"Çoğu kişinin hayatı belirli bir döneme kadar çalkantılardan ibarettir.
Duvarlar bilmediğiniz bir güç tarafından itilir.
Sadece o duvarlar arasında nasıl sıkışacağınızı, kanınızın nasıl fışkıracağını ve kemiklerinizin nasıl çatlayacağını düşünür durursunuz.
Ve size kötüyü anımsatan sesler, zihninizde yankılanır.
Ve sözde bir melek olarak andığımız, bedenlere bürüdüğümüz, zihnimizi başka düşüncelerle çelmeye çalışan şeytan burada devreye girer.
Şeytanın sizi götürdüğü düşünceler her zaman çıkmaz sokak ile sonlanır.
Küfürler etmenizi, onca insanın kalbini yerinden söküp de kendinizi bir şey sanmanız için size duygu sömürüsü yapar.
Ve yolun sonuna geldiğinizde, önünüze asırlık duvarlar belirir.
Arkanızda ise ağzından salyalar akan; bir elinde meşale, diğer elinde silahlar ile sizi yok etmeye gelen milyonlarca düşünceyi görürsünüz.
Onların azapları en çok acı verendir.
Zamanında piyonlara bir şah olarak verdiğiniz emirler, zamanı gelip de birinin ayağına kapandığınızda önünüze sunulur.
En sevdiğiniz müzik aleti arka planda çaldığı zaman, ellerinize kelepçelerin geçirilmesine izin verirsiniz.
Çünkü şeytanın en çok sevdiği ses bir piyano veya kanundan çıkmaz.
Şeytanın en sevdiği ses çığlıktır.
Ve siz artık şeytanın kölesisiniz.
Siz artık kendinizin kölesisiniz."
▒▒▒▒
YOU ARE READING
Si-Murg
General FictionKemanların ve harpların, her atılan odun ile daha da yükselen ateşin etrafında çalındığı karanlık bir mekândaydı. Müziğin her zaman güzel olduğunu düşünürdü ama şu an aynı düşünce içerisinde olamamasının sebebi kendisi değildi. Çalan her bir nota, b...
