1. Bölüm

2 0 0
                                        

Yıllar geçmişti doğup büyüdüğüm şehirden gideli ama şimdi tekrardan ait olduğum yerdeydim. Bu şehirden gitmeme sebep olanlar için geri dönmüştüm. Onlar benim gençliğimi almışlardı o genç yaşımda spor solanları ve diyetlerle kafamı bozmuştum resmen sadece dalga konusu olmamak için sonuç mu o zamanlar pek işe yaramamıştı doğrusu zaten böylelikle terk etmiştim aşkla bağlı olduğum yeri. Annemin doğduğu yerdi burası nasıl sevmezdim ki onun ayak bastığı kaldırımlarda yürümek onun dolaştığı anılarını bıraktığı sokakları ezberlemek hele kendini kötü hissettiği zaman çıktı o tepe bile nasıl aşkla baktığımı bilir evet burası mı? Burası Çanakkale. Koskoca mazinin dallarından sarkan her bir yaprak kadardı yaşanmışlığım. Gittiğim gün o ağacın kökünden kesmişlerdi sanki çünkü şuan bu şehre o kadar yabancıydım. Olması gereken ama olmayan artık alışılmış bir hikaye gibiydi öyle sıkıcı öyle yalnız ben sadece kendimi değil benimle ilgili ne varsa değiştirmiştim. Bu aptallığı ben kendime yapmıştım ve cezasını çekecektim her adım attığımda bunu hak etmiştim hem de fazlasıyla.

   Yine de buradaydım işte tekrardan gelmiştim zaten başka şehirde olmak o atmosfere alışmak gereğinden fazla zordu benim için caddenin ortasında durmuş öylece etrafıma bakıyordum özlemiştim çok özlemiştim.

  Ben Esila YAMAN. Ailem ben daha küçük bir çocukken bir uçağın düşmesi yüzünden ölmüşlerdi. Var yada yok 4 yaşındayımdır o zamanlar ondan pek hatırlamıyorum. Ananemin bana anlattıkları buydu tabi seni çok severlerdi üstüne titrerlerdi baban hele senin doğumunda ağlamışlığı vardır gibi klişeleri geçiyorum. Babam özel bir şirkette avukat olarak çalışıyormuş annem ise biyoloji öğretmenliği yapıyormuş. Ben onların aksine güzel sanatlar okuyordum. Çizmek benim hayatımdı mutsuzken kelemimden çıkan çizgiler mutluyken de kağıda yan sayan renkler işte benim hayatımdı. Öyle işte...

      Peki size bu şehirden neden gittiğimi anlatayım?

" Şişkooo!"

" Şişko patates yarım kilo domates."

" Kapılardan nasıl geçiyorsun merak konusu."

" Annen seni nasıl doğurdu ya acıdım kadına."

" Daha annesinin karnındayken ikizini yedi kesin!"

  Daha mı sayamayacağım kadar çok hakaretler, bıkmış ve usanmıştım. Tek bir arkadaşım dahi yoktu o zamanlar hani derdime çare olan kötüsünde de iyisinde de olan cinsinden. İşte sonrada çareyi gitmekte bulmuştum tabi halamın yanına Amerika'ya. Aslında niye böyle oldu bilmiyorum neden dalga geçtiler benimle kötülüğüm bile dokunmamıştır onlara ama artık olan olmuştu kaybettiğim yılları geri getiremezdim. Şuan 18 yaşındaydım herhalde gittiğimde 13 yada 14 yaşlarında bir çocuktum. İşte bu şehirden gitmemin hikayesi de buydu. Eski okuluma devam edecektim ve tek tek herkes bana yaşantığının acısını çekecekti...

  Yarın hafta sonu tatili bitmiş olacaktı ve okula gidecektim. Bugün alışveriş yapsam iyi olacaktı. Benimle dalga geçen budalaların daima takıldığı AVM' ye gidecektim. Onları görsem iyi olacaktı ve haklarında bilgi edinmem gerekecekti belki bu benim için biraz zor olacaktı ama öğrenecektim. Ben daima iyi kız olmuşumdur hani sınıfın en arkasında oturan sessiz sedasız varlığıyla yokluğu bir olan kız işte o kız bendim hiçbir zaman kavga gürültüden hoşlanmazdım yani tabi bu yıllar önceydi şimdiki ben biraz farklıydım. Tamam tamam o eski benden zerre eser kalmamıştı yeni biriydim adeta doğrusunu söylemek gerekirse bu halimden de oldukça memnundum.

