4N1K Hayaller ve Hayatlar

307 17 10
                                        

Çete aynı şekliyle tekrar karşımızda...

Hayat tekrarları sever derler, bizde tekrar edilen olduk. Biz derken bizim çete...

Aliler' e gidecektik hep beraber. Oğuz gelmeyebilirdi. Neden mi? Geçen sefer ne yaptığını düşündüm de, ben olsam arkadaşlıktan silerdim. Ama bizim gamzeli Ali' miz yüce gönüllü olduğu için böyle birşey yapmaz.

Geçen sefer Aliler' e gidecektik. Bu Oğuz bir kıza sulanmış. Yanında Ali de varmış. Başını belaya sokmuş. Kızın abisi de yanındaymış. Bunları bir güzel dövmüş. Ali sonra tekrardan Oğuz' u dövmüş. Soluğu hastanede aldık sanırsam.

İşte böyle. Oğuzkuşum yine yaptı yapacağını. "Gelmişiz bile lan, ne ara geçti yol?" Dedim Gökkuşa.
"Yolda hep düşünerek ilerlediğin için olabilir mi?" Dedi.
Oğuz da arkadan nefes nefese kalmış koşarak geliyordu. "Lan size kaç kere diycem bekleyin diye."
"Kızlara bakmaktan yürüdüğün mü var sanki." Dedim cırtlak bir sesle.
"Sen hiç konuşma Yaprakcım." Dedi Gökkuş. Kaşlarımı çatarak"Niyeymiş o?" Gökkuş sırıtarak "Yolda kafanı çarpıyordun da zor durdurduk." Diye bir kahkaha patlattı.

İçeri geçtik. Ali her zamanki gibi psyi hazırlamış bekliyordu. "Hanginiz var?" Diyerek aldım elime oyun kolunu. Ali atıldı oradan "Bekle beni Yaprak' ım atıştırmalık koyup geliyorum."

O sırada telefonum çaldı. Annem arıyordu. Öyle annesini telefona "annişim, annişkom" diye kaydeden tiplerden değilim. Açtım telefonu.

+Kızım nerdesin yine?
-Alikuştayım anne sonra ara.
+Bak bak bak. Sonra araymış. Yarın okulun balosu var mağazaya gidiyorum ne istersin?
-Anne elbiselerle aramın hiç iyi olmadığını bilmiyor musun?
+Bir umut işte. Söyle ne alayım?
-Pantalon
Dedim ve telefonu kapattım. Oğuz pişkin pişkin sırıtıyordu.
"Ne sırıtıyosun lan" dedim ve yastığı kafasına fırlattım. "Bunu sen istedin" Diyerek savaşı başlattı. Ali, Oğuz bana yastık attı diye yastık attı. O ona attığı için yastık attı. Yastık savaşından telefonuma gelen mesajları görmemiştim.

Bilinmeyen Numara: Selam güzel kız. Artık seni daha uzun süre gözlerini görebileceğim, daha uzun süre sesini duyacağım.   
                                               Sırık

Okuduğum mesajla şok olmuştum. Alikuşum "Yaprak' ım birşey mi oldu rengin attı?" Birşey diyemedim. Yanıma geldi. Mesajı görünce çok sinirlendi. Hızlı adımlarla mutfağa gitti.
Oğuz;
-Noluyo lan buna?
Ben;
-Mesajı gördü ondan sinirlendi.
Oğuz;
-Ne mesajı?
Mesajı ona da gösterdim. Büyükçe bir "Oha" dedi.

Ondan sonra zaten bütün grup öğrendi.
Sinan;
-Bu ne demek oluyor?
Ben;
-Bilsem
Gökhan;
-Oo macera var gençlik
Oğuz;
-Bu işin peşini bırakamayız. Yarın okula gidip şu Sırık' ı bir aratalım bakalım kimmiş kimlerdenmiş.
Sinan;
-Çok doğru söyledin kankiş.
Gökhan;
-Kankiş ne lan? Erkek adama kankiş yakışır mı?
Ben;
-Öff bırakın şu kankiş mankiş işlerini. Biz işimize odaklanalım. Ben Sırık' ı tanıyorum. Barış o ya.
Oğuz;
-Neğğ? Bizim Barış? Sırık olan?
Kötü espri yapan çocuğa bakan kız gibi baktım.
Ben;
-Adı üstünde zaten. Her neyse eve gidiyorum ben. Yarın baloda var. Baloda öğreniriz ne olup ne bittiğini.
Sinan;
-Ağ bir de balo vardı. Hay anasını .......
Gökhan;
-Höst ağır ol.

