1~yaklaşan tehlike

26K 511 54
                                        

بِسْم الله الرحمن الرحيم
Arkadaşlar bu bölüm Ozan ile vuslatın bir araya gelmesinin ön hazırlığı mahiyetindedir.ozan ile vuslatın hikayesinin başlangıcıdır.
Keyifli okumalar..
_/_/_/_/_/_/_/_/_/_/_/_/_/_/

Arkamdan kolumu tutan el ile geriye döndüğümde şalımın püskülleri hafif esen rüzgar ile yüzüme çarptı.arkada gördüğüm yüz ise zaten gerilmiş olan sinirlerimi had safhaya çıkarmıştı.kolumu hızla elinden çekip yüzüne bakmamak için arkamı döndüm.


Bu adamı görmek gerçekleri yüzüme çarpıyordu ve ben 2 ay önce öğrendiğim gerçekleri hiç bir gerekçe ile kabul edemiyordum.yıllardır kardeşini arayan bir adama bu haksızlıktı belki ama engel olamıyordum.bu adamı abim olarak kabullenmek rahmetli annem ile babamın çocuğu olmadığımı kabullenmek demekti.benim dayanamadığım nokta da buydu.

Ömrümün 23 yılını geçirdikten sonra bir adam benim abim çıkıyor onun pislik babasının beni,kendi öz kızını benim vefat eden annem ile babama sattığı,abim olacak bu adamı ise başka bir aileye evlatlık verdiği,bu adamın yıllarca beni aradığı ve hayat dediğim 23 yıllık sürenin bir yalan üzerine kurulu olduğu ortaya çıkıyordu ve ben en tabii hakkım olarak bunu kabullenemiyordum.bu adama abi demek şöyle dursun görünce yüzüme çarptığı gerçeklerden dolayı görmek bile istemiyordum.

Evet belki de haksızlıktı ama bana da haksızlık değil miydi?ona abi dersem beni büyüten annem ile babama ihanet etmiş olma düşüncesini nasıl yenecektim?
Öte yandan tek isteği kardeşine bir defa sarılmak olan bu adama abi demeyerek,kaçarak ona yaptığım haksızlığın vicdan azabını nasıl kaldıracaktım?bu adamı daha önceden tanımam Arapça hocası olan eşinden Arapça dersleri almam hatta babamla iyi anlaşmaları da cabasıydı.hatta ve hatta evlerimiz yakın olduğundan çocukları elimde büyümüştü.

Beynim bu düşüncelerle patlayacak gibiyken benim arkama dönmeme inat oda önüme geçti.
Bana bakarken gözlerinde hep gördüğüm merhamet ve Özlem ile bakıyordu.kızmak istiyor fakat gözlerindeki özlem sesine yumuşaklık katıyordu.
"Ne istiyorsun"dedim bıkkın sesimle

"Muhammed seni çok özlemiş bize çağırıyor"dedi gülümseyerek

Muhammed oğluydu.elimde büyüyen güzel çocuk.nasıl da severdim onu...akıllılığı tatlılığı güleryüzlülüğü ile herkesi kendisine hayran bırakırdı.bu teklifi reddedemezdim ama bu adamın evine gittiğimde Özlem dolu bakışlarının altında ezileceğimi bilmek de canımı sıkıyordu.onu kabullenmemem onu çaresiz bırakıyor onun bu çaresizliği ise en çok canımı acıtan şey oluyordu.ufak bir el hareketi ile siyah şalımı düzelttikten sonra cevap verdim

"Tamam biraz işim var ben gelirim"deyip yoluma devam ederek ilk gördüğüm markete girip Muhammed için abur cubur aldım.sonra yol üstündeki kitapçıdan aradığım kitabın gelip gelmediğini sordum.geldiğini öğrendiğimde onu da alıp Zuhal hocamın evinde doğru gitmeye başladım.

Eve vardığımda beni kocamana açılmış kolları ile karşılayan Muhammed ve Beyza'ya bende kocaman sarıldıktan sonra "içeri gel"diyen hocamın sesini duyup endişeli adımlarla içeriye girdim...
-/-/-/-/-/-/-/-/-/-/-/-/-/-/-/-/
Günler ve günler...bir sene geçmişti.artık 24 yaşındaydım ve bir sene içinde gerçeği kabullenmeyerek gerçeği yok edemeyeceğimi anlamıştım.bundan 5 ay önce ufak sayılmayacak bir zatürre olayı geçirdim.evde yanlız yaşadığım ve hastalıkları pek dikkate almadığım için yataklara düşünceye kadar hastalığın bu dereceye geleceğini anlamamıştım.taki bir gece yüksek ateşten dolayı kapının önünde bayılıncaya kadar...

Gözlerimi hastanede açtığımda gün yeni ağarıyordu.yanımdaki koltukta uyuya kalmış Zuhal hocama ve abime baktım.nerede olduğumu anlamaya çalışırken içeriye yavaş adımlarla Muhammed girdi.

MAHKUM!Where stories live. Discover now