🐯KAYIP DÜNYA🐯

94 6 7
                                        

1. ve 2. Bölüm final bölümüyle aynı anda yayınlanacak...

Ada' dan;

Her hücremde hissettiğim o meşur ağrı tüm bedenimde hakimiyetini sürdürmeye devam ediyordu.

Gözlerimi aralamaya çalıştığımda çok güçsüz olduğumu farkettim. Bir insanın gözlerini açacak kadar bile gücü olmaz mıydı... Demek ki olmuyormuş çünkü benim şuan değil gözümü açmak, parmağımı kıpırtadacak kadar bile enerjim yoktu. Yinede gözlerimi açmaya çalışırken aklıma gelen anımsamalarla donup kaldım.

"Semihhh, bennn... Ne oldu bana...." sesim çok cılız çıkıyordu.

Sanki herhangi birşey tüm gücümü emmişti. Havaya gelir isek çok değişik kokuyordu. Tekrar gözlerimi açmaya çalıştığımda sonunda açabilmiştim. Ormandı burası, bir ağacın dibinde iç çamaşırlarımla beraber yatıyordum. Vücudumda ise o şerefsizin çizdiği değişik simgeler vardı.

Uzandığım ağacın dibinde oturur pozisyon aldım. Ne kadar zorlansamda oturabilmiştim desem daha doğru olurdu aslında.

Hava açık gri bir renkteydi ağaçlar ise simsiyah. Ayağa kalkmayı başaramamıştım, biraz daha oturmaya karar verdim. Bedenim soğuk ve beton gibi sert bir zeminde yattığı için tüm kemiklerim sızlıyordu.

Kafam çok karışıktı ama düşünmek istemiyordum. Zaten vücudum error vermişti, bir de beynimin error vermesini kaldıramazdım. Şuan bana lazım olan, benim en çok ihtiyacım olan şey beynimdi. Benim düşünmem gerekiyordu ki bunu başaramıyordum.

Havanın griliği yavaştan koyulaşmaya başlamıştı. Sanırım saat altı suları falandı. Hemen yerimden kalktım ilk halimle şuan ki halim arasında elle tutulabilecek kadar bir fark vardı. Gözlerimi açmakta bile zorlanmıştım.
Off Semih of ne yaptın bana, ben neredeyim...

İlk bulmam gereken şey kıyafetdi. Kıyafet bulmam lazımdı. Yoksa sadece tenimden bir ton daha kapalı renkteki iç çamaşırlarımla başıma daha beter bir olay gelebilirdi - ki şu yaşadıklarım üzerine hiç hoş olmazdı.

***********

Ne kadar zamandır yürüyorum hiç bir fikrim yok. Bu orman bitmek bilmiyor. Yok, ne bileyim tuhaf bir yer burası. Hiç bir ses yok sadece rüzgar sesi var. Harici hiçbir şey yok. Hava kararmıştı, ben ise son bir saattir tir tir titriyorum ve benim karnımda çok açdı. Çoğu şeye göz yumabilirdim ama açlık. İşte bu imkansızdı. üçÜç saat en fazla üç saat. Üç saat sonra eğer halen daha açsam kendi kendimi öldürürüm. Hatta kendimi yiye yiye öldürürüm.

Açlık benim için bir tür işkence gibi birşey ve ben bu işkenceye dayanamam.

Birde şeyi anlamıyorum, orman evide mi yok burada. Ya da küçük bir kulübe izlediğim dizilerde böyle olmuyordu. En azında küçük bir yer olmalıydı, ben oraya girmeliydim. Hızlıca ısınıp, karnımı doyurup, tabii ki de kıyafet bulup orada yaşayan yabani insan gelip beni öldürmeden çıkmalıydım. Ama bilin bakalım niye bu aksiyonu yaşayamıyorum. Çünkü koskocaman ormanda bir tanecik kulübe yok. Koskacaman ormana küçücük kulübeyi çok mu gördünüz.

