Yavaş yavaş gözlerimi açtım. Beyaz ve siyah renklerle döşenmiş bir odadaydım. Hatırladığım tek şey arabamla bir ağaça çarptığımdı. Burasının benim odam olmadığına kesinlikle eminim. Odaya biraz göz gezdirdiğimde, büyük beyaz bir giysi dolabı, şuan üzerinde bulunduğum çift kişilik siyah yatak ve beyaz çift komidin. Gerçekten güzel bir odaydı fakat buranın neresi olduğu hakkında en ufak bir fikrim bile yok. Ayağa kalkmak istediğimde başım döndü ve sanki karnıma bıçak saplandı. Bunları boş verip odadaki kapıyı açıp odadan çıktım. Uzun bie koridar ve sonunda bir merdiven vardı. Merdivenlerden aşagı indiğimde kendimi birisine sarılırken buldum. Hemen bana sarılan adamı ittim. Adamı incelediğimde gece mavisi gözleri, kirli sakalları, dalgalı siyah saçları vardı. Boyu benden en az 10cm uzundu ve yapılı bir vücuda sahipti. İncelemeyi bırakıp konuşmaya başladım
"Siz kimsiniz, bana ne hakla sarılırsınız ve ben neredeyim?"
Adam şok olmus vaziyette bana bakıyordu, bunda şok olunacak ne var anlamadım ki altı üstü soru sordum.
"Gerçekten beni tanımıyormusun?"
"Beyefendi sizi gerçekten tanımıyorum, tanımammı gerekiyor?"
O anda ağlama sesi geldi bir bebek sesi gibiydi koltukta duran bir pusetten geliyordu. Karşımdaki tanımadığım adam hemen pusetteki bebeği çıkarıp bebeği kucağına aldı. Gerçekten çok güzel gözüküyordular. Benim hep hayalini kurduğum bir aile tablosu gibiydi. Acaba annesi neredeydi? Adam gelip karşıma geçti. Bebeği bana doğru uzattı hemen geri çekildim.
"Beyefendi ne yapmaya çalıyorsunuz, neden bebeğinizi bana uzatıyorsunuz?
"Bebeğinizimi?
"Evet bebeğiniz benim olacak hali yok ya.
"Lara sen iyimisin?Tanımadınmı, bizim ikimizin bebeği tuna."
"Ne diyorsunuz siz beyefendi, dalga geçmeyi bırakın lütfen benim burada ne işim var. Hem benim adım Lara değil, Gamze."
"Ne dalga geçmesı sen benim karımsın tunada bebeğimiz burası bizim evimiz ve senin adın Gamze değil Lara."
"Bakın beyefendi dediğiniz hiçbirşeye anlam veremiyorum bence sizin bir psikolağa görünmeniz gerekiyor. Beni başkasıyla karıştırdınız heralde."
"Ben delirmedim, sen bir kaza geçirdin, doktor bir süreliğıne hafıza kaybı yaşayabilir demişti ama bu kadarınıda senin bizi unutacağınıda tahmin edemezdim."
"Evet, doğru ben bir kaza geçirdim. Ama ben evli değilim anlıyormusunuz, ben sizi hayatımda hiç görmedim."
"Tamam o zaman sana fotoğraflarımızı gösteriyim, bekle."
Bu adam gerçekten kafayı yemiş.
Ben ve evli olmak üstelik birde bebeğim varmış. Gerçekten kafayı sıyırmış. Elinde bir kaç fotoğrafla geldi bana uzattı.
"Beyefendi siz gerçekten aklınızı sıyırmışsınız, bu fotoğraftaki hanfendi ben değilim. Oradan bakınca bir benzerlik görüyormusunuz?"
"Ne demek ben değilim, insan kendini unuturmu, aynaya bakarmısın?"
Ben bu adamı döverim. Beni benden daha iyimi biliyor. Allahım ben nereye düştüm ya.
Salonda bir boy aynası vardı oraya doğru yürüdüm. Tam önünde durdum. Başımi kaldırıp aynaya baktım, ağzımdan bir cığlık döküldü. Bunların hiçbiri gerçek olamaz, bunların hepsi bir rüyadan ibaret. Asla olamaz. Şuan aynadaki kadın bir şakadan ibaret değilmi?
Arkadaşlar 2.bölüm bu bölümü beğenirseniz gelicek.
Sınır 50oy ,20 vote.
YOU ARE READING
✴YENİ HAYAT✴
Teen FictionBir günde hayatınız nasıl değişebilir? Gerçekleşen bir kaza sonucu değişen bir hayat, bilinmemezliğin içinde sürüklenen bir genç kız..
