Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.

Bölüm 1

23 5 0
                                        

25 NISAN 2018, 23:04

MERHABA ARKADASLAR. 

Bu benim ilk hikayem burda paylatığım. Elimden geldiği kadar hata yapmamaya çalışdım. olduysa mazur gorün. Okuyup düşüncelerinizi yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim. 

Önceden çok tesekkür ederim))) 

Güzinin  Ezra kalk diye bağırması onu her sabah rahatsız etsede çok sevdiği için hiç bir şey söylemiyordu. Kafasına yorganı geçirip duymamış gibi yapar.
Tabi bunun gibi şeyler Güzini kandıramazdı. Kafasında havluyla banyodan çıkıp eli belinde Ezraya baktı
" Ya sen hala yatakdamısın" diyip yorganı üzerinden çekip yere atdı. Kafası yastığın altında ayakları büküp üzerinde yorgan varmış gibi kımıldamadan yatıyordu. " Beni delirtme kalk " konuşa - konuşa kendi yatağını toparlayıp bu seferde ayağından çekiştirmeye başladı. Yılan gibi tıslayarak Ezra yastığı Güzine fırlatıp "aman be bir rahat yok senden " ellerini göğsünde birleştirip zafer çalmış gibi ona bakıyordu.

 " Ben tuvalete gidiyorum sende kalk üzerini giy" eliyle genç kızın kafasını gösterip " şu saçına bak, sen bunu anca yarım saata toplarsın " Ezra onun demesiyle elini saçına götürdü . Doğru söylüyordu kafasında bir kaç tane kuş yuva yapa bilirdi.

   Sanki hiç uyumamış gibi omuzları düşük halde yataktan kalktı. Günlük rutin işlerini yapıb okul üniformasını giydi. Şimdi sıra o dağınık saçlara gelmişdi. Omuz hizasından azıcık asağıdaydı saçlarının boyu. Saç rengi sarı olsada bakımsızdı. Kendine cok fazla özen göstermezdi. Aslında ihtiyacıda yokdu. Şöyle dünya güzeli olmasada çekiciliği vardı. Vücudu bakışları göz rengi yeterdi kendine baktırmaya. Eline tarak alıp saçlarını önce uc kısımlarını daha sonra dipten tarayıp arkaya atdı. 

Sonra aklına ne geldiyse çekmeceden lastik toka alıp yukarıdan at kuyruğu yaptı. Bu sırada Güzin mutfakta Esra ablaya yardımcı oluyordu. 100-e  yakın çocuk olsada yetimhanede pek işçi yoktu. O yüzden yaşı büyük kızlar yardımcı oluyordu. Güzin tabaklarıda masalara dizip masaların birinde oturdu. Her kes azar- azar gelmeye başlamıştı onların içinde Ezrada vardı. Birlikte diye güle kahvaltılarınıda yapıb okula gitdiler.

İkiside aynı devlet okulunda okuyordular. Sadece Ezra bir sınıf büyüktü Güzinden. Derste birlikte olmasalarda tenefüsleri kaçirmazdılar
Ezra sınıfta en arka sırada otururdu. Yanında kimsenin oturmaması işine geliyordu. Sınıfta her kes ikişer grup halinde oturmuş konuşuyordu. Genç kızda Güzin kadar yakın olmasada kızlarla muhabbet ediyordu. Sınıfın haber taşıyanı koşarak nefes- nefese sınıfa girip " hey arkadaşlar okula yeni öğrenci geldi galiba bizim sınıfta olucak " Bekir bunları söylerken sınıf kapısında yeni dediği çocuk belirmişti bile
Bir kaç çocuk bekire göz kaş yapsada o konuşmasına ara vermeden yeni gelen genç adamı tanıtıyordu. Ezra ve bir kaç kız bu hale gülüyordu. Genç adam arkadan Bekire yakınlaşıp elini onun omzuna koyup başını arakadan ona doğru uzatdı.  "Beni tanıtdığına göre bana yerimide göster oturayım" Bekir buz kesilmişti sanki her kes bu olaya gülsede o utanmıştı

Hoca sınıfa girdiğinde her kes alel acele yerine oturdu. Bekir kızaran yüzünü eliyle kapatmıştı. Zeynep hoca yeni geldiği çocuğu Ezranın yanında oturması için yönlendirdi.

" Önce kendini bize tanıt sonra derse başlayalım" genç adam ayağa kalkıp Bekire bakarak " beni yeterince tanıyor arkadaşlar" demesiyle az önceki olaya her kes birden gülmeye başladı.
" Tamam çocuklar yeter " hoca onları susturmaya çalıştı. " O zaman ismin ne" " Yağız hocam"
"  O zaman Tenefüste daha yakından tanışırsın arkadaşlarınla"
Her kes derse odaklanmıştı.Zeynep hoca okulun çocuklar tarafından sevilen en gözde hocasıydı. Hoca  genç biriydi hemde çocukların dilinden anlıyordu.
Zaten çocuklar çoğunlukla genç öğretmenleri severler.

