Herkes gibi sıradan bir hayat yaşıyordum,ta ki o hayatım girene kadar...
Yaşadığım güzel anılarım,kötü anılarım onla geçmiş idi fakat gerçeği öğrenene kadar durum değişti.
Kimseye anlatamadım ya da anlatmak istemedim.Eğer anlatsaydım ne kadar aptal olduğumu düşünürlerdi.Hiçbir şey yokmuş gibi hayatıma devam ettim.Evet daha 17 yaşındayım.Hayatımın dönüm noktası olan bir yaştayım.Yaz tatilinde çalışıp kendi harçlığımı çıkarmak için şehir dışında çalışmanın iyi bir fikir olacağını düşündüm.
Ah pardon sizlere kendimi tanıtmayı unuttum.Adım Eylül,ailenin 2.kızıyım. 3 yaşında Eliz dünyalar tatlısı bir kız kardeşim ve bir de 19 yaşında çapkın bir abim var.Abim Serdar,İstanbul'da Beykent Üniversitesi'nde okuyor.Abimle çok anlaşırız,hemen hemen her şeyimi abime anlatırım.E doğal olarak abim de her şeyini bana anlatır yani arada tehditler savursa da tatlı mı tatlı bir abidir benim gözümde.Çevremdeki insanlardan hayatın bir sürü güzelliklerini gördüm,kötülüklerini de.Bu sene lise hayatımın son senesi ve dil bölümünde okuyorum.İngiltere'ye gitmeyi çok istiyorum.Eğer yurtdışına puanımı tutturursam orada meslek hayatımı ilerletmek istiyorum.Annemle babamı ne yapıp ne edip ikna edip 2 hafta sonra Muğla'ya çalışmaya gideceğim.Daha sonra kursa da girersem sınavıma da çalışmış olurum, kariyerim tam oturmuş olacak.Odamda bön bön düşünürken annemin bana seslendiğini duydum.
-Eylüüül aşağıya in kızım Buse geldi.
Eylül:
-Tamam annee geliyorum hemen.
Buse,en yakın arkadaşım gerçi arkadaş demek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama arkadaştan da öte gerçek kardeşim gibidir kendisi.
Aşağıya doğru koşarak sarıldım.Bayadır görüşmüyoruz, baya özlemiştim kendisini.Yaşadığım olaylardan Buse'nin haberi yoktu tabi söylersem ortalığı velveleye verirdi.Ortam daha karışık bir hale gelirdi.Anlaşamadık diyebildim sadece.Buse çok korumacı birisi erkek gibi davranır.
Buse:
-Çok özledim lan.İnsan bir yanıma gelir hiç arayıp da sormuyosun.
Eylül:
-Kankileydo yukarı çıkalım herşeyi konuşuruz.
Yukarı çıktık ve Muğla'ya gideceğimi anlattım.Gitmeyip burada kalmamı söyledi ama benim için daha iyi olacağını düşündüğümü ona da anlattım.
2 hafta içerisinde Buse'yi de annesi Elif teyzeyi de ikna ederek Buse'yi de yanıma aldım.
Uçağın saatini kaçırmamak için evden biraz erken çıkmaya karar verdik.Annemin milyon kere 'dikkat edin kızım bak birşey olursa ara hemen bizi' demesini tekrar dinleyerek evden havaalanına doğru yola çıktık.Biletlerin ayarlanmasından sonra uçağa doğru yürüdük.İkimiz de yan yana oturacak şekilde biletimizi almıştık.Yanımızda da 1 tane boş koltuk vardı.Büyük ihtimalle kimse oturmaz.
Yükseklik korkum olduğu için pencere kenarına Buse oturdu.Neyse biraz dinlenmek iyi olur sanırım çünkü uçaktan sonra baya yorulacağız,biraz uyuyayım diye düşündüm.Tam uykuya dalacakken yanımdaki koltuk hareketlendi.Gözümü hafifçe araladım kibirli ve aynı zamanda yakışıklı bir çocuk gördüm.Gözkapaklarım ağır düşerek uykuya daldım.
Buse'nin beni dürttüğünü farzederek üstümü düzeltip koltukta düzgün oturdum.
Buse:
-Eylül 20 dakika kaldı uyan artık istersen anca uyudun mübarek.
Bilinmeyen:
-Hiç deme 2 saattir omzumda uyudun sesimi çıkarmadım hadi gene iyisin.
