Gülümseyerek gözlerini açtı ve çalan alarmını kapattı.Herkesin işkence olarak gördüğü okul bile onun için eğlenceliydi.
Sürekli her şeye iyi tarafından bakar,kötü şeyler yaşasa bile kafasına pek takmazdı.Her zaman neşeli ve enerjikti.Saçları kızıla kaçan bir kahverengi tonundaydı.Gözleride bal rengiydi.
Banyoya gitti ve kısa bir duş aldı.Diğer işleride halledip banyodan çıktı.Hızla okul formalarını giydi.Aynada kendine bakıp gülümsedi.Yaşamayı seviyordu.Hayatın kıymetini biliyordu.
Çantasını alıp evden çıktı.Hava güneşliydi.Yolda yürürken yavru bir kedi gördü.Kedi annesini kaybetmişti.Yalnız ve korkmuştu.Yandaki büfeden bir paket süt aldı.Sakince kediye yaklaştı.Kedi sütü görüne geldi.Çok acıkmış olmalıydı.Diz çöküp biraz kediyi sevdikten sonra ayağa kalkıp üstünü çırptı.
Saate baktığında okulun başlamasına beş dakika kaldığını fark etti.Hemen koşmaya başladı.
Bugün pazartesiydi.Yani bunun anlamı ilk ders Fizik dersiydi.Bu dersin hocası geç kalan öğrencilere saçma sapan cezalar veriyordu.Mesela bir keresinde bir çocuk geç kaldığı için camdan sarkıtmıştı.Bir keresinde de geç kalan bir kızın saçlarını kesmişti.Tam bir psikopattı.
Koşarak okulun önüne geldiğinde dersin başlamasına bir dakika kalmıştı.Sınıfı en üst kattaydı.Yinede koşmaya devam etti.Çünkü pes etmezdi.Ne kadar düşük ihtimal bile olsa pes etmek ona göre değildi.
Başka bir hoca olsaydı öğrencileri biraz bekletebilirdi ama bu hoca her zaman tam vaktinde gelirdi.Koşarak merdivenleri bitirdiğinde hocayı gördü.Tam kapı kolunu tutmuş ve içeri giriyordu.Koşarak yetişmeye çalıştı ama yetişememişti.Acaba derse girmesemiydi.Bu seçeneği aklından çıkardı.
Nefesi düzelineye kadar bekledi.Nefesi düzene girince,tedirgin bir şekilde kapıyı tıklattı.İçeri girmesiyle hocabın bakışları onu buldu ve yüzüne tuhaf bir sırıtış yerleştirdi"Alkım Güneş"dedi.Gülümseyerek hocaya baktı."Geç kaldığım için özür dilerim"dedi."Benden çok kısa bir süre sonra geldiğin için sana hafif bir ceza vericem"dedi ve kahkaha attı.Bu hoca çok fazla mafya dizisi izliyor olmalıydı.Alkım cezasının ne olduğunu merak ediyordu."Bu ders boyunca amuda kalkıp tahtanın kenarında bekle.İyi kalpli bir insan olduğum için duvara yaslanmana izin veriyorum"dedi.Alkım şaşkınca baktı.Sınıftakiler gülmeye başlamıştı.Zaten sırada oturmak sıkıcıydı.Biraz farklılık iyi gelebilirdi.Omuz silkti ve gülümseyip hocanın dediğini yaptı.Hoca onu umursamadan ders anlatmaya başladı.Fazlasıyla komik görünüyordu.Pek umurunda olduğu söylenemezdi.
Yerdeki şekilleri zihninde birleştirerek onları bir cisime benzetiyordu.Mesela şuradaki balık tutan balıkçı ve oltasına takılmış kaplumbağa gibiydi.Diğer tarafta ise bale yapan ördekler vardı.
Elleri yorulmuştu artık ve daha sadece beş dakika geçmişti.Otuz beş dakika daha dayanabileceğini sanmıyordu.
Kapı çaldı ve içeri giren kişiyle dengesini kaybedip yere düştü.Kapıdan giren çocuk şaşkın bir şekilde,yerde duran Alkım'a baktı.Hoca sorgular bakışlarla çocuğa döndü ve "sen!"dedi ve çocuğa yaklaştı"umarım dersimi bölmek için tatmin edici bir açıklaman vardır."çocuk umursamazca hocaya baktı ve elindeki kağıdı verdi."Tamam ilk seferin olduğu için affediyorum.Bugün fazla iyiyim,madem yeni geldin bize kendini tanıt"dedi olmayan saçlarını kaşımaya çalışarak.
Çocuk "Adım Devran"dedi.Sınıftaki herkes özelliklede kızlar beklentiyle devam etmesini istiyordu."Bu kadarı yeter"dedi ve hocaya döndü."İyi sen bilirsin bende seni çok merak etmiyorum zaten"dedi ve ekledi"Şuradaki boş sıraya otur."
YOU ARE READING
ALKIM(boyxboy)
Short StoryAlkım her şeye iyi tarafından bakan neşeli bir çocuktur ama gün gelir Devran döner ve daha önce yaşamadığı hisleri yaşamaya başlar...
