Katy Perry-nin Part Of Me klibinden ilham aldım.
Şafak vakti uyandım. Saat sabahın 5-i gibiydi. Bu zamanları çok severdim. Hava biraz karanlık, biraz aydınlık olur ve bu bana garip bir hiss yaşatır. Bu hisse bayılırım. Kalkıp pencereden baktım. Şafak vakti en sevdiğim şey ise, o an pencereden sayrışan ışıkları izlemek daha çok sevdiğim birşeydir. Lana Del Rey açıp 5-10 dakika dışarıyı izledim. Manzara harikaydı: gri toplu bulutlar, sessiz sokaklar, şehrin ışıkları - bunlar ruhumu okşuyordu. Normalde erken kalkmayı sevmem ama arada şafağın kalbime dokunması için bunu yaparım. Buarada ismim Luna. Annnemin en sevdiği şey karanlıkta ay ışığında babamla dans etmekmiş. Bunun için ismimi Luna koymuş. Sarışın, uzun saçlı, açık tenli bir kızım. Annem ve babam Ankarada yaşıyor, ben ise İstanbuldayım. Universiteyi bitirdim ve kendim için iş arıyorum. Şimdilik sadece bazı küçük şirketlerde çalışıyorum.
Aydınlık olmuştu. Güneş şüalarını yer yüzüne saçıyordu ve benim çok uykum gelmişti. Pencerenin önündeki koltukta kendimden geçmiştim. Erkek arkadaşım Tolganın aramasına uyandım:
"Günaydın aşkım"
"Günaydın Tolga"
"Bugün tüm gün şirkette olacağım, malesef görüşemiyeceğiz."
"Olsun hayatım, sorun değil."
"Tamam öptüm."
Sevgilim kaslı, yakışıklı bir çocuktu. İstediğim şeyleri anında yapardı.Her ne kadar son zamanlar ilgisiz davransa da bunu görmezden gelmeye çalışıyordum. Onu gerçekten seviyordum. Bunu çok iyi biliyordu ve bunun için beni hep ihmal ediyordu. Yani çok rahattı. 'Zaten bu kız beni seviyor' düşüncesiyle çantada keklik olmuştum. Universitenin bana kazandırdığı en güzel şeylerden biri ise en yakın arkadaşım Buseydi. Siyah saçlı, seksi bir kızdı. Çoğu zaman birlikte yaşardık. Şuan İzmire ailesinin yanına gitmişdi. Kendimi garip hissediyordum çünki İstanbulda Buse ve Tolgadan başka bana yakın olan kimse yoktu. Ha bir de komşuda Aysel teyze. Kocasıyla birlikte yaşardı. Çok zarif bir kadın ve hep bana yaptığı nefis tatlılarından getirir. Yaşadığım yeri bana sevdiren kandındı o. Şimdi çoktan kalkıp nefis yemeklerinden yapmıştır. Benim bugünlük bir planım yoktu. Tolgayı görmek istiyordum ama tüm gün şirkette olacaktı. Bunun için şirkete gidip ona sürpriz yapmayı düşündüm. Aysel teyzelere gidip ondan Tolga için yemek yapmakta yardım istedim. Bu güzel kadın bana seve-seve yardım etti ve çok lezzetli yemekler yaptık. Yanağına bir öpücük kondurup hemen aşağı indim. Mini bir elbise ve üstünden jean ceket giydim. Yemekleri de alıp Tolganın şirketine doğru yol aldım. Ona sürpriz yapacağım için çok heyecanlıydım. Eminim beni görünce çok sevinecek. Arabamı şirketlerinin önünde durdurduğumda nefes almakta güçlük çektiğimi fark ettim. Kalbimin ritmi durmadan değişiyordu. Soğuk terlerimi hissediyordum. Karşımdaki manzara ise beni yıkmıştı. Tolga işçi kızın boynunu öpüyordu. Donmuştum. Gözlerim kendiliğinden doldu. Ama ben güçlü bir kızdım. Dik durmam gerekiyordu. Arabadan inip şirkete doğru ireliledim. Yanlarına gittiğimde beni farketmediler. Tolga ona "Bu gece benim olmanı istiyorum, hangi oteli istersin?"