1.Bölüm-Mühürden Kurtulmak

3K 218 10
                                        

Asker "Burası Fuyen Köyü. Ve ben bu köyün Şefi Teo. Köyümüze erzak ve asker yardımı yapmanızı arz ediyorum. Çevremizde köyler ve hayvanlar bize saldırıyor. Lütfen size bağlı bu köyü koruyun."

Kral mektubu dinledikten sonra gözleri parladı. O kadar mutlu oldu ki etrafındakileri umursamadan kahkaha attı.

Kral "O zaman onlara istediklerini verelim. Şu iki gün önce bulunan bebeği ve yanındaki eşyaları gönderin."

Asker "Emredersiniz."

**********
İki asker atlarının üstünde Fuyen Köyüne doğru gidiyorlardı. İkisinin ortasında iple iki ata bağlanmış kundak duruyordu. Bebeği taşımak istemeyen iki askerde ortalarına alarak böyle bir çözüm bulmuşlardı. Bu bebek şehrin ortasında bulunmuştu. Herkes ondan korkuyordu. Çünkü düştüğü yerde büyük bir yıkıma sebep olmuştu. Yüzlerce insan ölmüş, binlerce insan evsiz kalmıştı. Ve bu sadece bebek ağladığı için olmuştu.

Daha sonra Kral ın yanındaki bir büyücü tarafından mühür büyüsü yapılmıştı. Buna rağmen hala tehlikeliydi çünkü mühür 2 yıl sonra kırılacaktı. Askerler bu yüzden tedirginler. Köyü görünce sevinip köye girdiler. Onlar girdiği anda herkes evlerinden dışarı çıkıp onlara selam verdi. Gece vakti hepsi geceliklerle dışarı çıkmışlardı. 

Askerler ise hiçbir şey demeden bebeği ortaya atıp geri gittiler. Herkes ortaya düşen bebeğe bakarken Şef geldi. Askerleri görmüş ve dışarı çıkmıştı. Askerlerin hemen gitmesine şaşırmıştı. Aynı zamanda halkın askerleri kızdırdığını düşünüp endişelenmişti. Sonra herkesin baktığı noktaya bakıp bebeği gördü.

Eğilip bebeğin yanındaki mektubu aldı.

"Bu bebeğe iyi bakın. Yanında on altın var onunla da ihtiyaçlarınızı karşılayın, saldırılardan korunun.
Kral Arthur"

Şef şaşkınlıktan konuşamadı. Halk meraklanıp sorular sorsa da o transa girmişti. 10 altın çok yüksek bir rakamdı. O daha çok bin gümüş bekliyordu. 1 altın bile beklemiyordu. Ama bu çocuk sayesinde 10 altın almışlardı. Yani 100 bin gümüş. Bu para dehşet vericiydi. Ve aynı zamanda çok tehlikeliydi. Kimseye bir şey demeden çocuğun kundağından keseyi alıp içinden sadece 1 altın çıkardı.

Şef "Yüce Kralımız bize 1 altın yani 10 bin gümüş yollamış. YÜCE KRALIMIZ ÇOK YAŞA!" Herkes sevinç çığlıkları atarken Şef tekrar konuştu. "Bu bir sırdır. Köy dışına çıkmayacak."

İnsanlar bunun bir sır olduğunu anlamışlardı. Çünkü Şef onlara söylemese bir altının ne kadar gümüş olduğunu bile bilmiyorlardı. Herkes sevinçle evlerine gitti. Hepsi ortadaki bebeği unutmuştu. Şef bile evine gitmişti.

**********
Ortada sadece bebek kaldı. Ama kimsenin umurunda değildi. Birkaç saat daha geçti. Bir adam yolunun üstündeki bebeğe tekme atarak ormana attı. Bunu bir çocuk gördü. Adam gidince o da bebeği tekmelemeye başladı. Tekmeledi, tekmeledi ve tekmeledi. Tekmeleyerek ormanın derinliklerine kadar gitti.

Bebek ağlamıyordu ama uyanmıştı. Çocuk bir tekme daha attı ve bir hırlama sesi duydu. Kafasını kaldırıp baktığında kocaman ve sarı tüylü bir kurt ona bakıyordu. Çocuk korkudan çığlık atarak köye doğru koştu. Tabi kurttan hızlı değildi. Kurt onu tek hamlede yedi. Kurt yemeğini rahatça sindirmek için yere uzandı ve o zamana kadar fark etmediği bebeği gördü. Yavaşça bebeğe yaklaştı ve dibine kadar girdi.

Bebeğin yüzüne doğru hırladı. Bebek kıkırdadı. Kurt kızıp tekrar daha sert hırladı. Bebek tekrar kıkırdadı. Kurt iyice kızıp bebeğin yüzüne doğru kükredi. Bebek kıkırdamayı bırakıp kurda dümdüz baktı. Kurt biraz keyiflenip tekrar kükredi.

Rex RonaldStories to obsess over. Discover now