Kendi üzerimde gözlerimi gezdiriyordum. Havanın karanlığından pek bir şey göremiyordum ama her yanım kesinlikle kıpkırmızıdır hatta hafiften morarmaya başlamışımdır. Emin olduğum tek şey var, o da bu.

Normalde ormanlardan korkarım ama bu ormanda hiçbir vahşi hayvan ve benzeri şeyler yok gibi gözüküyor. O yüzden pek korkmuyorum. O kadar yılan yiyen Bear Grylls izliyorum adam hayvan leşi bile yiyor ve hayatta kalıyor ama ben burada hiçbir şey yapamıyordum. İlk başta Semih' in daha sonra Mesut denen o it herifin daha sonrada zamanımı çalan zalımın oğlu Bear Grylls' in burdan taaağ biiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiip. Birde şu yalan dolu dizilerin. Hani lan kulübe haniiiii!!!

Yok yani ben o kadar seni izliyorum zalım. Fareden korkuyorum senin fare haşlaması yediğin bölümleri izliyorum ki ilerde birgün lazım olur diye. Ama bir b*ka yaramıyormuş. Neden demek ki yalancısın. Yazdım bunu bir kenara, bundan sonra Bear Grylls İnsan Doğaya Karşı izlenmeyecek. Sen çekirgeleri birleştirip bu ıssız bir çölde çekebileceğiniz bir ziyafet derken kusmamak için kendimi zor tuttum. Sen o çekirgeleri, akrepleri yerken bende yemiş kadar oldum ne işe yaradı kocaman bir hiç.

Bear Bey' e saydıra saydıra+titriye titriye+açlıktan karnım gurulduya gurulduya -karnımda sanırsınız orkestra var- +gözüm karara karara ilerlerken herşeye dayanmıştım ama gözümün kararmasına birde baş dönmesi eklenince hakem nakaaaavvvttt dedi ve benim soğuktan moraran bedenim tekrardan yerle buluştu.

*********

Ada' dan;

"Şuan kafamda Yıldız Tilbe edasıyla göbek atan tam 300 adet Bülent Ersoy... Hayır hayır tamı tamına 300.000 Bülent Ersoy sadece kafamda değil tüm vücudumda ve kulaklarımda Bülent Ersoyun daha hızlı göbek atmasını sağlayan Kerimcan Durmaztoşkomun çığlıkları var. Her yanım ağrıyor bu ne yaaa. Semih senin ananı haaaapşuuuoooooğhhhh..."
Sesim kısılmış, lanet olsun bir bu eksikti zaten.

Kapmışım yine şifayı.

+Sen yaşadığına şükret...

İç ses Allah aşkına sen neremden çıkıpta konuşuyorsun.

+Sanane Ada, sa-na-ne.

Haaa anladım sen bana triplisin seni hiç çekemem cicim lütfen defol git...

"Allahım gözümü açmaya korkuyorum haaaaaoooopşuuuuuğ. Burası şuan hiç soğuk değil kendimi sıcak hissediyorum ama gözümü açmaya korkuyorum haaapppşuuuuğ. Lütfen ormanda olmayayım lütfeğn."

Aklıma Semih geldide................................... Tövbe Yarabbim çok yaratıcı küfürler bilsem buraya sıralayacağım ama argo kelime haznem, daracığım çok dar.

Semih İsmail YK' nın Allah senin belanı versin and Acayip Heyvanlara Benziyersen şarkısı benden sana gelsin.

"Ölüp gidece- haaaa haaa haaaaağ haaaaaağğpppşoooooğ. Ö-ölüp gideceğim bu ormanda. Gri gökyüzü simsiyah ağaç mı olur."

"1. Ölmeyeceksin çünkü ormanda değil benim evimdesin.
2. Sen ne tür bir delisin, şizofren olabilme olasılığın yüzde kaç!??
3. Evet gri gökyüzü ve simsiyah ağaçlar var çünkü bu dünya bunlardan ibaret, karanlıklardan... Alışsan iyi edersin çünkü burası KAYIP DÜNYA ve burada sadece karanlıklara yer var."








.....

KAYIP [TEXTING]Where stories live. Discover now