Bu benim ilk kitabım olucak. Bu yüzden hatalarım olabilir ,şimdiden kusura bakmayın. Ayrıca karakterleri okuyucunun kendi hayal gücüne bırakıyorum. Çünkü okuyucunun hayalinde ki bana uymaya bilir.
Bugün çok mutluyum sanki hiç bitmeyecekmiş gibi gelen dört yılı arkam da bıraktım ve çalışmalarımın karşılığını aldım. Mezun oluyorum. Artık hayalleri mi gerçekleştirme yolun da büyük bir adım daha atmış bulunmaktayım. Lise hayatımı bitirdim, üniversite hayatına başlayacağım. Sonunda hayallerimin peşinden gideceğim. Güzel bir mesleğim olacak, ya da çok iyi iş arkadaşları edineceğim. Herzaman bir çalışma ortamın da samimi bir arkadaş ortamı istemişimdir ve bugünden sonra olucak gibi duruyor. Ben böyle derin düşüncelere dalmışken beni bu düşüncelerimden ayıran şey arkadaşım Bengüsu'nun beni dürtmesi daha doğrusu kolumu parmağı ile deşmesi oldu
- Hey sana diyorum... öldün mü?
Bengüsu'ya gülerek
- Yok daha yaşıyorum.
- Iyi bir an cidden öldün sandım...o zaman ne haltına sorularıma cevap vermiyorsun?
- Tamam, pardon dalmışım. Ne demiştin?
Bengüsu oflayarak
- Kızım bu bizim lisedeki son günümüz biraz fotoğraf çekinelim. Anımız olsun dimi ama!
dedi iğneleyici bir ses tonun da ona kafa sallamakla yetindim. Telefonun ön kamerasını açarak sağ eline aldı tam resmimizi çekerken arkamdan gelen patlamayla olduğum yere çivilenmiştim sanki. O an tek düşündüğüm acılarım ve eski anılarımdı
Ev de yankılanan yüksek sesli patlamayla birden uykumdan sıçradım. Sesin ne olduğunu çözemedim ama aşağıdan sertçe kapanan evin dış kapısının sesini duymuştum. Korkak ve sarsak adımlarla odamdan çıktım ve merdiven basamaklarından yavaş yavaş inmeye başladım. Ben her ne kadar aşağı inmeye çalışsam da ayaklarım buna karşı çıkıyor âdeta beni geri çekiyordu. Sanki aşağı da ne göreceklerini biliyorlar gibi benim oraya gitmemi istemiyorlar. Her ne kadar direnselerde artık merdivenlerin son basamağına gelmiştim. Gördüğüm manzara karşısın da keşke o yataktan hiç çıkmasaydım dedim. Keşke ayaklarımı dinleyip buraya hiç gelmeseydim. Keşke ama keşke gözlerim bunları görmeseydi. Abim kanlar için de yerde yatıyordu ne yapıcağımı bilemedim o kadar çaresizdim ki ama ne yapabilirdim ki daha sekiz yaşındayım. Yapabildiğim tek şey abimin elini tutarak ona
" Hadi abicim kalk prensesin çok korkuyor."
Diyebildim. Abimin bir an gözleri açılır gibi olmuştu o an o kadar mutlu olmuştum ki. Ama malesef abimin tek yaptığı şey kanlar akan ağzıyla bana bakıp gülümsemekti. Bir şey söylemek için dudaklarını araladı ama söyleyebildiği tek şey "prenses" oldu. Ve daha sonra kapanan gözleri . Tekrar abime seslenmiştim ama bana cevap vermemişti. Bende hemen abimin kolunu kaldırıp, yere yanına canını acıtmayacak bir şekilde uzandım. Onun üzerindeki kırmızı lekeler benim üzerimdeki beyaz, ayıcıklı pijamalarımı lekelemişti.
Orda ne kadar süre bekledim bilmiyorum ama en son hatırladığım şey abimi siyah fermarlı bir şeyin içine koyup fermarı çektiklerini görmekti.
ESTÁS LEYENDO
İNTİKAM PEŞİNDE
Novela JuvenilGünün harika iken birden bir yabancı karşına çıkıyor ve sana Annenin senin bildiğin gibi masum biri olmadığını anlatan bir mektup veriyor. O mektubu okuduktan sonra her şey değişiyor buna sende dahilsin... İntikam almak isterken bir sürü acı gerçekl...
