Bölüm 1 "Köle Pazarı"

26 2 2
                                        

Kovayı kapının eşiğine bırakıp bir adım geri çekildi. Elini terli alnına götürüp terlerini sildi. Tereddüte kapıyı çaldı.

Yine gecikmişti ve halası Meredith bundan hiç hoşlanmazdı. Kapı açıldığında Anastasia tam da tahmin ettiği gibi kendisine tepeden bakan halasını gördü.

"B-ben üzgünüm."

Meredith, eşikten kovayı alıp büyük bir kibirle konuşmaya başladı "Üzgün olman geciktiğin gerçeğini değiştirmez." Meredith yiğenine ceza vermek için yanıp tutuşuyor fakat kızının nişanlısını ve ailesini yemeğe davet ettiğinden Anastasia'yı içeri almak zorunda olduğunu biliyordu.

Anastasia her şeyi gibi yürümesi de kibirli olan halasının bir süre dönmesini bekledi. Eğer ona ceza verecekse ve eve öylece dalarsa cezası katlanacaktı. Sağ elinin işaret parmağını kemirerek içeri girdi.

En az annesi kadar kibirli olan kuzeni Emily bir odadan digerine giriyor ve resmen üzerine boca ettiği parfümü her yere şaçıyordu. Emily'nin girdiği başka bir odadan Meredith çıktı elinde bir kova su ve suyun içinde bez vardı.

Anastasia halasının yere kovayı koyup ayağıyla kendisine ittirmesini izledi. Anastasia'ya dokunmak ve belli mesafeden daha fazla yakın olmak yasaktı. Anastasia yerden kovayı alıp halasının yüzüne baktı.

"Evi baştan aşağı kendi yansımanı yerde görünceye dek sil. Eğer olmamış olursa..."

Anastasia telaşla başını salladı. Halası komşunularının erkek kölesiyle kendilerinin çocuk yapmasını istiyordu. Böylece çocuklarına köle verebilecekti. Anastasia ise çocuk yapma düşüncesinden ölümüne korkuyordu bunun nedeni çocuğunun babası nüfuslu ve zengin biri olmadıkça kendi yaşadığı kaderi çocuklarına miras bırakacak olmasıydı.

Anastasia halasının 'hadi' demesini beklemeden kovayı alıp üç katlı evin en üst katına çıktı. Odalardan birine girerek hemen işe koyuldu.

İkinci kata inip kuzeni Philp'in odasına içerde olmaması için dua ederek girdi.

Tabii bir de bu vardı. Philip büyüdükleri günden beri Anastasia'yı rahat bırakmıyor, durmadan asılıyordu. Eğer biri öğrenirse adı fahişeye çıkacak olan Anastasia idi. Kendisiyle ve üç çocuğu ile gurur duyan Meredith hala elbette oğulundan yana olacak Anastasia'nın oğlunu baştan çıkardığı yalanına inanacaktı. Daha sonrasında muhtemelen Anastasia'yı bir geneleve satar ya da doğurgan hanına satarlardı. İkisi de şimdi bulunduğu durumdan berbattı.

Anastasia odaya girdiğinde Tanrıya şükür oda boştu. Hem

Doğurgan hanı yeni köleler dünyaya getirmeleri için erkek ve kadın kölelerin birlikte olmaya zorlandığı yerdi. Çocuk beş yaşına gelince satılığa çıkarılıyor alıcısı olmazsa ergenlik çağına girene kadar ayak işleri yaptırılıyor ve en sonunda anne ve babasıyla aynı kaderi paylaşıyordu.

Sarışın köleler şu aralar daha popiler olduğu için Anastasia her işine daha bir özen gösteriyordu. Ama evde kendisinden başka hizmetçi veya köle yoktu. Temizlik, yemek, ütü, çamaşır... Bütün işleri Anastasia yapıyor Meredith halaysa konularına sahte gülümsemeler sunarken övgüleri topluyordu.

Anastasia kendi kendine sırıttı. Bunlara artık alışmıştı. Sabah erkenden evden çıkıp süt ve gazete satın alıyor, zamanında dönebilirse bir bardağın yarısı kadar sütün lütfuna erişebiliyordu. Meredith hala dilerse ev halkına kahvaltı hazırlıyor yemelerini bekliyor sofrayı kaldırıyordu. Evi baştan aşağı temizliyor bir ara kuru ekmeğini süte batırıp yiyor gizlice su içiyordu.

Bu bir köle için lüks sayılacak bir hayattı. Normalde köleler ev halkının cinsel ihtiyaçlarını karşılamak, onları banyo yaptırmak, yeri geldi mi terzi olup ipek kumaştan elbiseler diker sonra da güya olmadı diye dayak yemek gerekiyordu. Dayak kısmı hariç bunları yapmıyordu ama Meredith hala Anastasia yeğeni diye acıyıp mı yaptırmıyor yoksa tiksindiği için mi yapmıyor bilmiyordu.

TaçTahanan ng mga kuwento. Tumuklas ngayon