- diyerek öpmeye devam ediyordu. Oysa bana tüm gün şirkette olacağını söylemişti. Demek beni kandırıp bu fahişeyle birlikte olucakmış. Gözüm dönmüş bir şekilde addımlar attım, elimi masaya vurup "Sen aşşalığın tekisin,"- dedim. Tolga şok olmuştu. Hemen kızı kendinden itti. Ben apar-topar asabi bir şekilde oradan uzaklaşmaya çalıştım. Tolga " Açıklaya bilirim, durum bildiğin gibi değil,"- dedi. "Çekil önümden, demek tüm gün şirkettesin ha?"- diye sesimi yükselttim. Tüm işçiler bizi izliyordu. Tolga yeniden "Dinle beni, gerçekten düşündüğün şey değil,"- diyerek kolumdan yapıştı. " Bana dokunma, çekil sana dedim,"- diye gücüm yettiği kadar kendimi kapıdan dışarı attım. Arkamdan gelmeye yüzü yoktu. Arabama doğru yürüdüm. Hayat beni vurmuştu. Düşmüştüm işte. Yokuşlarda hissediyordum kendimi. Böyle birşeyi beklemiyordum. Arabama binip hemen oradan uzaklaştım. Göz yaşlarım sel gibi akıyordu. Kendimi çok yalnız hissediyordum. Yanımda Busenin olmaması ayrı acıtıyordu. O olsaydı acımı dindirirdi. Ama gerçekten sevgisine inandığım birinin bana yaptığı bu şey bana çok koymuştu. Hala dimdik durmaya çalışıyordum. Birşeyler almak için markete girdim. Kendimi yemeğe vermek sinirimi geçirmenin en iyi metoduydu. Marketten çıkarken gözüm duvardaki yazıya sataştı. 'Kadın İçin Askerlik'. Kulağa harika geliyordu. O an beynimin kan olmasıyla 1 saniyeye karar verip gitmek istedim. Bunun Tolga için iyi bir ders olacağını düşündüm. Orada beni ne bekliyordu gerçekten hiçbir fikrim yoktu, sadece intikam için kendimi ateşe atıyordum.
Eve gidip askerlik için hazırlandım. Garip hissediyordum. Hayatım bir anda değişecekti. Annemin, babamın ve Busenin bile haberi yoktu. Ama ben çoktan kararımı vermiştim. O askerliğe gitmek istiyordum. Her ne kadar içimde birazcık korku olsa bile.
Hazırlandıktan sonra söyledikleri yere gittim. Çok ciddi bir ortam vardı. Verdikleri uniformayı giydim. Otobüslere binip askerlik alanına gitmemiz gerekiyordu. Otobüsde okumamız için kurallar yazılan kağıtlar verdiler. Kendimi çok yabancı bir yerde hissediyordum. Otobüs çoktan yol almıştı. Kurallar o kadar sertdi ki, pişman olmamak için kendi kendime şarkı söylüyordum. Saat 9 da uyuyup 6 da kalkmak bence planların içinde en zalim olanıydı. Otobüs mola verdiğinde çıkıp temiz hava aldım. Garip hissediyordum. Son saatler içinde hayatım baştan değişmişti. Tolgayla ayrıldım ve şuan askerliğe gidiyorum. Yalnız hissediyordum. Molanın bittiğini haber verdiler. Otobüse bindiğimde yerimin işgal olduğunu gördüm.
"Kalkar mısın burası benim yerim."
"Adın mı yazılmış?"
"Dikkat etdiysen gelirken ben oturmuştum."
"Hayır dikkat etmedim."
"Senin sorunun, kalk olay çıkarmak istemiyorum,"- kızı kolundan çekip ittim.
"Çok korktum, olay çıkaracakmış,"- sırıtarak geçti. Kendi kendime "Hayret bişey" diye mırıldanıp kurallara döndüm. İlk günden olay çıkarmak istemiyordum. Her ne kadar içimde korku olsa bile, atdığım bu adımın bana iyi geleceğini düşünüyordum.
Umarım beğenmişsinizdir. Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın. ❤
YOU ARE READING
Asker
Teen FictionSevgilisi tarafından aldatılan bir kız kendisini askerlikte bulur. Burada bir çocuğa aşık olur. İmkansız bu aşk kızımızı pek yorar.
