Güne gözlerimi heyecanla açtım. Bugün onur yürüyüşü vardı ve bunu kaçıramazdım. Sırf yürüyüşe katılabilmek için çok değerli uykumdan vazgeçip sekiz buçukta uyanmıştım. Hızlı bir kahvaltı sonrası giyindim.
Üstümde beyaz bir gömlek, altımda ise mavi ve çizgili bir pantolon vardı. Klasik chelsea botlarımdan birini giydim ve uzun saçlarımın arasına çiçekten bir taç kondurdum. Aynı prenseslere benzemiştim.
Oraya beraber gidebileceğim bir arkadaşım olmadığından kimseyi arama veya beklemekle zaman harcamak zorunda kalmamıştım. Saat çok erken olmasına rağmen yine de evden çıktım. Bugün beni güzel şeyler bekliyordu, bundan emindim.
Louis√
Tanrım! Güne olabildiğince lanet ederek uyanmıştım. Çünkü benim gibi bir insanı onur yürüyüşüne katılmaya zorlamışlardı. Her şeyi başa sararsak, sarışın bir civcivle iddiaya girmiş ve yenilmiştim. Ödül olarak benden bunu istemişti. Benim gay olduğumu düşünüyordu. Hah, benim gibi bir homofobik, nasıl gay olabilirdi?
Kahvaltı yapmak yerine çay içtim çünkü midem kaldırır mıydı bilmiyordum. Üstümü elimden geldiğince yavaş giyindim. Niall beklesin istiyordum ama o daha yolda bile değildi.
Elimden geldiğince siyah giyindim ama üzerimde minicik bir gökkuşağı bile olmazsa Niall beni öldürürdü. Bu yüzden gökkuşaklı siyah bir tişört giydim. Altıma yırtık pantolonumu giyerken üstüme de omuzlarında zımbalar olan bir ceket geçirmiştim. Niall gelince bana birkaç rozet vereceğini söylemişti.
Kısa süre sonra Ni geldi. Bugün hemen bitsin istiyordum.
•••
Birkaç saat sonra Harry;
Boktan hayatımın en renkli ve en eğlenceli gününü yaşıyordum. Aynı zamanda eksik. Herkes sevgiliyle ya da arkadaşıyla takılırken yanımda kimsenin olmamasına üzülüyordum. Bunu elimden geldiğince az düşünmeye çalışıyordum.
"Evet arkadaşlar, şimdi sizlerle mükemmel bir oyun oynayacağız. Bu oyun tam bir Tinder! Benden söylemesi." Herkesle beraber gülüşürken gözüm gülmeyen tek bir kişiye takıldı. Gözlerim suratında oyalanırken ne kadar yakışıklı olduğunu düşündüm.
"Evet, herkes eşinin yanına geçsin bakalım. Ve biraz arkadaş edinin. Eşi olmayanlarda kendine bir eş bulsun. Önünüzde birçok aday var. Unutmayın, amacımız kendimizi evimizde gibi hissedeceğimiz bir çevre yaratmak! Eğlenin dostlarım!" Kızın konuşması bitince herkes alkışlayıp çığlık attı. İnsanlar birbirleri ile konuşmaya başladı. Bense hâlâ olduğum yerde duruyordum.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
Tamam Harry. Git ve o çocukla konuş. Bunu yapabilirdim. Herkes herkesle konuşuyordu değil mi? Tam adım atmışken yanıma esmer bir çocuk geldi "Merhaba, eş olmak ister misin? Adım Zayn.". Zayn bana göre oldukça ateşliydi ve farklı bir durumda olsak kesinlikle kabul ederdim. Fakat ben karşımda insanlara nefret bakışları atan siyahlar içindeki çocuğu istiyordum.