Taksiden indim ve koşarak otele girdim. Anıl' ın bana bunu yapmayacagını umarak resepsiyondaki kadına odayı sordum.
119 dedi asansöre atladım ve 3. Kata çıktım evet oda 119. Kapıya sertçe vurdum duyan olmadı tekrar vurdugumda kapı yavaş yavaş açıldı..
Karşımdaydı çocukluk aşkım bana deli gibi aşık olan o adam karşımdaydı belinde havlu arkasında bir sarışınla tam karşımdaydı gözlerim dolmaya başlamıştı
O ise bana hâlâ şaşkınlıkla bakıyordu arkamı dönüp koşarak asansöre bindim artık göz yaşlarımı tutamadım ve hıçkıra hıçkıra aglamaya başladım.
Otelin kapısından çıktım bir adım daha atıcakken kolumu bir el tuttu aniden arkamı döndüm Anıl'dı
-Ne istiyosun daha yeterince canımı yakmadınmı ne istiyosun?
- Ben ben özürdilerim Buse
-Özürdiliyorsun öylemi? Sen Yıllar sonra benimle ilgili bir tek şunu söyleyebileceksin kendine utanarak ;
Ben beni canımdan çok seven bir kadına ihanet ettim üşüyen ellerini bıraktım Yoluna çukur kazdım ona kendi bataklıgımın rengini bulaştırdım bir uçurumun kenarından aşağı bıraktım
Tek istegi biraz huzur olan bir kadının ruhunu yırttım bacaklarımın arasından süzülüp gidecek birkaç dakikalık zevke degiştim ateşe verdim hayallerini sözümü tutamadım.
Ben ise ben seni hiç kirletmedim tüm masumlugumu bıraktım avuçlarına kimseyi sevmeden geldim ve kimseye gitmeden bekledim uzun uzun agladım agladıkça tükendim durup durup merak ettim senden sonra ölmek istedim! Senin en kabul edilemez suçlarına ortak oldum. Dudakların, dudaklarıma deger degmez sarhoş. Bir şeyler güzelleşti yüzündeki çizgileri ezberledim. Saçlarının kokusunu öptüm sen uyurken
Yazık
Yetinemedin
Sen seni canından çok seven bir kadına ihanet ettin
