Bölüm -8-

600 65 1
                                        

Selam :)

Eleştiri ve önerileriniz varsa yorum da atın :)

Multimedyada Ayaz ve Çağrı var :) Çağrı'nın elbisesi de var 

İyi okumalar :) 

"Amcam burada"işte bu iki kelime beynimin her köşesine bir virüs gibi yayılmış ve sürekli yankılanıyordu .

" Sakın arkana bakma" kalbim yerinden çıkacak kadar hzılı atıyordu. 

Onun burda ne işi vardı ?

" O beni farketmeden seni buradan çıkarmamız lazım. Rüzgar seni arka kapıdan dışarı çıkaracak" öylece duruyordum  "Beni farkedip şüphelenmeden oraya gitmeliyim sakın arkana bakma dikkat et " şokun etkisiyle yerimde biraz daha durdum gitmelimiydim? Yoksa şimdi arkamı dönüp üstüne yürüyüp tüm öfkemi kusmalı mıydım ?  

Hayır daha çok şaşırmalı , o gün odamın kapısını açamadığına ailemi öldürdüğüne pişman olmalı eğer tüm öfkemi kusarsam savunmasız kalırım ve hiçbir dayanağım kalmaz  yavaş yavaş Rüzgar'ın yanına ilerledim.

"Hadi " dedi kolumdan çekiştirerek karanlık bir koridorda yürüyorduk kapıyı açtı arka sokağa çıktık . Birkaç dakika sonra karanlık sokağı siyah bir arabanın farları aydınlatmaya başladı.

Araba hızla yanımıza geldi Rüzgar hemen kapıyı açtı ben hala yerimde duruyordum  " Arabaya bin Çağrı" arabaya  yavaşça bindim kapı kapandı ve araba hızla ilerlemeye başladı. 

Kalbim hala çok hızlı atıyordu zaman durmuştu sanki dünyaya bir pencerenin ardından bakıyordum hayatımın en kötü günü tekrar gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti .. 

sessiz hıçkırıklarım..kan...patlama sesleri..babam..annem...abim.....

Gözlerim yanmaya başladı Boğazımdaki yumruyu yutmaya çalıştım ağlamıyacağım güçlü olmalıyım. Derin bir nefes aldım kafamı kaldırıp yola baktım. Bardan uzaklaşmıştık ormanlık bir yolda ilerliyorduk . Bu yollar çok...tanıdık geliyordu.

"Merkezden uzakta mıyız ? " Ayaz en başta afallasada bana döndü ve "Evet " dedi. Heyecanla "Dur!" dedim

"Ne ?!"dedi kaşlarını çatarak

"Ayaz arabayı durdur ! " derin bir nefes aldı aniden frene basıp arabayı durdurdu. Sinirle ona baktım arabadan indim. Arabanın önüne yürüdüm ve üstüne tırmanmaya başladım. Ayaz ise şaşkınlıkla beni iziliyordu. Bana 'kafan mı güzel ' der gibi bakıyordu . Omuz silkip ayakkabılarımı çıkarıp arabanın üstüne çıktım. Ormana baktım ' doğru yerdeyim' aşağıya indim tekrar ayakkabılarımı ayağıma geçirerek ormana doğru yürümeye başladım. " Nereye gidiyorsun !?" 

Umursamadan yürümeye devam ettim. Birkaç adım attıktan sonra araba kapısının sertçe kapanma sesini duydum Ayaz bir küfür savurup " Bu karanlık ormanda nereye gitmeyi düşünüyorsun ! Hemen geri dön ! " 

" Karanlıktan korkmam !" diye bağırdım

Birazdaha ilerleyip telefonun  ışığını açtım ve tanıdık  yollarda ilerlemeye başladım . Birkaç adım attım ve onun sesini duydum " İnatçı bir başbelasısın sen !" gözlerimi devirip  " teşekkür ederim " diye mırıldandım. Yüzünü görmesem de onunda  gözlerini devirdiğine yemin edebilirim .

Sessizce (!) yürümeye devam ettim tabi Ayaz'ın her bir çalıya takıldığında ettiği küfürleri ve bana ölümcül bakışlar atıp 'bu lanet ormanda gecenin bir yarısı ne işin var ki !' gibi yakarışlarını saymazsak.

YALNIZ BEN (DÜZENLENİYOR)Where stories live. Discover now