Bazen insan hani der ya neden bu dünyadayım? Hani ölmek istersin ya meraktan işte aynı öyleyim! Şu an bulunduğum durumu şöyle anlatabilirim Diş teline sıkışmış bir maydonoz parçası gibiyim. Beni bu sıkışık ortamdan kurtaracak bir diş fırçası bekliyorum. İşte tam bunları fısıladarken içinden onu hayata tutunmasına sebep olan şey yada 4 şey çarptı koluna.
Ece:Şişt ne yapıyon gerizekalı?
Işıl:Neden bizi beklemedin? Hani birlikte gidicektik.
Sıla: Trip mi atıyorsun sen bize?
Zeynep:Ne tribi ya?! Başka düşüncek şeyiniz yokmu?
Neslişah:Kızlar yarın 14 şubat. Yine buluşalım mı?
Zeynep:Ne alaka 14 şubat?! Siz benle dalga mı geçiyorsunuz??!
Zeynep hızlıca uzaklaşmaya başlamıştı. Kızların yüzü bem beyazdı biraz da endişeliydiler. Acaba pot mu kırmışlardı?
Ece:Kızlar kötü bir şey mi yaptık?
Sıla : Doğru ya. Kız yeni sevgilisinden ayrıldı.
Işıl:iyide hiç birimizin sevgilisi yok ki niye böyle yaptı?
Neslişah:Yeter artık.! Bu da çok trip atar oldu. Her şeye kırılcaksa ohoooo.
Kızlar sakin sakin yürürken ve konuşurken arkalarından bir ses gelir.
Işıl:Bu gelen zeynep in eski sevgilisi değikmi.
Ece:Yanında ki şu salak kızlardan biri sanırım.
Sıla:Ben onu duvar zannetmiştim. 5 kilo boya var yüzünde.
Neslişah:O boyayla ben evimi boyarım be.
Işıl:Bu mert de her güz sevgili yapıyor. Olan bizim zeynep e oldu!
Okul çıkışı yürümeye başladık. Ve zeynep i gördük. Ona seslendik ama bizden kaçtı. Galiba bize karşı soğumaya başladı. Bizde evlerimize dağaıldık.
14 ŞUBAT
Sıla uyandı ve kızları aradı ( telekonferans yaptı)
Sıla:Kızlar bu gün günlerden ne?
Neslişah:Lanetli gün!
Işıl:Yani 14 şubat!
Ece:Okula gelirken hazırlıklı gelin. Pijama ve yastıkları getirmeyi unutmatın.
Sıla:Kimin evinde buluşalım.
Işıl:Neslişah ın evinde buluşalım.
Neslişah:Evet bizim evde buluşalım.
Sıla:Olur.
Ece:hadi okula geç kalıcaz by.
Işıl:by
Neslişah:by
Sıla:bb.👋
Okula giderler okul çok hızlı geçer. Zeynep i hiç görmezler.Neslişahın evine doğru giderken zeynep i görürler. Ve zeynep yine kendi kendine fısıldayarak konuşuyordu.
" Her şey biticek, bu gün son, hepsi beni anlıyacak ama çok geç olucak."
Zeynep hızlıca evinin bahçesine girer.
Işıl:Ne yapıyo bu?!
Neslişah:Korkmaya başladım!
Sıla:Hadi onu da çağıralım. Dün sinirliydi ama belki bu gün kabul eder.
Ece:Hadi gidelim o zaman.
Hızlı adımlarla zeynep in yanına giderler.
Ece:zeynep Neslişahlara gelicekmisin?
Zeynep:Bilmem... tamam gelirim.
Neslişah:Hadi çok geç olmadan gidelim.
Markete gidip biraz abur cubur alırlar ve evin yolunu tutarlar. Ama zeynep sonradan gelecektir. Kızlar eve gelirler ancak zeynep daha eve gelmemiştir. Zeynep i merak edip telefondan ararlar.
Işıl:Ala
Zeynep : alo. Noldu?
Işıl : hadi gelmiyor musun?
Zeynep:Tm tmm. Hadi görüşürüz.
Ardından bir bildirim sesi gelir
Sıla:kızlar zeynep mesaj atmış
Ece :evet, banada atmış.
Işıl:aa evet.
Neslişah: Ne yazmış bakıyorum. " Beni hiç unutmayın" .
