Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
SU SARSILMAZ 17 YAŞINDA ANNESİYLE BİRLİKTE İSTANBUL'DA YAŞIYOR. KİMSEYE BOYUN EĞMEZ HAKLININ HER DAİM YANINDA OLAN SON SÖZÜ HEP İLK KELİMEDE SÖYLEYEN BİRİ.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
ATEŞ DEMİR 18 YAŞINDA BABASIYLA BİRLİKTE YAŞIYOR EVİN TEK OĞLU OLDUĞU İÇİN HER İSTEDİĞİ OLMUŞ ŞIMARIK BİR O KADAR DA HASSAS AMA KİMSEYE BU YÖNÜNÜ GÖSTERMEYEN BİRİ.
SU SARSILMAZ 'DAN
Su, ateşe gaIiptir; ancak bir kaba girerse ateş o suyu kaynatır yok eder.
Zaman her şeyi unutturur dediler ama her şeyi dün gibi hatırlıyorum. Babam bizi bırakıp gideli bugün tam 10 yıl olacak küçük bir çocuktum oysa sevgisine muhtaçtım. Beni elimden tutup parklara götürmesini sonrada uçurtma uçurmayı buna benzer bir çok şeyi isteyecek yaştaydım. Gerçi hala istiyorum çünkü hiç bir zaman çocukluğumu yaşamadım. Erkeklere güvenmediğim için bir gün babam gibi gideceklerini bildiğim için kimseyi sevmedim. Annem de 10 yıl boyunca çalıştı çabaladı beni okutmak için şimdide gidiyor sırf ben okuyabileyim diye gece gündüz çalışıyor. Bazen eve bile gelmiyor iş yerine beni götürmüyor o yüzden nerede çalıştığıyla alakalı hiç bir bilgim yok.
Yine bir gece annem iş yerinde kalacağını söylemişti. Saat 22.10 geçiyordu. Evde oturmaktan canım sıkılmış biraz hava almak için dışarı çıkmak istedim. Biraz temiz hava yılların verdiği yorgunluğuma iyi gelecekti. Okullar tatil olduğu için okulda kafa dağıtamıyordum. Evet herkes okuldan kaçarak kafa dinler ben ise okulda kafa dinliyordum. Herkesle konuşmaktan kendimle konuşamıyordum düşünemiyordum düşününce delirmiyordum günlerim hızlıca geçiyordu. Babamı çok özlüyordum sesini bana kızım deyişini ne kadar kızgın olsam da özlüyordum. Yaz sıcağında üzerime krem renginde bir tişört siyah keten pantolon ve krem babetlerimi giyip evden çıktım. Telefonumu cebimden müzik dinlemek için çıkarmak istediğimde şarjımın buna müsait olmadığını fark ettim ve tekrardan cebime koyup yoluma devam ettim. Ara sokağa yaklaştıkça sesler duymaya başladım. Yollar karanlıktı telefonumun el fenerini açıp seslerin geldiği yere gittim. Offf şajımda bitti bitecek derken telefon kapandı ohh ne güzel oldu valla polisi nasıl arayacağım şimdi.
Hemen yerden bir sopa bakındım ama lanet olsun ki yoktu neden yerde bir şey olmazki şimdi ne yapacağım ben diye düşünürken, yerde duran çocuk beni fark etti ve bana bakmaya başladı gözlerindeki siyahlık benim gözlerimle birleşince gözlerimi alamadım ondan. Fazla aydınlık değildi ama ay ışığı aydınlattığı kadarıyla görebiliyordum. Diğerininde bana bakacağını anladığımda görünen bir kısımda olduğumu fark edip hemen gizlendim. Ayakta olan çocuk yerde duran çocuğa bir tekme daha atıp bıçak çekti ve sapladı.
ATEŞ DEMİR'DEN
Arkadaşlarla biraz takıldıktan sonra geceyi sonlandırmak adına yanlarından ayrıldım. Birinin beni takip ettiğini anladığımda karanlık bir sokağa girdim. Beni takip eden kişide hemen yanımda bitti ve omuzumdan tutup kendine çekmesiyle bir yumruk attı. Lan bu Hakan'dı.
Ezeli düşmanım kardeşiyle yattım diye kardeşi kendini öldürmüştü.
HAKAN
"Lan şerefsiz seni öldüreceğim lan senin yüzünden kardeşim öldü"
ATEŞ
"Benimle ne alakası var lan zaten benimle yattığında kız değildi kime bozdurduysa onunla evlenseydi"
dedim ama bir yumruk daha attı tabi ben boş dururmuyum bir yumrukta ben geçirdim. Ama kolum da daha önceden bir hasar olduğu için fazla karşı gelemedim ve beni yere attı bir yumruk daha geçirdi.
ATEŞ
"kolum böyle olmasa senin ebeni ağlatırdım da sen dua et kolum sakat piç"
HAKAN
"sen hala konuşuyormusun lan seninde işini bitireceğim kardeşim öldü sende öleceksin"
ATEŞ
"Hakan oğlum bak anlıyorum acılısın ama ama ben bişey yapmadım ona iki günlük tanıdığı bir insanın evine gelip yatabiliyorsa oda senin kardeşinin orospuluğu"
HAKAN
"ne dedin sen bir daha söyle lan senin çıktığın yere geri sokacağım olum bekle sen" deyip cebinden çakıyı çıkardı. Tabi ondan öncesi var bir kız gördüm ve bizi izliyordu. Ayağa kalkmaya çalıştım ama Hakan çakıyı karnıma saplayıp uzaklaştı. Duvar yanında gördüğüm kız hızla yanıma geldi.
Tek çıkışlı çelik kapısı olan bir oda düşün! Kapı kilitli ve anahtarı da kapının aksi istikametindeki dolabın içinde! Bir deprem olduğunda kapıya mı koşarsın yoksa anahtarın bulunduğu dolaba mı? Elbette ki dolaba yani aslında anahtara. Çünkü anahtar olmadan söz konusu kapı sadece bir duvar mesabesindedir. Şimdi de bu odada bir kameranın olduğunu ve olup biteni kaydettiğini varsay ve düşün. Daha sonra bu görüntüleri izleyenler senin kapıya değil de ters istikamete koştuğunu gördüklerinde "Bu adam ne yapıyor kapı nerede o nereye koşuyor?" diyeceklerdir. Hâlbuki sen doğrusunu yaptın. Belki kapıya koşmadın ama o kapıyı açmak için doğru istikamete anahtara koştun. İşte bazen terse gidiyor gibi gözüksen de düze gidiyor olabilirsin. Tıpkı bazen düze gidiyor gibi gözüksen de terse gidiyor olabileceğin gibi.