Giriş

340 19 14
                                        

Son bir haftadır fangirl'lüğün doruklarını yaşıyorum. O sancılar arasında da sonuç bu satırlar oldu. Başta one shot olarak düşünmüştüm sonra olay örgüsü kafamda oturunca.. Ah JBJ sen nelere kadirsin.. Bu arada hikaye Kim Donghan merkezli olsa da JBJ üyelerine de yer vereceğim. İyi okumalar.. <3

Kahkahalar içinde kendimizi üstünde oturduğumuz yatağa bıraktık. Artık ne için kahkahalara boğulduğumuzu dahi unutmuştum. Sadece o güldüğü için gülüyordum.

Kafamı sola çevirip gülen yüzüne bir kez daha baktım. "Sen nerden çıktın?" diye sordum. Ben içimden dediğimi sanarken Minseo'nun suratı bana hiç de öyle olmadığını fark ettirdi.

Kaşlarını kaldırıp kıkırdadı. "Şey.. Bunu söylemeye terbiyem yetmiyor.." dedi ve tekrar yüksek kahkahalar atmaya başladık. Dayanamayıp kolumu üstüne atıp ona doğru döndüm. Küçük de olsa bir umut ona yaklaşmayı planlıyordum. Hatta bana kalsa ona sarılıp ölene kadar o şekilde kalabilirdim bile..

Yan dönüp elimi başımın altına koydum, doğruldum. Diğer elimi yüzüne koydum ve uzun uzun incelemeye başladım. Bana dönmeyip gözlerini kapadı. Bunu umursamayıp kusursuz yüzünü incelemeye devam ettim.

Büyük gözleri, küçücük burnu, dudakları.. Hiç bir anlamda diğerlerine benzemiyordu. O çok özeldi.. Dayanamayıp tekrar sesli konuştum. "Çok güzelsin.."

Gözlerini hafifçe aralayıp yüzünü bana döndü. Tamamen bana dönmesini bekledim ama yapmadı. Hala sırt üstü yatarken iki eliyle boynumu sarıp beni kendine yaklaştırdı.

Beni yavaşca öptü. Ben de onun gibi yavaş hareket ettim. Elimi yüzünden çekip yanına koydum. Öbür elimi öbür yanına, bacaklarımı da bacaklarının iki yanına koydum. Tüm vücudumu ona yaklaştırdım. Kollarını boynuma daha sıkı doladı.

O harika kokusuna alışkındım ama dudaklarının sadece hayalini kurardım. Şu ana kadar..

İnce uzun parmaklarını saçlarımın arasına daldırdı. Vücudum istemsizce ona daha çok yaklaştı.

Bir anda elini çeneme koyup beni biraz uzaklaştırdı. Uzunca izledi. Yüzüne soru sorar gibi baktım. Yine de halimden memnundum tabiki.

"Gerçek olduğuna emin olmak istedim." dedi sessizce. Gülümsememe engel olamadım. Yüzüne düşen saçları geri çekip saçlarını okşadım.

"Merak etme, gerçek." dedim ona yaklaşırken.

Dudaklarımı dudaklarına değdirdiğimde bir kaç salise için her şey karardı.

***

Panikle gözlerini açtığında kendini odasında buldu. Etrafını inceledi. Hayır, Minseo artık yanında değildi. Artık gece de değildi. Güneş açmış, alarmı ötmeye başlamıştı. Gördüğü her şeyin rüya olduğunu o an fark etti. Öfkeyle doğruldu ve sinirini durmadan çalan alarmdan çıkarmak istercesine onu alıp odanın öbür tarafına fırlattı.

Tekrar yatağa yatıp elleriyle gözlerini kapadı. Gerçek olmadığı için içinden küfürler etmeye başladı.

Bir kaç dakika sonra kapı açıldı ve içeri abisi Taehyun girdi. "O gürültü de neydi?!" diye sordu panikle.

"Siktiğimin alarmı!" diye cevap verdi Donghan. Abisi normalde onu kabalığından dolayı uyarmalıydı. Ama Donghan'ın sadece çok üzüldüğünde çok öfkelendiğini bildiği için ses çıkarmadı. Tam odadan çıkacaktı ki geri döndü.

"Minseo aşağıda." dedi ve bu kadarı yetti. Donghan bir anda ayağa kalktı ve hazırlanmaya başladı. Abisi gülümseyip odadan çıktı.

Donghan son hızıyla hazırlanıp bahçeye, onu görmeye indi. Onun gülümseyen yüzünü gördüğünde o da elinde olmadan gülümsedi. Bir yandan da üzgündü. Aklına sürekli rüyası geliyordu..

Minseo ellerini beline koyup çocuğu azarladı. "Çoktan kalkmış olman gerekiyordu.." Çocuk gülümsemeye çalıştı.

"Kalktım ya işte." Kızın saçını karıştırıp sırıttı. Kendini ağlamamak için zor tutuyordu. Gördüğü rüyadan sonra sadece bu kadarını yapabiliyor olmak dayanılacak gibi değildi.

Kız rahatsız olmuş gibi yapıp çocuğa otobüs durağını işaret etti. Çocuk oraya yürüdü. Minseo arkada kalıp otobüs kartını almak için çantasını açtı. Çantasını açar açmaz dörde katlanmış defter kağıdı yere düştü. Kız panikle yerdeki kağıdı aldı ve ani bir refleksle arkasına sakladı.

Donghan yolun karşısından ona seslendi. "Hadi!" Kız kağıdı Donghan görmediği için rahatlamıştı. Çünkü o kağıda Donghan ve kendisini öpüşürken çizmişti. Gördüğü rüya yüzünden..

Bu kağıdı en kısa zamanda yok etmek üzere arka cebine sıkıştırdı ve Donghan'ın yanına yürüdü.

LUCKY {Kim Donghan}Stories to obsess over. Discover now