Işıl:Bu ne şimdi?
Sıla : hadi evine gidip soralım.
Ece: evet hadi .
Hızlı bir şekilde zeynep in evinin yolunu tutarlar. Zeynep in evine geldikelrinde zile basarlar. Kapı açılır ve içeri girerler.
Zeynep:kızlar siz geçin ben lovoboya gidicem.
Kızlar:tamam
5 dk geçer gelmez, 10 dk geçer gelmez, 30 dk geçer gelmez kızlar meraklanır ve üst kata çıkarlar.
Işıl:Zeynep hadi çıkmıyormusun?
Ece:zeynep, zeynep!
Sıla:korkuyorum. Kapıyı mı kırsak?
Neslişah:eğer bir şey yoksa ve kapıyı kırarsak bize çok kızar.
Sıla : ama ya bir şey varsa!
Işıl:hadi kıralım.
Sıla:hadi hep birlikte 1 2 3 ....
Pattt
Ece:beni kan tutar.
Ece bayılır.
Sıla:kızlar ne yapmış bu kendine?!
Işıl:ambulans ı arayı hemen hadi!
Neslişah ambulans ı arar.
Yerler kanlıydı zeynep ise ölü. Bu gördükleri o arkadaşları olamazdı. İnanamıyorlardı. Ece bir yandan baygın, ışıl şaşkın,sıla ise kendini iyi hizsetimiyodu. Zeynep kendini asmıştı. Yüzü bem beyazdı, vicudu kesikler ile doluydu. Boğazını sıkan ipin kenarı mosmordu. Gözleri ve ağızı sonuna kadar açıktı. Yüzünde bunu yaparken yani intihar ederken emin olmadığı belliydi.
... Kızlar ambulansın sesi ile irkilir ve şaşkınlıklarını atarlar. Hemşire önce içeri gelip zeynep i sonra eceyi sedyeye kaldırır. Hemşire kızlara dışarı çımmalarını söyler ancak Neslişah dona kalmıştı. Hiçbir şey duymuyor ve tepki vermiyordu. Hastaneye gelmişlerdi ışıl ve sıla daha bunun gerçek olduğunun farkında değildi. Onlar için bir kabustu. Birazdan uyanacaklardı ama bu bir rüya değildi.. Zeynep in cesedi morg a götürülürken Eceye sakinleştiri vuruluyordu. Artık Zeynep yoktu. Hayatlarından 5 santimden 1 i yoktu artık sadece 4 santimlerdi. Bu hayatlarında yaşadıkları ve yaşıyacakları en lanetli 14 şubatı...
π
2 gün sonra.
Evin içi hüzün doluydu. Zeynep'in ruhunu yanımızda hissediyorduk. Zeynep' in annesi kızı nın kokusunu son bir kez duyamadan kızını toprağa verdi. Zeynep in toprağı göz yaşlarımızla ıslanmıştı. Herkesin ağlama seslerinin yanında sanki Zeynep in ağlama sesleri de duyuluyordu. Annesi kendisini iyi hissetmiyordu, ayılıp bayılmak arasında kalıyordu. Derken Sıla Mert i gördü ve sessizce Mert in yanına gitti.
Sıla:Hepsi senin yüzünden, hepsi! Buraya ne yüzle geldin?!
Mert:Ben de üzgünüm. 😔
Ardından Ece gelir.
Ece:Şerefsizsin, def ol git!
Mert:Benim suçum değil. Kaç kere söyliyecem?!
Sıla artık Mert i görmeye tahammül edemeyip Mert e sert bir tokat atar.
Mert:Gerizekalı kız, derdin ne senin?!
...
Bu bağırışmaları duyan Işıl ve Neslişah, Ece ve Sıla nın yanına gelir.
Mert senin ne işin var burda?! ( tokat atar)
Neslişah:Hayatımda senin kadar yüzsüz birini görmedim. ( tokat atar)
Ece : Bas git Mert, derhal! ( tokat atar)
Mert bu kadar söze dayanamayıp lüx spor arabasına binip gider.
YOU ARE READING
5 Santim
Teen FictionDiş teline sıkışmış bir maydonoz gibiyim. Bu sıkışık ortamdan beni kurtaracak bir diş fırçası bekliyorum!