Eylül:
-Af buyur? Bir kere ben kendi halimde uyudum senin omzunda uyumuş olmam imkansız!
Buse:
-Doğru diyor Eylül başını ne kadar çeksem de tekrar başın onun omzuna düştü.
Bilinmeyen:
-Yani bana teşekkür edecekken bir de azarlıyorsun.
Eylül:
-Ben bir lavaboya kadar gitsem iyi olur.Sen de izin verirsen hani geçeceğim.
Bilinmeyen:
-Tabi tabi
Eylül:
-Bir de çok birşey yapmış gibi teşekkür mü edeceğim? Hıh
İçinden demiş ol Eylül içinden demiş ol lütfen!
Direk lavaboya kaçtım.Açılmak amaçlı elimi yüzümü yıkadım.Bir de bunun dönüşü var tabi amaaan ne olacak boşver kibirli olan o sonuçta Eylül.
İniş için anons yapıldı.Hemen yerime oturdum.İniş yaptıktan sonra havaalanından da direk Muğla'daki evimize geçtik.Kıyafetlerimizi de dolaba yerleştikten sonra zaten akşam olmuştu çoktan,biraz film izledik sonra uyuduk zaten.
Sabah saat 08.00 da iş görüşmesi için erken uyandık.Cafe'nin patronu da babamın yakın bir arkadaşıymış. Hemen işe başladık zaten.Gün baya yorucu geçse de idare etmek zorundayım yanii.
Saat 19.00 da Cafe'yi de kapatarak eve gittik.Arada annemlerle de konuşuyorduk.Zaten haftanın sadece 4 günü çalışacaktık çok yoğun olmuyordu.Muğla'yı da baya iyi bildiğim için alışverişe çıkacaktık yarın.
İstediğimiz saate kadar uyuduk,yorgunluğumuzu iyice aldık.Kahvaltııyı hazırlayıp hazırlandık ve alışverişe çıktık.Burada da ortaokul arkadaşlarım var onlarla konuşmazsam eğer haber vermediğim için alınırlar.Onlarla da bir gün hep beraber ayarlarız.Tek tek mağazalara girdik, zaten şehir fazla büyük olmadığı için çok da mağaza yoktu.
Baya gezdik, akşam yemeğimizi de dışarıda yediğimiz için evde de yemek yapma olayı olmadı bugün de böyle geçirdik.Yarın çalışma günümüzdü.Erken uyuduk malum zaten baya yorulacağız yarın.
Sabah 08.30 da kalkarak hazırlandık,direk cafeye gittik.Yolda Buse'yle biraz konuştuk.3 hafta daha çalışıp tatile gitmeyi de düşündük.
Cafe'ye geldiğimizde patronla da konuştuk,o da zaten tatilin bize iyi geleceğini söyledi,Allah'tan patron anlayışlı.
Müşterilerle ilgilenirken Buse'nin eski sevgilimle konuştuğunu gördüm.Zamanında kalbimi yeterince kırmış ve patavatsız konuşarak çekip gitmişti.Şimdi de tam karşımda en yakın arkadaşımla konuşuyordu.Buse'ye anlatmasından korkuy-
Demeye kalmadan Buse'nin Deniz'in yakasından tutmuş bağırdığını görür görmez yanına koştum.
Buse:
-Ne diyorsun lan sen!Onca yaşanmışlıktan sonra bir de pişkin pişkin anlatıyor musun?!
Deniz:
-Olması gereken buydu zaten ne bekliyordunuz?Eylül'ü gerçekten sevdiğimi düşündük demeyin bana kız milleti işte.
Buse:
-Kalk git elimden birşey gelmeden!Utanmaz!Eylül birşey desene!
Eylül:
-Diyecek birşey yok ki Buse,herkes kendine yakışanı yapıyor bırak ne yaparsa yapsın umurumda değil!
Deniz:
-Beni hala unutamadın Eylül,beni hala seviyorsun bunu hepimiz biliyoruz.
Buse:
-Ne seni seviyor be sevgilisi var Eylül'ün ve birbirlerini çok seviyorlar oldu mu?
Bilinmeyen:
-Noluyor burada?
Eylül:
-Kibirli??
YOU ARE READING
BAL ÇİÇEĞİ
Teen FictionBenzer hikayeler, Yaşanan ayrı ayrı hüzünler, Yaşanan aynı mutluluklar 💫