Eve gittiğimde annem elinde bir sürü elbiseyle beni bekliyordu. Lise müdürü gibi "Hangisi?" Dedi. "Hiçbiri." Dedim istemsizce.
Annem;
-Bir seçim yapmak zorundasın.
Sanki cumhurbaşkanlığı seçimi yapıyordum.
Ben;
-O zaman şu siyah olan.
Dedim ve hiç isteğim olmadan aldım elbiseyi.

O gece zoraki olsa da uyudum. O gece balo olduğundan bizim okul telaş içindedir kesin.

Oğuzkuşuma mesaj attım.
Ben: Oğuzkuşum baloya geleceksin dimi?
Oğuz: Gelmez miyim ya? Senin gizemini çözmek var işin içinde. Ne giyeceksin? Pantalon tişört değil herhalde.
Ben: He Oğuz he. Annem zorla bir elbise sokuşturdu elime.
Oğuz: Taktik maktik yok bam bam bam.
Ben: Oğuz şakanın hiç sırası değil. Ben burda hem Sırık için dertliyim. Hem de elbise giyecek olmamdan.
Oğuz: Tamam tamam kızma hadi seni dertlerinle baş başa bırakıyorum.

Mesajlaşmamız bittiğinde annem beni kahvaltıya çağırıyordu. Meşhur pantalonumla tişörtümü giyip kahvaltıya indim.

Hızlı hızlı kahvaltımı da ettikten sonra okula doğru yola çıktım. Tabi çantamda o baş belası siyah elbise de vardı. Baloda mecbur onu giyecektim.

Yolda Gökkuşumu gördüm.
Ben;
-Naber Gökkuşum?
Gökhan;
-İyi kanka senden
Ben;
-İyidir. Canın biraz sıkkın gibi sanki?
Gökhan;
-Yok ya bişey kafana takma sen.

Biz konuşurken Alikuş da geldi.
Ali;
-Merhaba
Ben;
-Merhaba Alikuş.
Gökhan;
-Meraba kanka
Ali;
-Şu Barış gereksizi tekrar mesaj attı mı Yaprak' ım?
Ben;
-Yok Alikuş atmadı.
Ali;
-İyi

Sinan ve Oğuz da az sonra köşede gözüktüler.
Oğuz;
-Selam kenksler
Ben;
-Selam
Ali;
-Selam baş belası
Oğuz;
-Aa çok ayıp Alikuş
Gökhan;
-Selam
Oğuz;
-Ee planınız nedir?
Sinan;
-Çocuğu gizlice kaçıralım diyoruz nasıl?
Ali;
-Bence toptan bitirelim işini.
Ben;
-Ya tamam susun
Oğuz;
-Tamam sustuk
dedi.

Okula gittiğimizde herkes bir koşturmaca içindeydi. Öğrenciler gündüzden hazırlanmalıymışmış. Bak sen şu işe. Soyunma odalarına gittim. İstemsiz bir şekilde elbiseyi giydim. Ancak fermuarı kapatamadım. Elim arkaya gitmiyordu. Tam o anda birisi gelip fermuarımı kapadı. Hemen arkamı döndüğümde Barış olduğunu fark ettim. Tam çığlık atacaktım ki ağzımı eliyle kapattı. "Demekki neymiş, sessiz oluyor muşuz? Dedi ve odadan çıktı.

Balo saati gelmişti. Öğrenciler şimdiden dans etmeye başlamışlar. Oğuz, Sinan, Gökhan bile birisiyle dans ediyor. Ben öylece etrafa bakarken omzumda bir sıcaklık hissettim. Bu sıcaklık Barış' ın elinin sıcaklığıydı. "Benimle dans eder misiniz güzel bayan?" Dedi kısık bir sesle. Ne olduğunu bile anlayamadan kendimi Barış' ın kollarında buldum.
Oğuz yandan bağırıyordu. "Oooo" diye. Aldırış etmedim.

Biz planı uygulayalım derken nasıl bir  oyunun içine düşmüştük?

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jul 07, 2018 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

4N1K Hayaller Ve HayatlarStories to obsess over. Discover now