Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır. Bu dönüm noktaları hayatımızı anlamlandırır. Bazen bunları kendimiz, şans boncuklarını kader iplerine geçirerek elde ederiz bazen de her şeyden habersiz hayatın toz pembe tarafları benliğimizi geçirmişken...
Hiçbir çaba göstermemize rağmen hayatımızın tam ortasına yerleşen bu olay, uçurumun kenarında olamaktan farksız. Bir adım atarsan huzura erip sonsuzlaşacaksın bir adım atarsan senden yüz kat güçlü bu olaya adaletsizce savaşacaksın... Zaten sevmek de tam anlamıyla bu demek değil midir? sevdiğin kişiyle gözlerin kapalı bir uçurumun bekleyip, onun seni atmasını beklemek, yada birlikte atlayıp aşkın derinliğinde beraber kaybolmak tam da aşkın tanımına yakışan en güzel örneklerdendir bence.
Ama sonunda girdiğin savaşı kazansan da kaybetsende elde edeceğin tek şey, seni diğer savaşlara karşı daha güçlü yapacak olan manevi güç ve seni diğer savaşlara hazırlayacak tecrübedir.
En ufak bir rüzgarda sallanan sen en büyük savaşlarda bile başın dimdik ayrılacaksın. Kimse seni kolay kolay yıkamıyacak, kimse seni kolay kolay üzemeyecek... Her şey senin elinde, ya incilmeyi,kırılmayı hatta paramparça olmayı dahi göze alıp savaşacasın yada en ufak bir darbede un ufak olup tarihin bile yazmadığı sayfalarda kaybolacak ve zaman içinde silineceksin.
Beklemediğim bir anda kendi isteğim dışında gelişen bu olay kısa zamanda benim hayatımın bir parçası oldu. Öyle yada böyle hayatımda bir yere sahip olan bu olayın acı kısmı ise hayatımın koskoca bir yalandan ibaret olduğunu öğrendiğim andı... İşte o an hiçbir kelimeyle, hiçbir cümleyle anlatılmaz. O an sanki dünyada ki bütün çığlıklar son ses bağırıyordu beynim kıyamet yerinden farksız acı içinde can çekişirken benim elimden hiçbir şey gelmiyordu. Konuşamıyor, tepki veremiyor hatta ağlayamıyordum bile...
Sadece acıyı en saf haliyle iliklerime kadar yaşıyordum. İşte o gün her şeye cevabı olan dilim kalbim gibi tutuklu kalmış ve sesizliğe gömülmüştü. Size her şeyi en baştan anlatacak olursam zaman makinesi ile biraz geçmişe gitmek zorundayız. Benim içimde kaybolduğum geçmişime...
tepkilerinizi merak ediyorum.olumlu veya olumsuz düşüncelerinizi benle paylaşırzanız çok mutlu olurum. yorum yaparsanız eger şimdiden teşekkürler
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Celladıma Aşığım
Genç KurguBir cinayetin birden çok nedeni olabilir. Bunlardan birkaçı kıskançlık,nefret gibi duygulardır. Ama en güzel nedenini Oscar Wilde yıllar önce " Herkes öldürür sevdiğini diyerek yapmıştır." İşte benim hikayemde tam anlamıyla bu...
