Gözlerimi yavaş yavaş açtığımda üstümdeki ağırlığın sebebini anlamam pek zor olmamıştı. "Ya! Azra kalk üstümden,kızım kalksana!" Bağırmamla o da yerinden sıçramış, boş boş yüzüme bakıyordu.
"Senin odan yok mu ? Ne geliyorsun yatağıma ?"Sesli şekilde nefes alıp "Özlemiştik oysa,tabii suç bizde..."Diye çıkışmaya başladı.
"Özlemiştik ?" Dediğimde gözüyle yere düşmüş ya da kendini atmış olan Zeynep'i gösterdi. Onlar İzmir'den yeni dönmüştü. Ailelerini ziyarete gitmişlerdi...Bir ailem olmadığı için daha doğrusu onları kaybettiğim için her sene olduğu gibi bu sene de evdeydim.Odanın içinde kocaman kahkahalarımın yankılanması benim bile kulaklarımı acıtmıştı. "Tamam hadi çıkın odadan ben üstümü giyineyim.Sizde giyinin malum çok merakla (!) açılmasını beklediğimiz bir okulumuz var." Azra göz devirerek yatağın üzerinden kalktı.
"Sanki hiç giyinirken görmedik." Azra oflaya oflaya odadan çıktı. Zeynep ise kelimenin tam anlamıyla sürüne sürüne.
Okul elbisemi giyip aşağı indiğimde ,mutfağa gidip dolapı açtım. Zeynep'in bir şeyler almış olması gerekiyordu. "Ya Zeynep, ben sana gelirken kahvaltılık al demedim mi ?"Zeynep mutfağın kapısına yaslanmış tatlı ve minnoş köpek bakışlarını yollarken "Kanka, markete giderken yolumun üzerinde Gratis vardı.Duramadım, yapamadım...O kadar güzel görünüyorduki." diye bir şeyler zırvalıyordu.
"Ben markete gidiyorum biri benimle gelsin?"
"Ben." Kafamı Azra'ya döndüğümde onu başımla onayladım.
"Bende gelmek istiyorum."
"Hayır." Buzdolabının kapağını sakince kapattım. "Bana ne geleceğim." Diye irdelemesi hala genç bir kız olmadığının kanıtıydı sanırım. "İyi Zeynep, hep birlikte 3 kişi kahvaltılık almaya gidelim."
Sonuç olarak dışarı çıkıp üç dakikadan fazla yürüdükten sonra markete yakın bir yerde bir çocuğu duvara yaslamış üç kişi gördüm.Başımla onları bizimkilere gösterdim. "Zorla tutuyolar." Gözlerim hala onların üzerindeydi.Çünkü sokağın ortasında böyle bir şey...çok saçmaydı. Neresi burası Texsas mı? "Bizene,boş ver yürü." Zeynep bazen gereğinden fazla gıcık olabiliyordu. Belki haklıydı ama yine de yardıma ihtiyacı vardı. Onu tanımasam çok rahat dövebilirdim. Dışardan bir gözle bakıldığında çok gıcıktı. "Seni öyle tutsalar?" Gözlerimi ona çevirdim. "Ve birileri öylece bakıp geçse hoşuna gider miydi?"
"Abartma." Normalde göz deviren kızları sevmem ama Zeynep'e yakışıyordu.Kendi çapımda kendime de yakıştırıyordum.
Onların olduğu yere hızlıca yürümeye başladım. "Bırakın çocuğu." dememle tüm gözler bana çevrildi. Bir zahmet lan. Hey ? Ne bu özgüven patlaması?Cümlem daha çok tehdit şeklindeydi. "Sana ne kızım,hadi bak yoluna." dediğinde eli çocuğun boğazında olan eline baktım. Elini aniden ittiğimde bu tepkime şaşırmış,şaşırdığı kadar da sinirlenmişti .
"Ali." dediğinde arkasında duran hafif esmer tenli çocuk boğazını sıktıkları çocuğu alıp arkasından tuttu. Ben onlara bakarken bir anda Ali'ye emir veren çocuk boğazımı tuttu. "Az önce ne demiştin bi daha söyle istersen ?" Hangi devirdeydik? Bu çocuk kendini ne sanıyordu? Boğazındaki eli az da olsa canımı acıtıyordu.
"Kendini cidden bir şey mi zan-" daha sözümü tamamlayamadan elini ağızıma koyup ağızımı kapattı.
"Bir daha karşıma çıkmayacaksınız." Eliyle Azra ve Zeynep'i gösterdi.Gerçi Azra ve Zeynep benim için endişelenmek yerine arkadaki çocukları kesiyordu.
Elini yavaşça ağızımdan yavaş ve temkinli bir şekilde çekti. "İnan bana sende bir daha karşıma çıkma. Yoksa bu sefer ki gibi sakin kalmam." Karşımdaki çocuk dahil,tüm erkekler gülmeye başladı. "Hiç gülceğim yoktu." Ayağımla karnına tekme attığımda sanki hiç bir şey yapmamışım gibi tepki verdi.
YOU ARE READING
ÇETE
ChickLit"Yüzüme iyi bak bu yüzü bu şeyi yaptığın için daha çok görüceksin." Hani az önce yoluna çıkmıyorduk? Bu sefer onların yaptığı gibi biz güldük. "Sen beni yine de başkalarıyla karıştırma." dedim kendimden emin bir şekilde. Azra bir adım atarak öne çık...