   AVM' ye geldiğimde tahminimin doğru olduğunu fark ettim. Hiç değişmemişlerdi ve hala aynı grupla beraber takılıyorlardı. Buda benim işime gelmişti doğrusu neden mi? Çünkü bu salak ötesi insansı varlıklar bir başkalarıyla asla takılmaz muhatap bile olmazlardı. Yavaş yavaş ve içten fed edecektim onları sadece zamanı geldiğinde. Zaman kaybetmeden ilk gördüğüm mağzaya girdim alışveriş evet şuan buna ihtiyacım vardı hem de fazlasıyla. Etekler , pantolanlar , gömlekler , t-shirtler , ayakkabılar, çantalar evet evet gerçekten iyi gelmişti. Alışverişimi tamamlayıp eve dönmek üzere AVM den çıkarken onlarında çıktıklarını gördüm. Gruptan Ece ile göz göze geldiğimde yüzüme yerleştirdiğim alaycı bakışla bakmaya başladım onun ise gözlerinden okunan şaşkınlığıyla yürümeye devam ettim. Evet ilk zaferimdi bu Osmanlı nasıl sarsıldıysa bende aynı şekilde darbemi vuracaktım ama benimki bir sarsılmadan fazla enkaz yaratacaktı. İçimdeki kötü kızı ortaya çıkartma vakti gelmişti bence, beklide o vakit çoktan geçiyordu. 5 aşama da nakavt olacaklardı. Hadi Esila göster kendini bebeğim!

  Okul için hazırlanmış aynada kendime boş boş bakınmakla meşguldüm. Şu halimle kendimi tanıyamaz olmuştum. Saçlarım , duruşum, gülüşüm, bedenim her şey değişmişti. Tamam kötü olmamıştı ama kendi benliğimden çıkmıştım. Vaz geçmek yoktu bu sefer ben kazanacaktım. Her bana yapılan hakaret aklıma geldiğinde yüreğimdeki intikam ateşi daha da alevleniyordu daha bi acımasız oluyordum hayata karşı onlara karşı belki de en iyi böyleydi. Ama tek soru intikam aldığım an içimdeki ateş sönecek miydi? Kim bilir belki...

  Evden çıkıp okula yürümeye başladım. Ne de güzeldi bu şehir her bi yanı eski anılarla çevriliydi. Okul yürüme mesafesinde olduğu için pek uzak sayılmazdı. İşte o an okulun kapısının önünde öylece durmuş eski anılarımı hatırlıyordum, mesela şu ağaçlı bölgede üstüme boya balonları yemiştim, şurada ise yemek yerken çekilmiş fotoğrafları yüzüme attıkları yerdi hele durduğum nokta beni bu şehirden gitmemi sağladıkları yerdi. Hiç mi mutlu olamazdı bir insan, olamıyormuş demek ki... Yavaş ve seri adımlarla okula adımladım cehennemine hoş geldin Esila ve oyun başlıyor.

  Özellikle o pisliklerin sınıfını istemiştim ve beni de kırmamışlardı. Sınıfa girip her zaman ki yerime geçtim en arka sıraya. Yüzüme acımasız ve soğuk bakışlarımdan yerleştirmiş sınıfa gelenleri seyrediyordum birçoğu da beni gördüklerinde şaşırıyordu. Haklıydılar suçlayamazdım onları, bana bakanlar çok geçmeden çekiyordular gözlerini bunun nedeni gözlerimden okunan hissiz ve boş bakışlarım olmalıydı. En sonunda beklediğim insansı yaratıklar gelmişti. Bu sefer beni ilk fark eden Buğra olmuştu. Gözleri şaşkınlıkla büyürken dişlerimi göstererek güldüm ama bu gülüşüm samimiyetten oldukça uzaktı sanki 'sizin canınıza okuyacağım' gibi bir gülüştü. Haydi başlayalım o zaman...

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jan 03, 2018 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

RÖNESANS Where stories live. Discover now