Öyle bir an gelir ki ölmekten daha beter olur insan.Tek bir dayanacak gücü kalır.Ne yazık ki oda yanında değildir.İşte tam da bu noktada anlar insan hayatı ve insanları.İnsanların nasıl çıkarları için yanında durduğunu,belki de karşındakini hiç kimsenin hiç bu denli güzel sevemeyeceğini,yalanların içinde yaşamaktan yorulmayı,bembeyaz hayaller kurup simsiyah hayatlar yaşamayı...
Ulan ben seni ciğerlerim sönene,paramparça olmuş bir kalple nasıl güzel sevilebilirse o kadar güzel sevdim.Çok şey var haykıra haykıra sana söyleyemediğim.Muhtemelen asla söyleyemeyeceğim şeyler.Şimdi düşün karadenizin denizini.Asi dalgalarını düşün ama bir o kadar da huzur veren o masmavi rengini.Sen o'sun işte hem acı çektiren
hem huzur veren.Beni her seferinde dağıtan ama bir sözüyle toparlayan.
İmkansız biliyorum.Çok sızlıycak kalbim , çok dağılıcak.Sonra iki seçenek arasında kalıcam ya ölüm ya yaşam.Ama yaşasam da bir şey farketmiycek.Çünkü sen bir kere ölmüşsün.Sen kalbini tümüyle teslim ettiğin adam da onun ellerinin arasında can vermişsin bir kere.Vazgeç dedi bana herkez.Onlar vazgeç dedikçe ben daha çok bağlandım.Sana daha çok geçti kalbim.Babamdan sonra ilk kez birini sevdim ben.Nedendir bilmem ama hiçbirşey yapmadan güvendim sana.
Sen imkansızsın bana biliyorum.Ne kadar seversem seveyim gelmiyceksin bunu da biliyorum.Tüm bunlara rağmen ben en güzel duygularımla hep seni seviyor olucam.Şu zamana kadar kalbimden vazgeçtiğim söylenmedi hiç.Bundan sonra da öyle.
Kendine iyi bak.Havalar da soğuk malum.Sıkı giyin uğraştırma kimseyi.
YOU ARE READING
İmkansız düşler
Non-FictionHikayenin sonun da hepimiz ölücez bitmeden gidin biraz eğlenin...
