'Artık istemiyorum. Umrumda değil. Söyle. Ne yapmamı istiyorsun. Yapacağım. Gerçekten.'
Kendimi hazırlamıştım. Onu tekrar gördüğüm için çok mutlu olmuştum ama o beni tanımadı. Tanımayı bırak. Gözlerinin söylediği şey. Böyle hissediyorsa... anlayamaz ki beni. Hatırlayamaz ki beni. Ben...
"Otoya bugün bize gel tamam mı? Annem seninle tanışmak istediğini söyledi!"
"Ahh olmaz olmaz. Planlarım var bugün."
Yanında iki kişiyle birden gidiyordu. Arkadaş? Benden başka arkadaşı olmasını istemiyorum ki. Kimi kandırıyorum. Ben onu arkadaş olarak istemiyorum. Benim yapmak istiyorum onu. Sadece bana ait, sadece beni seven yapmak istiyorum. Otoya. Ben seni unutmadım. Ve kendimi hatırlatacağım. Sadece biraz zamen ver. Seni olduğun o dünyadan çekip çıkaracağım. Senin yaptığın gibi.
"Hey! Tek başına oturmak sıkıcı. Hadi bizimle oyna."
"Oynamak istemiyorum. Tek başına oturmak sıkıcı değil."
"Sıkıcı bi' kere. Ayrıca birisi seninle konuşurken ona bak." deyip omzumdan tutup çekti beni ve gözgöze geldik. Hayatımda gördüğüm en güzel gözlerdi. Bana bir şey anlatmak istiyordu gözleri.
"Bı-bırak!"
'Sarıl bana.'
Bırak dememe rağmen. Sarıldı bana. Sıkı sıkı sarıldı.
"Gözlerin öyle demiyor ama. Sarıl bana diyor. Sakın bırakma diyor. Teyzem demişti ki birisinin gerçekten demek istediği şeyi anlarsan, gözlerinin söylediği şeyi duyarsan o kişi ile aranda çok değerli bir bağ oluşurmuş. Ben anladım. Şimdi bizim aramızda çok değerli bir bağ var. Biz dostuz. Ve dostlar hep birlikte olur."
Dediği şeylerden sonra gözlerim doldu. Uzun zamandır kimse bana böyle bir şey söylememişti. Burası bir yetimhane. Burada kimsenin kimsesi yok. Ama o bana dostuz dedi.
Ben hala seni anlıyorum Otoya. Bizim aramızda hala o özel bağ var. Biraz şekil değiştirdi ve soldu ama hala var.
"Ben Otoya!"
"Tokiya..." dedim küçük harflerle. Gözlerim dolduğu için yere bakıyordum. Sonra kafamı kaldırdı ve minnacık elleriyle sildi gözyaşlarımı.
"Teşekkür ederim... teşekkür ederim... Otoya"
Tokyo üniversitesinde psikoloji bölümünde öğrenciyim tam dört saattir. İlk günün dersleri bitti benim sınıfım için ve herkes dağıldı. Otoya da benimle aynı sınıfta. Zaten sadece onuna aynı yerde olmak için buradayım. Onun için bu bölümü seçtim. O buraya gelmek istediği, onun hayali olduğu için.
İkimiz aynı yetimhanedeydik. Her şeyi beraber yapıyorduk. Kelimenin tam anlamıyla dost olmuştuk ve çok mutluydum. Sadece onun yanındayken mutluydum. Sonra o şey oldu. Otoya evlatlık edinildi. Çok zengin ve çok ünlü bir aile tarafından.
"Tokiya! Gitmek istemiyorum! Gitmeme izin verme! Lütfen verme!"
Ağlayarak birbirimize bakıyoruz. Neden Otoya'yı götürüyorlar ki? Aile istemiyoruz ki biz. Sadece birbirimize yeteriz. Ama onun gitmesi gerekiyor... neden?
"Gitmelisin Otoya. Hem bizim verebileceğimiz bir karar değil ki."
'Seni bırakmak istemiyorum.'
Otoya başını eğip gözlerini sıktı. Göz yaşlarını durdurmaya çalılıyordu. Sonra bana baktı. Yarım yamalak bir gülümseme takındı.
"Tamam." dedi. Ellerimi bıraktı ve bileğindeki kırmızı lastik bilekliği çıkardı. Bana uzattı. "Buna sana bırakıyorum. Biliyorum çünkü ben olmayınca çok üzüleceksin. Hatıra bu. Gitmemin benim için daha iyi olacağını düşünüyorsan eğer. Gideceğim. Büyüyünce tekrar birbirimizi görelim tamam mı?"
'Seni bırakmak istemiyorum. Ne olursa olsun. Tokiya. Bırakma beni.'
Bilekliği elinden aldım. "Tamam. Söz." dedim. Sonra arkasını döndü. Yavaş yavaş gitti. Arabaya bindi. Araba ses çıkardı. Sonra hareket etti. Kıpırdamadım olduğum yerden. Sadece cama baktım. Otoya bana bakıyordu gülümseyerek. 'Seni seviyorum.' diyordu gözleri. Ben de öyle diyordum. Ben de onu seviyordum.
Yurttaki odama geçtim. Tek kişilik odalardan oluşuyordu bütün yurt. Yatak, dolap, gardrop vardı ve tuvalet ve banyo için bir alan. Hastane odası gibiydi. Eşyalarımı dün yerleştirmiştim zaten. Direkt yatağıma yattım ve telefonumdan açtığım müziği dinlemeye başladım.
Bir şans yakalamalıydım onunla konuşabilmek için. Peki nasıl yapacaktım? Beni hatırlamasını istiyorum. Yine bana 'Seni seviyorum.' diye bakmasını istiyorum. Gülümsemesini, mutlu olmasını istiyorum. Ben... onu çok seviyorum.
CZYTASZ
Kizuna -TokiOto ✔
FanfictionKizuna'nın anlamı 'bağ' Bölüm isimleri ya Otoya'nın ya Tokiya'nın ya da ikisin şarkılarından oluşuyor. Açın SoundCloud'u ve dinleyin. Hepsi mükemmel şarkılar benim için. Shounen-ai olduğunu unutmayın :3 ♡U
