- bakışlarımı hissetmiş ve bana dönmüştü. Gülümsemem solmuştu ve yüz ifadem anında şaşkınlığa bürünmüştü. Beni incelemişti, her yerime tek tek bakmıştı. Saçlarımdan başladı, gözlerim burnum ve dudaklarım.
Şaşkın yüz ifademe bir de kızaran yanaklar eklenince gülümsemişti bana. Başımın dönmeye başladığını hissetmiştim. Kusacak ya da bayılacaktım. Bu olanlar nedense çok fazla gelmişti bana.
Senden 1-2 bank uzaklıktaydım, hemen ayaklanıp resmen koşarak ayrıldım yanından.
Senin yanına oturacak ya da sana seslenecek cesaretim olmadığı için kendimden nefret ediyordum. Üzgünüm Park Jimin keşke seni ilk gördüğüm zaman yanına gitseydim.
Belki her şey daha farklı olurdu.

sun | yoonminStories to obsess over. Discover now