Ders bitiminde her kes arka sırada toplanmıştı. Yeni gelen çocuk için. Çekici biriydi. İlk önce kızlar öne atlamıştı. Birer- birer her kes tanışırken Ezra oradan ayrılıp Güzinle kantinde buluştu. İki tane tost alıp okul bahçesine çıktılar.  Okulda kızlar kendi halinde gruplar şeklinden okulun bir ucundan diğer ucuna gidip gelirken erkekler ya futbol oynar yada bir yerde otururlar
Ezra ve Güzin her zaman oturdukları yere büyük bir ağacın altında olan kütüğe oturdular. Güzin hemen oturur oturmaz ağzı dolu halde " gördünmü onu" tostdan bir dişlek alıp kafasını olumsuz halde salladı. " Bende görmedim bu gün galiba yine gelmiycek." Artık bir haftaydi gelmiyordu
Bahs etdikleri kişi Yenerdi
Okulun gizemli prensi. Tüm kızlar ona hayrandı ama onun kızları görücek hali yoktu. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Neden devlet okulunda okuduğuysa her kes için soru işaretiydi. Ezrada diğer çoğu kız gibi ona aşıktı ama bir defa olsa bile Yener onu fark etmemişti. Güzin git söyle kalbindekileri desede o cesareti bulamıyordu .
Zilin çalmasıyla her kes sınıflarına dağılmıştı . Ezrada kendi masasına vardığında yerinde Yağızın çantasını gördü.Biraz sinirlenmiş ti. Homurdanarak çantayı Yağızin yerine koyup yerine kecdi
Ezra ellerini göğsünde birleştirip derinlere dalarken Yağız hafif gülümseyerek kendi yerine geçmişti.
Ezranin kokusunda yok olmuştu
Her kes için merak odağı olsada Ezra ona bakmamişti bile. Aşkta böyledir işte zoru sever insan. Ama bir etrafına bakdığında onun için iyisini fark ede bilirdi. Ezra sadece kapıya doğru bakıyordu.
Onun sadece sınıfın önünden kecmesi ona yeterliydi Yagizsa kafasını masaya koyup Ezrayi seyr ediyordu. Her ikisi kendi hayallerinde kaybolmuşken ders başlamıştı .

Günler bir- birini kovalarken  Yener bir haftaydı okula gelmiyordu
Ezra onun yolunu beklerken Yağız in kalbinde yeşeren aşk çiçek açmıştı

Yine monoton sabahlardan biriydi. Ezranin geç kalkmasıyla okula koşarak gitmişdiler.
Ezra sınıfa vardığında hoca daa gelmemişdi
Geçip yerine oturdu. Yağız yine onun kokusunu içine çekip " yine geç' mi kalkdın? Başını döndürmeden göz ucu bakıp hiç bir şey söylemedi. Zaten hoca gelmiş ders başlamışdı.
Dersin 20 dakikasında hoca kapıyı kapatırken kapıda Yener berilmişti. Günlerdir yolunu bekleyen Ezra onu görmemişti. Yener kapı kapanana dek Ezraya baktı.
Kendi sınıfına giden Yener hocaya neden geç kaldığını söyleyip yerine keçip oturdu
 
Her kes zilin sesiyle hocanın son cümlesini dinlemeden sınıfdan ayrıldılar. Ezra da sessizce ayağa kalkarken Yağız hemen kolundan tuttu.
Ezra anı dayanmanın etkisiyle yüzüne düşen saçlarını diğer eliyle arakaya itip sinirli bir şekilde
" Ne yaptığını sanıyorsun sen?" Yağız sakince ellerini havaya kaldırıp " hiç bir şey "
" Bir daha böyle bir şey yapma"
Sınıfta sadece ikisi vardı bunu fırsat bilen Yağız hemen hızlı adımlarla kapıyı kapatıp  önünü kesti.
Ezra ofullayarak " çocukluk yapıyorsun sen "
Yağız gözlerini devirip " benmi?" Evet der gibi kafasını olumlu şekilde salladı.
Ezra onun yanından geçmek isterken Yağız yine kolundan tuttu .
Aynı sırada otursalarda bu kadar yakın olmamışdılar. Hemen hemen aynıydı boyları. 

Ezra uzun boylu kızdı. 

İkiside sesiz kalmıdılar. Ezra aslında kolunu çekmek istesede yapmadı. Çünki o kadar sıkıca tutmuşduki git gide kolu açıyordu

"Kolumu acıtıyorsun " Yağız hemen elini çekip " bir dakika beni dinle sonra gidersin tamam?"
Ezra istemesede onun için kaçış yolu yoktu.
Alt dudağını yalayıp ellerini ceplerini koyarak " beni neden görmüyorsun?" Başını öne eymiş olan Ezra kafasını kaldırıp ona baktı. Kendisinden hoşlandığını biliyordu ama itiraf edilmediyi için görmemezlikten geliyordu
Yağız sorunun cevabını beklerken
Ezra onun gözlerine alaycı bir şekilde bakarak " işte karşımdasın bu yeterlimi görmem için?
Ezranin dalga keçmesine sinirlensede dişlerini sıkarak  "o seni görmüyor bile"
Ezranin gözleri biranda fal taşı gibi acılsada çaktırmamaya çalıştı. Onun nereden bildiyini merak etmişti.
Bıkmış bir tavırla ofuldayarak " ne saçmalıyorsun sen?"
Yağız kapıya yaslanarak " kim olduğunu sen daha iyi biliyorsun"
  Bu ilkdi Ezra için, hiç bir zaman bir erkekle böyle konularda konuşmamışdi. Yenerse kendi içinde bile itiraf edemediği  bir aşkdı.
O şuan kaçmak için bir yol arıyordu. Gerçeklerden kaçmak. Peki nereye kadar kaçacakdıki. Her kes bir gün gerçekle yüzleşecek di. Kaçmakdansa yüzleşib acıyı tatmak daha güzel değilmi sizce?.
Ezra soruyu hiçe sayarak sağ işaret parmağıyla Yagızı kolundan iterek " çekilirmisin kapıdan " Yağız anlamışdı nafile olduğunu. Sakince onu incitmeden yana keşmişdi.
Ezra kalbindeki anlamsız ritmi durdurmak için tuvalete giderken Yağız masaya yumruğu keçirmişdi bile.

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: Aug 05, 2018 ⏰

¡Añade esta historia a tu biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

MirasHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora