- 1 - Kurşun & Hastane

104 1 0
                                        

iki kardeşin öyküsü Yusuf ve Elif
Dini eğitim veren biri kız diğeri erkek yurtlarında kalıyorlardır 18 yaşlarında iki ikiz kardeş o gün hayatlarında hiçbir şeyden habersiz giderkeeeeeen😱😱

Okuyun da öğrenin 😂😂😂😂

Nisan Elif'den
-" Yusuf Emir yavaş ol yetişemiyorum sana" diye koşarken bir yandan da ayağıma takılmasın diye çiçek desenleri olan beyaz elbisemin uçlarını tutuyordum. Sevgili ikizim beni hiç tınlamıyordu bile.

Bana biraz sinirliydi. Odasını toplarken siyah renkli bir kutunun içinde kız ismi yazılı bir kağıt buldum kâğıtta "Defne" yazıyordu tam diğer kağıtlara bakacakken odaya girdi ve kağıtlarını topladı kaşları çatılmıştı. Kutuyu sağ eline alıp odadan çıktı. Arkasından seslendim ama yüzüme bile bakmadı.

Şimdi ise okula gidiyorduk. Her zaman bana "güzel kardeşim yanımda yürü bakarlarsa haberim olur"derdi ama şimdi arkasını dönüp bakmıyordu bile. Bir anda kaburga kemiğimin altında bir acı hissettim . Bıçak kesme gibi bir acı desen değil yanma desen hiç değil. Kendine has içten bir acıydı bu.
Çıkmayan sesimle "Emir " diye bağırdım. Bir anda dizlerimin üzerine çöktüm ve yere oturdum. Arkasını dönüp baktı sanırım şaka yaptığımı düşünüyordu ama şaka falan değildi. Galiba... Nefesim kesiliyor gözlerim sanki yatarsınızda birden bire kalkınca gözleriniz dışına çıkacak gibi olur ya .... Ne diyorlardı ona. Hah hatırladım Göz kararması. Gözlerim kararıyordu görüntüyü tam net seçemiyorum.

Elimi acıyan yerime götürdüm elim kırmızıya bulanmıştı sonra birden gözlerim tamamen kapandı olduğum yerde sol tarafıma doğru düştüm .

Yusuf Emir'den

Arkamı döndüm bayılmış şekilde yatıyordu. Kesin yine eski şakalarından biridir diye yanına gitmedim ama şaka yapamayacak şekilde ciddi oynuyordu . Birden bire üzerindeki elbiseye gitti gözüm ufak pembe çiçekleri olan elbisenin tam karın kısmında kan gibi kırmızı bir leke vardı

-Olamaz hayır olmamalı-

Hemen yanına koştum. "Nisan" diye bağırdım cevap vermedi onu tutup kaldırdım başını dizime koydum beyaz gömleğim kan olmuştu. Nisan vurulmuştu.gözlerimden akan yaşlar onun kapalı deniz gözlerinin üzerine damlıyordu. Gözlerimi kapatıp "Nisaan" diye bağırdım, o sırada elimde bir sıcaklık hissettim elimi tutuyordu.

-"Nisanım özür dilerim benim yüzümden" dedim telaşlı bir sesle

Kesinlikle benim yüzümdendi o Defne denen adı ağza alınmayacak kadın için Nefesim diye sevdiğim kız kardeşime kızmıştım.

-"Yu.... Yusuf , bı... Bırakma beni.

-"Ben seni asla bırakmam Nisan'ım güzel kardeşim Sen beni bırakma yorma kendini"dediğim sırada gözlerini kapattı. Beyaz elbisesine uyum sağlayan şalını açtım neden böyle yaptığımı da bilmiyorum. Nefes alsın diyeydi her halde.

Siyah giysili adamlar ileriden bizi izliyordu. Ben onların olduğu tarafa bakınca arabalarına binip son sürat uzaklaştılar. O sırada yanımızda gri renk bir araba durdu. Arabadan kardeşim Muhammed inip yanımıza geldi. Nisan'ı kucağına alıp arabaya bindirdi anahtarı bana verdi. A'nın şokuyla konuştum.

-"be.. be..ben süremem" bebek gibi kekeliyordum gözyaşları eşliğinde. Ben bu olmamalıydım hemen kendimi topladım.

-"Nisan'ın yanına bin o zaman"
Diye bağırdı. Muhammed tam zamanında yetişmişti.
Alelacele hastaneye geldik.
Nisan'ı sedyeye yatırıp götürdüler çok geçmeden ameliyata aldılar. Aradan 1 saat geçti ama gelen giden yoktu. Lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım. Tam kafamı kaldırıp aynaya baktım ki bu yansıma ben olmamalıydım. Gözlerime kanlar oturmuş beyaz tenim de kızaran burnumu açığa vermişti. Erkek adam ağlamaz diyip yüzümü kurulayıp çıktım

DOKTOR & ASKERStories to obsess over. Discover now