Siyaha Hoşgeldin

10 2 0
                                        

Kimileri için siyah en asil renktir.Kimileri içinse yalnızlığın simgesidir.Kim ne derse desin siyah yalnızca siyahtır.Siyah yalnızlığın içinde boğulmanın,Her rengin bir gün yolun sonuna geldiğinde dönüşeceği kişidir siyah..

Kimileri henüz beş yaşındayken dönüşür siyaha , kimileriyse bir ömür sonunda.Peki hangisidir şanslı olan ? Basit insanlar hemen atılabilir.''Ömrünün sonuna gelmiş bir insan siyaha dönüştüğüne göre daha şanslıdır.Çünkü o acıların sonucunu ölümle tadıp bu Dünya'dan gitmiştir.''diyebilir.Lâkin kaçırdığınız nokta şu ; Ortaya bir ''X'' kişisi koyalım ve bu ''X'' kişisinin Dünya'sını ona dar edelim.Nasıl mı ? Araştırmalara göre bir insanın kişilik oluşumunun temelleri 1.5 ile 7 yaşına kadar çevresel faktörlere bağlı olarak atılmaya başlar.Bizim günahsız ''X'' kişimizin annesi o henüz 1.5 yaşındayken haftada en az 4 kez olmak şartıyla dayak yesin.Ve evde neredeyse haftanın 5 günü bağırış çağırış olsun.4-5 Yaşlarına geldiğinde ise aynı durum bu sefer hem annesine hem de kendisine yapılsın.Bütün bunların sonucunda doğal olarak canlı bir tarafı seçecektir.Genel olarak şiddete maruz kalan çocukların çoğu daha sonrasında gerek okullarımız,gerekse sokaklarımız sayesinde diğer çocukları şiddete maruz bırakmasıyla oluşumunu tamamlar.Peki ya yaşadıklarını başkalarına yaşatmak istemeyenler ?

İşte onlar benim güzel dostum.Onlar yaşadıklarını başkalarına yaşatmayıp bundan ders çıkarabilen insanlar olacaktır.

Siyaha dönüşmek veya siyahla bir bütün olabilmek öyle kolay bir iş değildir.Yer yer bu durumdan bıkacak,ara vermek isteyecek,kaçacak,düşecek,kalkacak ama bir şekilde ona verilen bu hayatın tek atımlık bir kurşun olduğunu anlayıp onu en güzel şekilde tamamlamak isteyecek.Fakiri,zengini,korkağı,alçağı,aşığı hepsi netice de insan ve hepsinin sınırlı bir hayatı var.Hepsi bu yönde ilerleyecek.Bazı akıllılar burada söylenecek.''Alçağı da mı öyle yapacak ?''Evet yapacak.Neden mi ? Hayat sadece sana boktan davranmıyor.Buna emin ol.

Bazen etrafımdakiler ile sohbet ederken eskilerden bahsettiğim oluyor.Ne garip değil mi ? İnsan.Sözde DNA'mız ,Parmak izlerimiz,Düşündüklerimiz,Hafızamız,IQ'muz farklı.Birbirimizden farklıyız.Ama yaşadığımız acılar aynı.Ben dayak yemişsem , kardeşim Mehmet iki katını yemiş,güzel kardeşim hepimizin biriciği Ayşe iki evlat verdiği kocasından aldatılıp dayak yer olmuş.Küçüğüm Furkan sokakta top oynamaya dalıp akşam ezanından sonra eve geldiği için odasına kapatılmış.Bizse bunları yapabileceğimizin hepsi buymuş gibi Twitter'dan , Facebook'tan kınar olmuşuz.''Sessiz kalma Furkan'ın sesi sen ol.''.''Meral'in kaybettiği gençliği , bahçesinde ki çiçeği ol.''larla bu işin olmayacağını hepimiz biliyoruz.''Sende çok biliyorsun yazar bey oğlum'' diyecek Hatice teyzem.''Madem biliyorsun bu kadar şeyi söyle nasıl olur ?'' diyecek Mükremin abim.Tabi olmazsa olmazlarımız da olacak.''Saçmalamışsın'' diyenler.Onlar bir köşe de Amerikan rüyalarını yaşasın biz nasıl olacağına bakalım.Abilerim,ablalarım,kardeşlerim,teyzelerim vb şeyler.. konuyu tek kelimeyle noktalayıp bir sonraki bölümü yazmaya başlayacağım.O güzel kelime sizler için geliyor.

EMPATİ

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Feb 20, 2018 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

IskaWhere stories live. Discover now